Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli dönemin Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Alp Arslan, eski Asayiş Şube Müdürü Oben Özay, Başkomiser Ercan Karagöz ve polis memuru Serdar Coşkun’un Ayhan Bora Kaplan’a rüşvet verdiği iddiasıyla açılan davanın karar duruşması tamamlandı. Tutuksuz yargılanan polis memurları ile suç örgütü kurmak suçundan ayrı bir dosyada tutuklu bulunan Ayhan Bora Kaplan duruşmaya katıldı.
Cumhuriyet Savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerine dair kesin ve yeterli delil bulunmadığını belirterek beraat talebinde bulundu. Savcının bu görüşüne katılan sanıklar ve avukatları da mahkemeden beraat kararı verilmesini istedi.
Duruşmada söz alan Ayhan Bora Kaplan, kendisine yönelik suçlamaların asılsız olduğunu öne sürerek süreci başlatanları hedef aldı. Kaplan, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde de yargılanıyorum. Yargılanmama neden olanlar arkamdaki polisler. Bunlar başlattı, Murat Çelik ve ekibi sürdürdü. Maalesef şimdi birlikte yargılanıyoruz. Mutlaka bir gün göreceksiniz Murat Çelik ve saz ekibi yargılanacak, cezalarını çekecekler. Bana sahte dosya yaptılar.”
Polis müdüründen mal beyanı savunması
Son sözleri sorulan tutuksuz sanık Alp Arslan, suçlamaları reddederek gelir ve giderlerinin orantılı olduğunu savundu. Arslan, “Biz hiç şahsileştirmedik dosyaları. Ben her dönem mal beyanında bulundum. Soruşturmanın başında buna bakılsaydı zaten bu dava açılmazdı. Gelirim ile giderimin orantılı olduğu ortada. Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.
Ayhan Bora Kaplan ise son sözünde dosyanın bir kumpas olduğunu ileri sürerek, “Bu dava ve diğer dava tamamen kumpas ve mutlaka aydınlanacak. Siz de görecek ve duyacaksınız. Beraatimi istiyorum” dedi.
Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda sanıkların suçları işlediklerine ilişkin kesin kanaat oluşmadığı gerekçesiyle tüm sanıkların beraatine karar verdi. Mahkeme heyeti, ayrıca sanık Alp Arslan’ın duruşma sırasındaki beyanlarının çelişkili bulunduğu değerlendirmesiyle hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.
Dava dosyasında, Alp Arslan’ın Ayhan Bora Kaplan için yaklaşık 250 bin dolar değerinde 7 adet Rolex saat temin ettiği iddia ediliyordu. Diğer sanıklar Oben Özay, Ercan Karagöz ve Serdar Coşkun ise banka hesaplarına mali profillerine uygun olmayan yüksek miktarlarda para girişi tespit edilmesi nedeniyle mal bildirimine aykırılık suçlamasıyla yargılanmıştı.