weather
30°
Gerçek Haberci Gündem Ekrem İmamoğlu: Hayatımı adliye koridorlarıyla cezaevi arasına sıkıştırmak istiyorlar

Ekrem İmamoğlu: Hayatımı adliye koridorlarıyla cezaevi arasına sıkıştırmak istiyorlar

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yapay zekâ ile seslendirilen videosunda 13 ayrı dava sürecine dikkat çekerek yargılamanın siyasi amaçlı olduğunu öne sürdü.

2 Dakika
Okunma Süresi
Ekrem İmamoğlu: Hayatımı adliye koridorlarıyla cezaevi arasına sıkıştırmak istiyorlar

Sosyal medya hesabından yayımlanan yeni bir video mesajında durumunu anlatan Ekrem İmamoğlu, son iki yılda siyasi rakiplerinin yanı sıra ardı ardına açılan davalar ve soruşturmalarla mücadele ettiğini belirtti. Yargı süreçlerinin, iktidar karşısında seçim kazanması ve cumhurbaşkanı adaylığı döneminde yoğunlaştığını ifade eden İmamoğlu, bu durumu milletin iradesini yok sayma çabası olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, Türkiye'de ve dünyada siyasi iktidar karşısında seçim kazanan bir siyasetçinin bu denli sistematik bir yargı sürecine maruz bırakıldığı başka bir örnek bulunmadığını savundu. Hakkında yürütülen hukuki işlemlerin detaylarını paylaşan İmamoğlu, toplamda 13 ayrı davanın muhatabı olduğunu, bunların 12'sinin ceza davası, birinin ise idari yargı davası olduğunu aktardı.

İmamoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın yargıç, katılmanın engellendiği bir duruşma sonrası buradayım ve buradan bu hususta kıymetli halkıma seslenerek ne yaşadığımı anlatmak istiyorum sizin de huzurunuzda.

Tabii son 2 yıldır yalnızca siyasi rakiplerimle değil; arda ardına açılan davalarla, soruşturmalarla ve biter bilmeyen yargı süreçleriyle karşı karşıyayım.

Türkiye'de, hatta dünyada siyasi iktidarın karşısında seçim kazanmış bir siyasetçinin böylesine yoğun ve sistematik bir yargı sürecinin muhatabı haline getirildiği başka bir örnek bulmak kolay değildir.

Bugün tam 13 ayrı davanın muhatabıyım. Bunların 12'si ceza davası, 1'i idari yargı davasıdır.

Peki bunlar ne zaman çıkarılıyor? İktidarın karşısında 4 kez seçim kazanmışken, milletimizin teveccühüyle ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olmuşken ve Türkiye önündeki ilk seçimde iktidarın değişip değişmeyeceğini tartışırken, muteber tüm araştırmalarda seçimi kazanan, kazanacağı, kimin kazanacağı belliyken... İşte tam da böyle bir dönemde, siyasetin doğal rekabet alanında yarışmak yerine, milletin iradesine başvurmak yerine, milli iradeyi yok sayarak, gasp ederek benim hayatım adliye koridorlarıyla cezaevi arasına sıkıştırılmak ve psikolojik işkenceyle geçirilmek...”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız