weather
21°
Gerçek Haberci Gündem FDD: ABD, Suriye ordusunu Türkiye ve Rusya’nın etkisinden kurtarmalı

FDD: ABD, Suriye ordusunu Türkiye ve Rusya’nın etkisinden kurtarmalı

Washington merkezli düşünce kuruluşu, yeni askeri yapıda Ankara ve Moskova’nın artan nüfuzunun Amerikan çıkarlarını tehdit ettiğini belirterek acil eylem çağrısı yaptı.

3 Dakika
Okunma Süresi
FDD: ABD, Suriye ordusunu Türkiye ve Rusya’nın etkisinden kurtarmalı

Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD), Suriye’de kurulan yeni ordu yapısında Türkiye ve Rusya’nın belirleyici rol almasının, Washington’ın bölgesel hedeflerini sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu. Kuruluş, askeri yapılanma kalıcı hale gelmeden önce ABD’nin Şam üzerindeki baskısını artırmasını önerdi.

Ahmad Sharawi ve Justin Leopold-Cohen tarafından hazırlanan ve 17 Eylül tarihinde yayımlanan analiz, yabancı güçlerin müdahalesinin güvenlik alanında ilerlemeyi yavaşlatabileceğine dikkat çekiyor. FDD’ye göre Ankara ve Moskova’nın yükselen etkisi, Şam yönetiminin DEAŞ, Hizbullah ve İsrail konularında ABD’nin beklentileri doğrultusunda hareket etmesini engelleyebilir.

Türkiye’nin askeri işbirliği endişe kaynağı

Raporun Türkiye başlığı altında, Ankara ile Şam arasında Ağustos 2025’te imzalanan askeri işbirliği anlaşmasına vurgu yapıldı. Türkiye’nin Suriye’ye silah sistemi tedarik etmesi ve terörle mücadele dahil çeşitli alanlarda eğitim vermesi, yeni ordu üzerindeki nüfuzunun temel araçları olarak gösterildi.

Eski Suriye Milli Ordusu komutanlarının yeni yapıda üst düzey görevlere atanması da bu bağlamda değerlendirildi. Eski Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanı Selim İdris’in savunma bakanlığının danışma kadrosunda yer aldığı, eski Sultan Murad Tümeni Komutanı Fehim İsa’nın ise üst komuta kademesine yükseldiği belirtildi. Ayrıca Türk vatandaşı Ömer Muhammed Çiftçi’nin 62. Tümen Komutanlığına getirilmesi örnek olarak sunuldu.

İsrail-Suriye yakınlaşmasına engel riski

Vakfın Türkiye’ye yönelik kaygılarının merkezinde İsrail dosyası bulunuyor. Analizde, Ahmed Şara yönetiminin İsrail ile güvenlik düzenlemelerine açık olduğu, ancak Ankara’nın Tel Aviv’i bölgesel bir rakip olarak gördüğü ifade edildi. FDD, Türkiye’nin Suriye ordusundaki etkinliğinin Şam ile Tel Aviv arasındaki olası yakınlaşmayı zorlaştırabileceğini kaydetti. Raporda İsrail-Suriye uzlaşısı, “kritik bir ABD çıkarı” olarak tanımlandı.

İsrail’in 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurması da bu rekabet dinamiği içinde ele alındı. Vakıf, Ankara’nın Suriye’deki askeri varlığının artması ile İsrail’in güvenlik kaygıları arasında doğrudan bir bağlantı kurulduğunu belirtti.

Rusya’nın varlığı ve yabancı savaşçılar

Analizde Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı da eleştirildi. Esad yönetiminin devrilmesine rağmen Moskova’nın ülkeden çekilmediğine dikkat çekilen raporda, Hmeymim Hava Üssü ve Tartus’taki tesislerin ortak Suriye-Rusya eğitim merkezlerine dönüştürülmesi süreci değerlendirildi. Rus gemilerinin son haftalarda Tartus’a askeri malzeme taşıması, Moskova’nın sahadaki varlığını koruduğunun kanıtı olarak gösterildi. FDD’ye göre Rusya, bu tesisleri Doğu Akdeniz ve Afrika’daki faaliyetlerinde kullanmaya devam edebilir.

ABD’li vakıf, yeni ordudaki yabancı savaşçı varlığını da Washington açısından bir risk olarak sıraladı. Özbek Ketibet et-Tevhid vel-Cihad mensuplarının 84. Tümen’e, Türkistan İslam Partisi unsurlarının ise yeni askeri yapıya dahil edildiği bilgisi paylaşıldı. Bu grupların El Kaide ve Taliban ile geçmiş bağlarına işaret edilen analizde, Şam yönetiminin DEAŞ hücrelerine operasyon düzenlediği ve Hizbullah’ın Suriye üzerinden yürüttüğü silah sevkiyatına karşı adımlar attığı da kaydedildi.

Vakıf, Washington’a Şam üzerinde baskı ve teşvik araçlarını kullanarak yeni ordunun yönünü şekillendirme çağrısı yaptı. Kuruluşa göre ABD, bu adımı Türkiye ve Rusya’nın etkisi daha fazla güçlenmeden gerçekleştirmeli.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız