Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşuyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Erzurum’da tutuklanan emekli Albay Ali Kahraman’ın savcılık ifadesi gün yüzüne çıktı. Kahraman, ifade sürecinde dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile olan ilişkisini, kamera sistemlerinin işleyişini ve olay günü gerçekleştirdikleri seyahati detaylandırdı.
Kahraman, Sarı Saltuk Viyadüğü’ndeki kamera kayıtlarının bulunamamasına yönelik sorular üzerine görev yaptığı dönemdeki teknik altyapıyı hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Tunceli'den çıktığımızda Elazığ istikametindeki Elmalık Karakolu'na gidinceye kadar hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde tam hatırlamamakla birlikte 176 kamera sistemi vardı. Bu kameralar zumlama özelliğine sahipti. Ben oradayken bu kameraların hepsi faaldi, sorunsuz çalışıyordu. Tüm kameralar İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezi'ndeki kamera odasından 24 saat nöbet esasına dayalı Asayiş Şube Müdürlüğü sorumluluğunda izlenebiliyordu, kendi veri tabanında arşivleniyordu. Sarı Saltuk Viyadüğü de hiçbir ölü noktanın olmadığı bu güzergah üzerindeydi. Ben Temmuz 2019'da ayrılana kadar bu kameraların faal halde çalıştığını biliyorum.”
Kamera konumlandırmasında hata yapmış olabileceğini belirtti
Sarı Saltuk Viyadüğü’nde görüntü bulunamadığı yönündeki tespitlere değinen Kahraman, o bölgedeki kamera varlığından emin olamadığını ancak teorik olarak olması gerektiğini savundu. Kahraman, “Bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim. Biz brifinglerimizde ölü bölge olmayacak şekilde kameralarımızı yerleştirdik diye söylüyorduk. Şu an ben de benim zamanımda da orada kamera olup olmadığına dair emin olamadım. Jandarma bölgesinin başlangıcı üniversite kavşağından sonra başlamaktadır. Dolayısıyla Sarı Saltuk Viyadüğü polis bölgesinde kalmaktadır. Benim fikrime göre de sizin söylediğiniz Sarı Saltuk Viyadüğü'nde de kesin kamera olması gerekmektedir. Burası şehrin tek giriş yeridir.” dedi.
Kahraman, 4 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de bulunduğu sırada Tuncay Sonel’in kendisinden acil olarak “yaşam alanlı kule bilgileri” istediğini belirterek, bu talebi ilgili birime aktardığını ve gelen cevabı olduğu gibi valiye ilettiğini kaydetti. Olayın gerçekleştiği 5 Ocak günü ise ailesiyle birlikte kentten ayrıldıklarını vurgulayan şüpheli, eşinin Handan Sonel ile yaptığı telefon görüşmesinin içeriğine de açıklık getirdi.
“12.27'de eşim, Handan Sonel'i teşekkür etmek ve Tunceli'den ayrılıyoruz diye bilgi vermek için aradı ama telefon açılmadı. Ben, eşim ve kızlarım hiçbir yerde durmayarak yoldan hiç kimseyi almayarak, yolda hiç kimseyi görmeden, 12.55'te Pertek Vapur İskelesi'ne vardık. Daha sonra Handan Hanım telefonla döndüğünde Burçin kendisine teşekkür ederek Tunceli'den ayrıldığını bildirdi. Daha sonraki konuşmalarında da kadın dedikoduları yaptılar, kadınları çekiştirerek bir şeyler söylüyorlardı. Kendi özel işleri ve Tunceli ziyaretinde yaşadıkları ile ilgili konuşuyorlardı. Sizin düşündüğünüz gibi Gülistan Doku ile ilgili asla bir şey konuşulmadı. Tamamen kadınların dedikodusu şeklinde görüşme oldu. Biz Gülistan Doku'yu arabamıza almadık, böyle bir eyleme asla katılmayız.”
Tuncay Sonel’in manipülasyon yeteneğine dikkat çekti
Soruşturmanın diğer şüphelilerinden güvenlik korucuları ile olan ilişkisi ve Tuncay Sonel’in üzerindeki etkisine değinen Kahraman, valinin insanları ikna etme ve algı yönetme konusundaki başarısından bahsetti. Kahraman, “Tuncay Sonel'in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşünüyorum çünkü öyle bir karakteri vardı, herkesi ikna edebilme, manipüle etme, algı yönetme hususlarında mahirdi.” ifadelerini kullandı.
Doku’nun sinyal takibi ve yeni SIM kart gönderilmesi iddialarını değerlendiren Kahraman, Sonel’in bu konuda kendisine hiçbir talepte bulunmadığını belirtti. Kahraman, “Tuncay Sonel, Gülistan Doku olayıyla ilgili benimle hiçbir şekilde iletişime geçmemiştir, bu konuyla ilgili herhangi bir talebi olmamıştır. Valilik makamına gelmiş birinin sinyal bilgilerinin istendiğinde yereldeki kolluk birimleri vasıtasıyla çok kısa süre içerisinde alınabileceğini bilmemesi mümkün değildir. Tuncay Sonel ile birlikte görev yaptığımız süre zarfında edindiğim, gördüğüm bilgilere göre de kendisi kafası çalışan ve mevzuata da hakim biriydi. Tuncay Sonel'in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum.” şeklinde konuştu.
Ailesinin Tuncay Sonel ve eşiyle olan ilişkilerini son dönemde en aza indirdiğini belirten Kahraman, Ankara’ya tayin olduktan sonra da valinin menfaatçi davranışları nedeniyle irtibatı kestiğini anlattı. Kahraman ayrıca Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in okulda koruma kıyafetiyle dolaştığını ve silah taşıdığını duyduğunu ancak silahın gerçek olup olmadığını bilmediğini ifade etti.