İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan "para aklama" soruşturması kapsamında, dernek başkanı Haluk Levent gözaltına alındı. Levent, İstanbul Emniyeti'nde verdiği ifadede iddiaları reddederek operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. Savcılık ifadeleri için aralarında Levent'in de bulunduğu 23 kişi Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.
"Bakanlık başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor"
Haluk Levent, emniyetteki ifadesinde derneğin İçişleri Bakanlığı tarafından defalarca denetlendiğini belirtti. Levent, dernekten kişisel kazanç sağlamadığını vurgulayarak şunları söyledi:
"Hiçbir zaman Ahbap Derneği'nden para alıp oynamadım. Eğer böyle bir şey iddia ediyorlarsa en başta İçişleri Bakanlığının Başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor. Çünkü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında vatandaşlarımızın alın teriyle, küçücük çocuklarımızın harçlarıyla yardımda bulunduğu Ahbap Derneği'nin tüm faaliyet raporları denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır. Bunu ben değil İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporları ile ilettiler."
Levent, asistanı Yeliz Kaya üzerinden gerçekleştiği belirtilen 80 milyon liralık para akışının, kendisine ait 20 taşınmazın derneğe devriyle ilgili olduğunu açıkladı. Bu işlem için yönetim kurulu kararı alındığını ve tapu başvurusunun yapıldığını, ancak sürecin genel kurul ve İl Dernekler Müdürlüğü onayını beklemesi nedeniyle tamamlanamadığını ifade etti. Levent, operasyonun zamanlamasına ilişkin dedi ki: "Eğer 1 gün daha beklenseydi Ahbap Derneği'nden Yeliz Kaya’ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı."
Operasyonun kasıtlı olduğunu savunan Levent, ifadelerini şöyle sürdürdü: "Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur. Bu 80 milyon TL’lik borç karşılığı vereceğim 20 daire her ne hikmetse (bunu detaylarıyla sosyal medya da açıklayacağım) bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engelleniyor ve ben ile birlikte onlarca kişinin gözaltına alınması sağlanıyor."
İfadelerim tutanağa geçirilmedi
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı reddeden Levent, kişisel ve iş yönetiminde hataları olduğunu kabul etti. Levent, "Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz" ifadelerini kullandı.
Derneğe gelen bağış miktarı sorulduğunda Levent, deprem dönemi için yaklaşık 4 milyar 300 milyon lira toplandığını ve bu paranın 4 milyarlık kısmının harcandığını belirtti. Harcamalara ilişkin tüm belgelerin İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası'nda mevcut olduğunu ekledi. Levent, şahsi banka hesabı kullanmadığını, konser gelirlerinin asistanı Yeliz Kaya adına açılmış Vakıfbank ve Halkbank hesaplarına yattığını ve bu paraları kendisinin yönettiğini söyledi.
İfadesinin bir bölümünde Levent, siyasetçiler ve devlet kurumlarıyla ilgili açıklama yapmak istediğini ancak bu talebinin "soruyla alakalı olmadığı" gerekçesiyle reddedildiğini belirtti. Bunun üzerine susma hakkını kullanan Levent'in ifade tutanağında, "Bu konuda az önce tutanağa geçilmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden ifademi veremiyorum ve bundan sonraki sorulara susma hakkımı kullanıyorum" beyanı yer aldı.
Levent'in avukatları tarafından tutulan tutanağa göre, Levent eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun adını zikretti ancak bu kısım resmi ifadeye dahil edilmedi. Avukatlar, bu durumun savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğini belirtti. Levent'in ise avukatlarına, "Konuşmak istiyorum, izin vermediler. Çünkü söyleyeceklerimin resmi kayıtlara geçmesini istemiyorlar" dediği aktarıldı.