weather
17°
Gerçek Haberci Gündem Kültürpark Platformu Basmane Çukuru satışına tepki gösterdi

Kültürpark Platformu Basmane Çukuru satışına tepki gösterdi

İzmir Kültürpark Platformu, 75 milyon dolar bedelle ihaleye çıkarılacak alanın halka ait olduğunu belirterek meclis üyelerine çağrıda bulundu.

2 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Kültürpark Platformu Basmane Çukuru satışına tepki gösterdi

İzmir Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru’nun 75 milyon dolar tahmini bedelle satışa çıkarılmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, 90 yıldır İzmir halkına ait olan arazinin ranta kurban edilmek üzere olduğu vurgulandı.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyelerine seslenilen açıklamada, temsilcilerin sermayenin veya koltuk pazarlıklarının memurları olmadığı hatırlatıldı. Sorumluluğun kentin ortak varlıklarını korumak ve halkın yararına sunmak olduğu belirtilerek, meşruiyetini kaybetmiş olduğu iddia edilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın imzaladığı ve kamuoyundan gizlenen protokol ile İzmirlinin malının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) üzerinden satılmasına onay verilip verilmeyeceği soruldu.

Platform yetkilileri, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminden beri sermayenin temsilciliğini yaptığını öne sürdükleri Tugay’ın belediye başkanlığı sıfatının ve meclisten aldığı yetkilerin meşru olmadığını savundu. TMSF’nin yayımladığı ilanla Basmane Çukuru’nun iktisadi bütünlüğü bozulmadan kapalı zarf ve açık artırma yoluyla satışa çıkarılacağının duyurulduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yetkisiz Cemil Tugay’ın imzaladığı kirli protokole dayanarak ihale açılıyor ve 1 Aralık tarihi belirleniyor. Bizler, tüm kamuoyu, bu durumu ihale çağrısı ile öğreniyoruz. Gözlerden sır gibi saklanan bir protokole attığı imza ile TMSF’ye Basmane Çukuru’nu satışa çıkarması için yetki verdiğini basından öğreniyoruz. Kendisini İzmirliler olarak görevinden geri çağırıyoruz.”

Protokolün iptali ve şeffaflık talebi

Belediye meclis üyelerini, Basmane Çukuru’na ilişkin imzalanan protokolü devre dışı bırakmaya ve kent suçuna ortak olmamaya çağıran platform, 10 Eylül 2026 tarihinde imzalanan protokolün tam metninin ve eklerinin kamuoyundan gizlendiğini belirtti. 30 yıldır sermayenin ele geçiremediği arazinin, bütünüyle kamunun mülkiyetine geçmesine günler kala ranta kurban edilmek istendiği savunuldu.

Şeffaflığın bir lütuf değil kamusal zorunluluk olduğunun altı çizilen açıklamada, belediyenin hukuki olanaklarını seferber ederek halkın iradesini savunması gerektiği ifade edildi. Kasım ayı sonuna kadar beklenip mahkemenin kamu lehine olan bilirkişi raporları doğrultusunda arazinin belediyeye iadesinin beklenmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi:

“Eğer imzalanan bu karanlık protokol ile o alanın aralık başında ihale edilmesine izin vermek gibi, kamunun kazanma olasılığı yüksek olan davalardan vazgeçildiyse tarih ve halk önünde sorumlu olacaksınız. Bu vebalden ve sorumluluktan kurtulmanın yolu bu ihanete dur demekten geçiyor. Esastan devam eden hukuk davalarımıza da tüm yaşam alanlarımıza sahip çıkan mücadelelerimize de devam edip kentimizin ve geleceğimizin gasbedilmesine asla geçit vermeyeceğiz.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız