Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'den yüzde 36'ya düşürme kararı aldı. Kurul ayrıca gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'tan yüzde 39'a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'ten yüzde 34,5'e geriletti.
22 Ekim tarihli toplantı özetinde, enflasyonun ana eğilimindeki gerilemenin teyit edildiği vurgulansa da küresel gelişmelerin yarattığı belirsizliklere dikkat çekildi. Jeopolitik gerilimlerin enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetleri üzerindeki etkisinin sürdüğü kaydedildi.
Kurul, para politikası duruşuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü ve zamanlaması enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlenecektir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.”
Jeopolitik riskler enerji ve gıda fiyatlarını baskılıyor
Özette, devam eden jeopolitik belirsizlikler nedeniyle enerji fiyatlarının yüksek ve dalgalı seyrini koruduğu ifade edildi. Enerji arzı ve tedarik zincirlerine ilişkin belirsizliklerin boyutunun, fiyatların gelecekteki seyri açısından belirleyici olacağı vurgulandı. Tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler kaynaklı yüksek seyir gözlendiği belirtilerek, bu durumun enflasyon beklentileri üzerinde yukarı yönlü bir risk unsuru olduğu aktarıldı.
Küresel ölçekte zayıf görünümün devam edeceği öngörülürken, Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 artmasının beklendiği bildirildi.
Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 1,84 artarken yıllık enflasyon yüzde 29,73 seviyesine geriledi. Aylık bazda gıda fiyatlarındaki düşüşte taze meyve ve sebze etkili olurken, enerji fiyatlarındaki yükseliş devam etti. Hizmet grubunda ise okula dönüşle birlikte eğitim hizmetleri başta olmak üzere artışlar kaydedildi.
Merkez Bankası bünyesinde takip edilen göstergeler, eylül ayında enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya göre gerilediğini gösterdi. Yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,2 seviyesinde olan ana eğilim, üçüncü çeyrekte yüzde 1,8'e düştü.
Hizmet sektöründeki fiyatlama davranışının atalete neden olduğu belirtilen özette, kira artışlarının yavaşlama eğilimini sürdürdüğüne dikkat çekildi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış üç aylık kira artışının yıllıklandırılmış oranının, yıllık tüketici enflasyonu seviyesine gerilediği ifade edildi.
Brent ham petrol fiyatlarındaki oynaklığın sürdüğü vurgulanırken, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle eylül ayında ortalama 117 dolar seviyesinde gerçekleşen spot fiyatların, ekim ayının ilk 20 gününde ortalama 127 dolar seviyesine yaklaştığı kaydedildi. Propan, bütan, kömür ve TTF doğal gaz fiyatlarının da yükselmeye devam ettiği belirtildi.
Enflasyon beklentileri ve gelecek projeksiyonu
Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi değişmeyerek yüzde 29,6 seviyesinde kaldı. 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 0,6 puan artışla yüzde 23,3'e yükseldi. 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan artarak yüzde 23,9, 24 ay sonrasına ilişkin beklenti ise 0,4 puan düşüşle yüzde 17,9 olarak ölçüldü.
Reel sektör beklentilerine bakıldığında, eylül ayında firmaların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi 0,3 puan düşerek yüzde 32,5 oldu. Hanehalkının aynı dönemdeki beklentisi ise değişmeyerek yüzde 45,6 seviyesinde gerçekleşti.
Merkez Bankası, öncü verilerin mevsim etkilerinden arındırılmış aylık hizmet enflasyonunun beklentilerle uyumlu olarak bir önceki aya kıyasla yükseleceğine ancak önceki aylarda gözlenen seviyelerin altında kalacağına işaret ettiğini bildirdi. Gıda ve enerji fiyatlarındaki görünüme bağlı olarak tüketici fiyatları artışının bir önceki aya göre yükseleceği, B ve C enflasyonunun ise daha ılımlı seyredeceği değerlendirildi.
Özette, "Dolayısıyla, manşet enflasyondaki yükselişin ana eğilime etkisi sınırlı kalacaktır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Kurul, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceğini vurguladı. Likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği bildirildi. Kararların, enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde, öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alınacağı belirtildi.