weather
25°
Gerçek Haberci Gündem Sağlığa Evet Derneği: Yeni tütün yasası tekellere kapı açabilir

Sağlığa Evet Derneği: Yeni tütün yasası tekellere kapı açabilir

Ekim ayında Meclis gündemine gelmesi beklenen düzenlemenin, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerine yasal zemin hazırlayabileceği uyarısı yapıldı.

4 Dakika
Okunma Süresi
Sağlığa Evet Derneği: Yeni tütün yasası tekellere kapı açabilir

Türkiye'de tütün kullanımının halk sağlığı üzerindeki tehdidi sürerken, Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi öngörülen yeni tütün düzenlemesi tartışmalara neden oldu. Sağlığa Evet Derneği (SED), mevcut 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un eksiksiz uygulanması gerektiğini savunarak yeni bir yasa yerine yürürlükteki mevzuata odaklanılması çağrısında bulundu.

İstanbul Levent'te düzenlenen basın toplantısında, kamuoyuna yansıyan taslakta 1 Ocak 2015 sonrası doğanlara ömür boyu sigara satış yasağı ve 2040 yılında tütün kullanımının tamamen sonlandırılması gibi hedeflerin yer aldığı belirtildi. Ancak dernek temsilcileri, bu hedeflerin arkasında elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin yasallaştırılmasına yönelik bir hazırlık olabileceği konusunda uyardı.

Geçmiş deneyimler ve kapitülasyon endişesi

Dernek Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, yeni tütün kanununa ilişkin iddiaların henüz resmi bir kamu otoritesi tarafından doğrulanmadığını hatırlatarak geçmişteki uygulamalara dikkat çekti. Dağlı, 1980'li yıllarda yabancı sigara şirketlerinin Türkiye'de üretim yapmasının önünün açılmasının ardından yaşanan süreçleri örnek gösterdi.

Dağlı, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Turgut Özal’ın vergi gelirini artırmak için Amerikan sigara firmalarına fabrika açma yetkisi verdiği dönemde kazanan yabancı firmalar, kaybeden ise tütün üreticisi ve kanser olan halkımız oldu. Kapitülasyonlar geri gelmişti. Bugün tütün kanunlarımız yeterlidir. Yenisi değil, olanın uygulanması gerekir. İkinci bir Özal vakasıyla çocuklarımızın nikotin ürünleriyle heba edilmesini istemiyoruz. Yabancı sermayeye en az kâr sağlayacak, topluma en fazla yarar getirecek kanun yapılmalıdır.”

Dumansız nesil hedefinin paravan olma riski

Tasarıda yer alan "dumansız nesil" ve 2040 hedeflerini değerlendiren SED Üyesi Efza Evrengil, küresel tütün sonlandırma stratejilerine değindi. Türkiye'de sigara satışının 2025 yılında 160 milyar adede ulaştığını ve kullanım oranının dünyadaki düşüş eğiliminin tersine yüzde 34,8'e yükseldiğini belirten Evrengil, Britanya modelindeki tehlikelere işaret etti.

Evrengil, şunları söyledi:

“Britanya'da kabul edilen yasayla geleneksel sigaraya yaş sınırı getirilirken, 18 yaş üstü için elektronik sigara satışı ömür boyu yasal garantiye alındı. Türkiye'de de benzer bir senaryonun hazırlığı yapılıyor. 18 yaş altındaki yüz binlerce çocuğun zaten tütün bağımlısı olduğu bir tabloda, yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi akıldışılıktır, çılgınlıktır. Maldivler gibi hem sigarayı hem e-sigarayı yasaklayan modele 'evet', e-sigaranın önünü açan politikalara 'hayır' diyoruz. Eğer tütünle samimi bir mücadele isteniyorsa, gençleri hedef alan ince sigaralar ve tek kullanımlık plastik atık olan sigara filtreleri derhal yasaklanmalıdı. Uzmanlar tütün salgınıyla mücadele için salgına neden olan yapısal, siyasi ve sosyal dinamiklerin değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Başka türlü olmuyor sonlandırma. İşte bu değişimleri planlamadan, 2040 yasağı da, dumansız nesil de, abesle iştigal, bir istek listesi, belki başka bir politikanın paravanı olarak karşımızda duruyor.”

Kaçakçılık bahanesiyle yasallaştırma eleştirisi

Endüstrinin yeni nesil ürünleri "zarar azaltımı" ve "dumansız yaşam" gibi pazarlama diliyle meşrulaştırmaya çalıştığını aktaran Yönetim Kurulu Üyesi Tanzer Gezer, organize bir lobi faaliyetiyle karşı karşıya kalındığını belirtti. Gümrük Muhafaza verilerine göre yalnızca 2025'in ilk 10 ayında 8 milyon 584 binin üzerinde kaçak elektronik sigaranın yakalandığını anımsatan Gezer, mevcut durumun ruhsat süreçlerinin işletilmemesinden kaynaklandığını vurguladı.

Gezer, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Endüstri önce yasa dışı pazar yaratıyor, ardından 'vergi kaybını önleme' gerekçesiyle düzenleme talep ediyor. Mevcut durumda e-sigaranın piyasada bulunmaması kategorik bir yasaktan değil, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ruhsat süreçlerini işletmemesinden kaynaklanıyor. Kapı bir kez aralanırsa geriye dönüş mümkün olmaz.”

Toplantıda 31 ülkenin tütün kontrol verilerini inceleyen ekolojik araştırmanın sonuçlarını paylaşan Doç. Dr. Osman Elbek ise sorunun sadece yasaklarla çözülemeyeceğini ifade etti. İşsizlik ve gelir eşitsizliğinin tütün tüketimini doğrudan artırdığını kaydeden Elbek, hukukun üstünlüğü, eğitim düzeyi ve demokratik hakların güçlendiği ülkelerde bırakma oranlarının daha yüksek olduğunu dile getirdi. Elbek, tütünle mücadelenin toplumsal refah ve demokratikleşme adımlarıyla bütüncül olarak yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Uzmanların verdiği bilgilere göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 100 bin kişi tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. Tütün kaynaklı hastalıkların teşhis ve tedavi maliyetlerinin, tütün ürünlerinden elde edilen vergi gelirlerinin yaklaşık iki katına ulaştığı belirtiliyor. Sağlığa Evet Derneği, yeni bir yasal düzenleme yerine mevcut yasanın etkin uygulanmasını, gençlerin yeni nesil nikotin ürünlerinden korunmasını ve tütün endüstrisinin politika yapım sürecindeki etkisinin sınırlandırılmasını talep ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız