weather
36°
Gerçek Haberci İzmir Cengiz’e yıkım için yeni ruhsat

Cengiz’e yıkım için yeni ruhsat

İzmir’de tarım arazilerini de kapsayan devasa maden sahası, 45 milyon TL bedelle Cengiz Holding’e ait Eti Bakır’a devredildi. Küçük Menderes Havzası içinde yaklaşık 18 bin dönümlük sahada metalik madencilik yapılacak.

3 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
Cengiz’e yıkım için yeni ruhsat

Ülke maden kaynakları üzerindeki geçen süre zarfında artan ilgi, pek çok şirket için büyük fırsatlar sunuyor. Cengiz Holding de bu durumu fırsata çevirerek yeni maden sahalarından yararlanma yoluna gitmiştir. Özellikle maden şirketlerine tahsis edilen araziler, çevresel ve sosyal riskler doğuran projelerin önünü açmakta.

Cengiz Holding’in Yeni Projeleri

Cengiz Holding, Türkiye genelinde yürüttüğü tartışmalı madencilik faaliyetleriyle sıkça gündeme geliyor. Bu defa, Ege Bölgesi’nde yeni bir proje için düğmeye basmış durumda. Kazdağları’ndan Artvin’e kadar uzanan bir hat boyunca gerçekleştirdiği faaliyetlerle çevresel tahribata yol açan şirket, şimdi İzmir’in Ödemiş ilçesinde yeni bir maden sahası kazandı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne (MAPEG) ait olan bu sahada yürütülecek olan çalışmalar, çevresindeki ekosistemi tehdit ediyor.

Bölgenin Ekolojik Dengesi Tehlike Altında

İzmir’in Ödemiş ilçesinde 21 Ocak tarihinde ihale sonuçları açıklanan dev maden sahası, Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır’a devredildi. 1791,27 hektarlık bir alana yayılan bu sahada yoğun tarım arazileri bulunmaktadır. Yaklaşık 18 bin dönüm büyüklüğündeki bu alan, Köfündere köyünü kapsıyor. Küçük Menderes Havzası içinde yer alan bu projenin hayata geçmesi durumunda, bölgedeki su kaynakları ve tarımsal üretim üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı düşünülmekte. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, bölgenin ekolojik dengesi ciddi şekilde zarar görecektir.

Maden Faaliyetlerinin Riskleri

Cengiz Holding’in aldığı maden ruhsatı, altın, gümüş, bakır, demir ve kurşun gibi ağır metallerin çıkarılmasına olanak tanıyor. Bu tür maden işletmelerinin çalışma süreçlerinde sıklıkla yüksek risk taşıyan kimyasallar, özellikle siyanür, kullanılmakta. Bu da bölgedeki havzanın ciddi bir ekolojik yıkım riskiyle karşı karşıya olduğu anlamına geliyor. Uzmanlar, bu tür faaliyetlerin su kaynaklarını kirletme riski taşıdığını ve tarım ürünlerinin kalitesini tehdit edebileceğini vurguluyor.

Koza Derneği ve Küçük Menderes Direniyor İnisiyatifi, bu duruma karşı durabilmek adına mücadelelerini sürdürmeye kararlı. Yaklaşık on yıl öncesinde benzer bir durumla karşılaşan bölgede, birçok maden şirketi daha önce geri çekilmek zorunda kalmıştı. Ancak, yeni yasal düzenlemelerin ardından şirketlerin daha rahat hareket edebilme imkânına sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mücadele vazgeçilmez hale gelmektedir. Bu bağlamda, Koza Derneği’nin yetkilileri, hem hukuki süreçleri başlatacaklarını hem de bölge halkını destek vermeye davet ettiklerini belirtiyorlar.

Tarımsal Üretim için Destek Çağrısı

Koza Derneği ve Küçük Menderes Direniyor İnisiyatifi’nin yetkilileri, bölgede tarımsal faaliyetlerin devamlılığı adına destek arayışında olduklarını dile getirdi. Begüm Çınar, "Burası tamamen yaşayan bir coğrafya. Şehirdeki insanların buraya gelip bizlere destek vermesini bekliyoruz," diyerek şehir halkına duyduğu acil çağrıyı yineledi. Selahattin Bağlı ise, "Davalarımız aracılığıyla bu projelere karşı duracağız. Tüm hukuki haklarımızı kullanarak bu duruma elbirliğiyle karşı koymak istiyoruz,” şeklinde açıklamalarda bulunarak kararlılıklarını ifade etti. Bölgenin tarımsal üretim açısından son derece kritik olduğunu ifade eden Bağlı, "Tatlı su kaynaklarının zarar görmesine izin vermeyeceğiz," diyerek ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız