weather
37°

Liyakat, Emek ve Zafer

YAYINLAMA:

Bugün Türk sporu adına konuşurken iki farklı kutbu, iki zıt dünyayı konuşmak zorundayız. 
Bir tarafta yıllardır istikrarlı bir başarı grafiği çizen, finallerden madalyalarla dönen, altyapısını kurumsal bir akıl üzerine inşa etmiş voleybol ve basketbol gerçeği var. 
Diğer tarafta ise ülkenin en büyük bütçelerinin, en geniş insan kaynaklarının ve en yoğun medyatik ilginin akıtıldığı, buna rağmen her başarısızlıkta sadece isimlerin (teknik direktörlerin, oyuncuların) değiştiği ama zihniyetin bir türlü dönüşmediği futbol çıkmazı duruyor.
Kimse voleybolu ya da basketbolu körü körüne futbola uyarlayalım derdinde değil. 
Derdimiz çok daha temel: Bu branşları zirveye taşıyan liyakati, altyapı disiplinini ve kurumsal sürekliliği neden futbol masasına taşıyamıyoruz?
Çünkü coşkuyla yakalanan "altın jenerasyonlar" geçicidir; kalıcı olan ise her jenerasyonda aynı kaleyi üretebilen o sağlam düzendir.
Madalyonun bir de vicdani yüzü var. 
Ay-yıldızlı formayı sırtına geçiren her sporcu bu ülkenin ortak değerini temsil ediyor. Hal böyleyken, sporculara sunulan imkanların ve teşviklerin branşın popülerliğine göre değil; ülkeye kattığı değere, taşıdığı sorumluluğa ve akıttığı alına göre adil bir terazide tartılması şart.
İşte tam bu noktada, gururumuz Filenin Sultanları başarısız tablolara inat dünyaya ders veriyor. Özel uçakları yok, köprüler kapatılıp yüzlerce araçla uğurlanmıyorlar. Devletin ekranlarında maçları verilirken liyakatsiz eller yüzünden reklam arasında maçın kaçırıldığı skandallarla anılmıyorlar. 
"Sadece katıldılar" diye yüz binlerce avroluk primleri cebe indirmek yok onlarda; askeri uçaklarla karşılanma, lüks villalar talep etme hayalleri yok. Sahada yürümek, formanın ağırlığını unutmak da yok.
Sadece emek var, disiplin var, zeka var. Rant yok, popülerlikten itibar devşirmek yok, bahis çarkları yok. Sadece oyunun kendisi var. Çin’in göbeğinde, gözlerinde yaşlarla İstiklal Marşı’nı tüm dünyaya ezberleten o kızlar; ne prim pazarlığı yaptılar ne de Bodrum'da villalarla anıldılar. ABD’yi, Kanada’yı, Çin’i, Brezilya’yı sıraya dizip yine Dünya Milletler Ligi Şampiyonu oldular.
Alttan gelen dalga da aynı ruhu taşıyor: U16 ve U17 Kadın Voleybol takımlarımız namağlup Balkan Şampiyonu olarak bu fabrikanın durmaksızın ürettiğini kanıtladı.
Futbol Neden Patinaj Yapıyor?
Çünkü voleybolda işin başında liyakat var, akıl var, vizyon var. Futbolda ise durum ortada; futbolu akıldan ziyade başka dinamikler ve müteahhit mantığı yönetiyor.
Teşekkürler Filenin Sultanları... Siz bu ülkenin formasının bir reklam panosu değil, ağır bir sorumluluk olduğunu herkese gösterdiniz.
Selam olsun ikiz kulelerimiz Kübra ve Zehra’ya...
Savunma bakanımız Gizem Örge’ye...
Zeynamız Vargas’a...
İlkin ve Hande ikilisine...
Dünyanın en iyi pasörü Elif Şahin’e, Saliha’ya, Cansu’ya, Ebrar’a...
Selam olsun Santarelli’ye ve Türk voleybolunun mimarlarından başkan Mehmet Akif Üstündağ’a.
Şimdi sırada yeni bir destan var. Şampiyon Filenin Sultanları, 21 Ağustos'ta başlayacak Avrupa Şampiyonası için yeniden yola çıkıyor:
21 Ağustos: Letonya
23 Ağustos: Slovenya
24 Ağustos: Macaristan
26 Ağustos: Almanya
28 Ağustos: Polonya
Başta futbol olmak üzere tüm spor branşlarımızda aradığımız o büyük başarı; mucize beklemekten vazgeçtiğimiz, voleybolun ve basketbolun kurduğu o tertemiz sistemi aynı kararlılıkla benimsediğimiz gün avuçlarımızın içinde olacak.
Yolları ve bahtları açık olsun Atatürk’ün Kızları’nın...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız