CHP “Ahlaki Üstünlüğü”nü kaybediyor
Hatırlarsınız; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde stratejisini büyük "şeffaflık, liyakat ve israfla mücadele" eksenine oturtarak yolsuzluk ve ahlak söylemleri ile desteklemişti. Hatta Seçim sürecinde özellikle 2019 yerel seçimlerinde kazandıkları İstanbul, Ankara, Mersin e Adana gibi illerde bir önceki AK Parti dönemlerinle atıfta bulunarak israf düzenine son verildiğini sürekli gündemde tuttular.
Bunun için üretilen, "Sizin paranızı size harcıyoruz" sloganıyla, belediye bütçesinin belirli vakıf veya cemaatlere aktarılması yerine sosyal yardımlara “Kent Lokantaları, Okul Sütü (İzmir’de Süt Kuzusu, Ankara’da Başkent Süt, İstanbul’da Halk Süt), Anne Kart” kanalize edildiği vurgusu yapıldı.
Belediye başkanlarının araçları sergilenerek şahsi ve lüks kullanımının yasaklanacağını belirtilen konuşmalar seçim meydanlarında ısrarla dillendirildi. Bu meydanlarda başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere tüm belediye başkan adayları, kamu yönetiminde ahlaki bir duruş sergileme sözü verdiler. Hatta daha da ileri giderek bu sözlerini kayıt almak adına kamu kaynaklarını "namus ve şeref" olarak nitelendiren yerel yönetim taahhütnameleri imzaladılar.
Daha da öteye giderek nepotizme (akraba kayırmacılığı) karşı sert söylemlerde bulunarak işe alımlarda ve ihalelerde liyakatin esas alınacağı vurgusu yapıldı. İhalelerde yolsuzluğun önüne geçmek için şeffaf davranmak adına ihalelerin sosyal medya üzerinden canlı yayınlanacağını beyan ettiler.
Kısacası CHP'nin seçim stratejisi "ahlaklı ve dürüst yönetim" üzerine kuruluydu. Bu seçimdeki stratejisi, ekonomik krizi sadece bir yönetim hatası olarak değil, aynı zamanda bir "kaynak aktarımı ve yolsuzluk" sonucu olarak tanımlayıp; çözümü de "ahlaklı ve dürüst yönetimde aramak vurgusu ile rakibe büyük darbe vurmak üzerine kurulmuştu. Ve başarılı oldular da. Yıllardır AK Parti’de olan Bursa, Denizli, Manisa Büyükşehir Belediyeleri ile Uşak, Afyon gibi kaleleri de aldılar.
Bu söylem alınan belediyelerle ilgili ardı ardına yapılan kayırma, ihale, iltimas haberleri ile desteklenince CHP anketlerde birinci parti durumuna yükseldi uzun süredir bunu koruyordu. Bunun üzerine CHP'lilerin deyişi ile “itibar suikasti” denilen belediyelere yönelik operasyon başladı.
İstanbul’un ilçeleri hallaç pamuğu gibi atıldı. Ardından diğer kentlere sıçradı. Her birinde iddia aynıydı. Bu operasyonlarda birçok şey iddiaydı yada “duydum, anlatılırken dinledim, öyle diyorlar” tarzı ifadelerdeydi. Bu ifadeler özellikle yandaş medya ya da birkaç sosyal medya fenomeni tarafından “belden aşağı ve aşk dedikoduları” ile süslendi. Halk arasında bir işin nasıl sonuçlanacağının, mevcut gidişatından veya başlangıçtaki belirtilerden anlaşılacağı anlamına gelen “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” sözü kulak arkası edilerek önlem alınmayınca ardı ardına olaylar patladı.
CHP yönetimi sadece ülke İstanbul’dan ibaretmiş gibi tüm seçim stratejisini buna göre yaparken bu konuyu pas geçti. Oysa halk gözünde en büyük avantajları “ahlaki üstünlük”tü ve kendi silahıyla CHP’yi vurmaya başladı. Geçtiğimiz yıldan beri kentteki kadın kolları üyelerinin istifaları ile ilk kez gündeme gelen Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım olayı ile bu adeta final gördü. Partililerin tüm isyanlarını görmezden gelen CHP Genel Merkezi maalesef bu üstünlüğünü kaybetmiş görünüyor.
Peki benzer konuda AK Parti ne yaptı. Hatırlarsanız; Şubat ayı ortalarında bir toplantı sırasında 22 yaşındaki bir hukuk fakültesi öğrencisi söz alarak, annesi ile Belediye Başkanı Mutlu Işıksu arasında "yasak aşk" yaşandığını iddia etti. Genç kız, annesinin özel kalem müdürlüğü görevinde olduğunu, bu durumun aile birliğine zarar verdiğini ve konuyla ilgili şikayetçi olduktan sonra baskı gördüğünü öne sürdü. İddiaların ardından AK Parti Genel Merkezi anında konuya müdahil oldu. Siyasi etik açısından partinin bu durumu kabul edilemez bulduğu belirtildi, Sakarya Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildi.
Işıksu ise yaptığı açıklamalarda bu iddiaları kesin bir dille yalanlayıp olayın şahsına ve makamına yönelik bir kumpas kurulduğunu savunsa da partisinin tavizsiz duruşu nedeniyle 28 Mart 2026 tarihinde partisinden (AK Parti) istifa etti.
Uşak Belediyesi’ne yönelik geniş kapsamlı operasyon ise, 27 Mart 2026 tarihinde sabah saatlerinde yapılmıştı.
Bu arada otel görüntülerinin servis edilmesi ve ilk yayınlayan mecralara ayrıca bu konunun üstünde tepinilmesini münferit olarak görmemek lazım. Üstte dediğim gibi “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir”.
GönderMe1: Operasyonlar devem edecek gibi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin arkası var. Hedefte bir büyükşehir 4-5 tane de Büyükşehirlerde yer alan büyük ilçe belediyeleri var.
GönderMe2: Muhalefet partileri kendilerini TBMM’ye taşıyan ana muhalefet CHP’den gittikçe kopmaya başladı. Önümüzdeki dönem değişik ittifaklar görebiliriz.