weather
15°

Yeni Parti İzmir İl Başkanı Güç'ten AK Partili Saygılı'ya: "Dün İzmir'in kalbine hançer diyenler, bugün neyi savunuyor?"

Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Basmane Çukuru'nun geleceğine ilişkin tartışmalarda AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı'ya seslenerek, geçmişte yüksek katlı yapılaşmaya karşı çıkan AK Parti'nin bugünkü tutumunu sorguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasındaki protokol ve satış sürecine ilişkin sorular yönelten Güç, "İzmir'e ihanet etmenize, bu kentin değerlerini parsel parsel satmanıza ve İzmir'in kalbine hançer saplamanıza izin vermeyeceğiz" dedi.

Yeni Parti İzmir İl Başkanı Güç'ten AK Partili Saygılı'ya: "Dün İzmir'in kalbine hançer diyenler, bugün neyi savunuyor?"

İzmir'de Basmane Çukuru üzerinden devam eden siyasi tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yapan Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ'ın 9 Aralık 2024 tarihinde bölgedeki yüksek katlı yapılaşmayı "İzmir'in kalbine hançer saplamak" olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Güç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017 yılında İstanbul'un şehirleşmesine ilişkin yaptığı açıklamaya da değinerek, Bilal Saygılı'dan Basmane Çukuru'nun geleceğine ilişkin soruları yanıtlamasını istedi.

"Dün İzmir'in kalbine hançer diyenler bugün neyi savunuyor?"

AK Parti'nin Basmane Çukuru konusunda geçmişte yaptığı açıklamalarla bugünkü yaklaşımı arasında farklılık olduğunu savunan Güç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Dün İzmir’in kalbine hançer diyenler, bugün neyi savunuyor?

AKP İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya Basmane Çukuru konusunda sorular yönelttik. Ancak kamuoyunun yanıt beklediği protokol ve satış süreci yerine tartışmanın başka başlıklara taşındığını görüyoruz.

Sayın Saygılı’ya öncelikle kendi partisinin geçmişteki açıklamalarını hatırlatmak istiyoruz.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, 9 Aralık 2024 tarihinde Basmane Çukuru’ndaki yüksek katlı yapılaşmayı 'İzmir’in kalbine hançer saplamak' olarak nitelendirmiş ve buna karşı mücadele edeceklerini açıklamıştı.

Bugün ise aynı alanda imar planından protokole, mülkiyet ilişkilerinden satış sürecine kadar önemli gelişmeler yaşanıyor.

Bu nedenle AKP İzmir İl Başkanlığının geçmişte dile getirilen şehircilik kaygılarını bugün nasıl değerlendirdiğini öğrenmek istiyoruz.

Dün İzmir’in kalbine hançer olarak nitelendirdiğiniz yapılaşma konusunda bugün hangi noktadasınız?

Sizin için belirleyici olan İzmir’in geleceği mi, yoksa bu geleceğe ilişkin kararları kimin verdiği mi?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2017 Yılındaki Sözlerini Hatırlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'un yapılaşmasına ilişkin 21 Ekim 2017 tarihli konuşmasını hatırlatan Güç, şehircilik politikalarının sorgulanması gerektiğini ifade ederek açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Üstelik şehirlerin geleceğine ilişkin bu tartışma yalnızca İzmir’e özgü değil.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim 2017 tarihinde İstanbul’un şehirleşmesini değerlendirirken 'Biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum.' ifadelerini kullanmıştı.

Bu sözler, Türkiye’de şehircilik politikalarının ve geçmişte alınan kararların sonuçlarının sorgulanması bakımından önemlidir.

Bugün İzmir’de Basmane Çukuru tartışılırken de aynı sorumluluk anlayışına ihtiyaç vardır."

"Merkezi hükümet kendi sorumluluklarının da hesabını vermeli"

İzmir'in ulaşım, çevre, altyapı ve yatırım ihtiyaçlarına ilişkin merkezi hükümetin sorumluluklarını da gündeme getiren Güç, açıklamasında şu soruları yöneltti:

"İzmir’in ulaşım, çevre ve altyapı sorunlarının çözümünde yerel yönetimlerin olduğu kadar merkezi hükümetin de görevleri bulunmaktadır.

İzmir’in trafik sorununu konuşuyorsak, yıllardır gündemde olan İkinci Çevre Yolu projesinin neden tamamlanamadığını ve merkezi hükümetin bu yatırım için nasıl bir takvim öngördüğünü de konuşmalıyız.

İzmir Körfezi’nin temizliğini konuşuyorsak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının İzmit Körfezi’nde yürüttüğü dip çamuru temizliği çalışmalarını hatırlamalı; İzmir Körfezi için ayrılan kaynakları, üstlenilen sorumlulukları ve planlanan çalışmaları da sorgulamalıyız.

İzmir’in çöp sorununu konuşuyorsak, yeni atık bertaraf tesislerinin izin ve onay süreçlerinde yaşanan sorunları, bakanlığın bu süreçlerdeki rolünü ve çözüm için atılan adımları da değerlendirmeliyiz.

İzmir’in yatırım ihtiyaçlarını konuşuyorsak, merkezi bütçeden kente ayrılan kaynakları, tamamlanan yatırımları ve yıllardır bekleyen projeleri de kamuoyunun önüne koymalıyız.

Bu soruların tamamı hem yerel yönetimlerin hem de merkezi hükümetin hesap verebilirliği açısından önemlidir.

Yıllardır ülkeyi yöneten AKP hükümetinin temsilcileri, İzmir’in sorunlarını eleştirirken kendi yetki alanlarındaki yatırımların ve kararların hesabını da vermelidir."

TMSF'nin Satış Sürecine İlişkin Açıklama İstedi

Basmane Çukuru için imzalanan protokolün ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen Güç, TMSF'nin satış sürecini de eleştirdi. Kamu yararının hangi koşullarda gözetildiğinin açıklanması gerektiğini savunan Güç, şunları söyledi:

"Basmane Çukuru konusunda ise tartışmanın merkezinde hâlâ yanıt bekleyen önemli bir mesele bulunmaktadır.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın imzaladığı protokolün ardından TMSF’nin yüzde 70’lik hissesinin özel sektöre satış sürecine taşınması, kamu yararı bakımından açıklığa kavuşturulmalıdır.

Kamu yararı gözetilerek verilen yetkilerin hangi koşullarda kullanıldığı, protokolün taraflara ne gibi haklar sağladığı ve satış sürecinin İzmir’e nasıl bir katkı sunacağı kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır."

"Geçmişteki açıklamalarınızla bugünkü yaklaşımınız arasındaki farkı açıklayın"

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı'ya yeniden seslenen Güç, Basmane Çukuru'na ilişkin kararların şeffaf biçimde değerlendirilmesini talep ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Sayın Bilal Saygılı, Partinizin geçmişte Basmane Çukuru hakkında yaptığı açıklamalar ortadadır. Cumhurbaşkanınızın İstanbul’un şehirleşmesine ilişkin sözleri de ortadadır.

Şimdi İzmir kamuoyunun beklediği, geçmişteki açıklamalarınızla bugünkü yaklaşımınız arasındaki farkın açıklanmasıdır.

İzmir’in geleceğine ilişkin kararların siyasi tartışmaların ötesinde, şeffaflık, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı temelinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Basmane Çukuru’nun geleceği konusunda protokolün, satış sürecinin ve kamuya sağlanacak yararın açıklığa kavuşturulması için girişimlerimizi sürdüreceğiz.

İzmir’in geleceği, kamu yararı gözetilmeden yürütülen pazarlıkların konusu olamaz!

İzmir’e ihanet etmenize, bu kentin değerlerini parsel parsel satmanıza ve İzmir’in kalbine hançer saplamanıza izin vermeyeceğiz!"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız