Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek turizm merkezinde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin “Halk Günü” etkinliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar özel bir panele katıldı. Panelde Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki son gelişmeleri ve gelecek hedefleri masaya yatırıldı.
Türkiye’nin BİLSAT, RASAT, Göktürk, İMECE ve Türksat 6A gibi projelerle uzay alanında önemli kabiliyetler elde ettiğini belirten Kacır, Türksat 6A ile ülkenin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülke arasına girdiğini vurguladı. Bakan, derin uzay misyonlarına ilişkin stratejik hedefleri ve altyapı çalışmalarını paylaştı.
Kacır, Ay Programı’na ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye kendi geliştirdiği Ay Uzay Aracı ile inşallah 2027 yılının ilk aylarında Ay'a gitmeye hazırlanıyor. Ve bunu da yüzde 87 yerlilikle başardık. Bu, Türkiye'ye yepyeni kabiliyetler kazandıracak. Derin uzayda kendi geliştirdiğimiz teknolojileri test edeceğiz. Kendi hibrit roket teknolojimizi derin uzayda tarihçelendireceğiz ve bunu başaran ilk ülke olacağız. Aynı zamanda yörünge operasyonları gerçekleştirecek ve Ay'a iniş provaları yapacağız ki bu programın devamında Ay'a yumuşak iniş gerçekleştirerek uzay araçlarıyla Ay yüzeyinde araştırmalar yapmayı sürdüreceğiz.”
Somali'de ekvatora yakın konumda fırlatma üssü inşa ediliyor
Türkiye’nin uzaya erişim konusunda tam bağımsızlık hedeflediğini belirten Bakan Kacır, bu kapsamda Afrika’daki altyapı yatırımlarına dikkat çekti. Ekvator hattına yakınlığı nedeniyle fırlatma maliyetlerinin düşeceği ve trafik yoğunluğunun az olacağı belirtilen bölgede geniş kapsamlı bir tesis kuruluyor.
Kacır, Somali’deki projeye dair şunları söyledi:
“Somali'de ekvatora çok yakın noktada bir uzay limanı kuruyor Türkiye. Türkiye'ye tahsis edilmiş dev bir alanda Türkiye hem kendi roketlerini, füzelerini fırlatabileceği, hem de dünyada giderek artan talebe cevap verebileceği bir uzay limanı inşa ediyor. Hem daha az maliyetle uzaya erişim imkanı var hem de o bölgedeki trafiğin daha seyrek olması sayesinde çok daha fazla fırlatma ve test yapma imkanı olacak. Dolayısıyla Somali Uzay Limanı, Türkiye'nin tam bağımsız uzaya erişimi için çok önemli bir aşama olacak.”
ROKETSAN tarafından yürütülen Şimşek-1 ve Şimşek-2 projelerine de değinen Kacır, Şimşek-1’in 2027 yılının sonunda 400 kilogramlık faydalı yükü olan HÜRSAT uydusunu 550 kilometre yüksekliğe bırakacağını duyurdu. Bu adımın Türkiye’yi kendi roketiyle kendi uydusunu uzaya gönderen ülkeler ligine taşıyacağını ifade eden Bakan, sürecin hem stratejik hem de ekonomik kazanım sağlayacağını belirtti.
Kacır, küresel uzay ekonomisinin büyüklüğünün son 10 yılda 344 milyar dolardan 686 milyar dolara yükseldiğini, önümüzdeki 10 yılda ise bu rakamın 1 trilyon 800 milyar doları aşmasının beklendiğini aktardı. Yapay zeka destekli uydu sistemlerinin yeni nesil teknoloji girişimleri için fırsatlar yarattığını kaydeden Kacır, soruları şöyle yanıtladı:
“Bakın, sadece son 10 yılda küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 344 milyar dolardan 686 milyar dolara, yani neredeyse iki katına yükseldi. Ve gelecek 10 yılda bu büyümenin daha da hızlanacağı öngörülüyor. Bir sonraki 10 yılda bu kez 1 trilyon 800 milyar doları aşan uzay ekonomisi bekleniyor. Yapay zeka uzayda yeni pencereler açıyor. Yapay zekayla haberleşen uydular, iletişim kuran sistemler yeryüzündeki ürünlere, hizmetlere değer katıyor ve böylelikle aslında yeni nesil teknoloji girişimleri için büyük fırsatlar ortaya çıkıyor.”