weather
25°
Gerçek Haberci Gündem CHP'li Akay: Fon krizinde 203 bin yatırımcının 280 milyar TL alacağı riskte

CHP'li Akay: Fon krizinde 203 bin yatırımcının 280 milyar TL alacağı riskte

Satış emri verdiği halde parasını alamayan yatırımcıların tasfiye sürecine dahil edildiğini belirten Cevdet Akay, SPK'dan şeffaf açıklama ve denetleyici kurumların hesap vermesini istedi.

4 Dakika
Okunma Süresi
CHP'li Akay: Fon krizinde 203 bin yatırımcının 280 milyar TL alacağı riskte

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon krizi nedeniyle mağdur olan yatırımcıların durumuna ilişkin çarpıcı rakamlar paylaştı. Toplamda 455 bin 758 yatırımcının etkilendiği krizde, satış emri vermelerine rağmen ödemelerini alamayan grubun yaklaşık 203 bin kişi olduğunu aktaran Akay, bu gruptaki alacak büyüklüğünün 280 milyar Türk Lirası seviyesinde olabileceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

Akay, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkililerinin kendilerine ilettiği bilgilere dayanarak, söz konusu yatırımcıların 17 Eylül saat 13.30 itibarıyla satış emri verdiğini ancak takasın kesinleşmesine rağmen paralarını tahsil edemediğini vurguladı. TEFAS verileri üzerinden yapılan incelemelerin bu tabloyu ortaya koyduğunu belirten milletvekili, konuya ilişkin resmi ve ayrıntılı bir açıklamanın kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.

Akay, yetkililere yönelttiği sorulara yanıt alamadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bunların sayısının yaklaşık 203 bin olduğu tahmin ediliyor. Bu, SPK yetkilileri tarafından bize ifade edilen kişi sayısı.”

Parasal büyüklüğe ilişkin belirsizliğin sürdüğünü dile getiren Akay, “Yetkililere bunu soruyoruz. Kişi sayısı ne kadardır? Bunu bize açıklayın. Parasal büyüklüğü ne kadardır? Cevap yok” dedi.

Hukuki süreç ve faiz yükü uyarısı

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesine atıfta bulunan Akay, satış emri verilip takasın kesinleşmesiyle yatırımcının fondan alacağının hukuken doğduğunu ve kesinleştiğini savundu. Fiyat oluşmaması veya fonun temerrüde düşmesi gerekçesiyle bu alacakların tasfiye sürecine bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu öne süren Akay, yatırımcıların normal koşullarda ödenmesi gereken alacaklarının ertelenmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Fon varlıklarının nakde çevrilerek ödeme yapılması durumunda elde edilecek tutarın yetersiz kalma ihtimaline dikkat çeken Akay, yatırımcıların büyük kayıplarla karşılaşabileceğini ifade etti. Akay, bu duruma ilişkin değerlendirmesini şöyle aktardı:

“İlgili fonların varlıkları nakde döndürülecek, paralar gelecek. Bu paralar yeterli olursa size ödeyeceğiz. Ne geleceği belli değil.”

Tasfiye sonucunda tahsil edilecek tutarın alacakları karşılamaması halinde yatırımcıların önemli bir bölümünü alamama riskiyle yüz yüze kalacağını belirten Akay, “Alacaklarının önemli bir bölümünü alamama riskiyle karşı karşıya kalacaklar. Ne kadar ödenecek veya hiç ödenemeyecek? Bu belli değil” şeklinde konuştu.

Mevcut uygulamanın hukuka aykırı olduğunu savunarak yatırımcıların yargı yoluna gitmesi durumunda devletin ek maliyetlerle karşılaşacağını hatırlatan Akay, “Bu mağdurlar dava açtığı takdirde faizi ile beraber bu paralarını geri alırlar. Kanun böyle” dedi. Yetkililerin daha önce kamu kaynağı kullanılmayacağı yönündeki açıklamalarına rağmen, olası davaların kaybedilmesi halinde ana para, faiz, gecikme tazminatı ve yargılama giderlerinin kamu bütçesinden karşılanmak zorunda kalınabileceğini kaydetti.

Mağdurların ayrıştırılması ve denetim çağrısı

Küçük birikim sahiplerine ödeme önceliği verilmesine destek verdiklerini ancak nitelikli yatırımcılar ve satış emri verip parasını alamayanların haklarının da korunması gerektiğini söyleyen Akay, manipülasyona karışanlarla gerçek mağdurların birbirinden ayrıştırılmasını istedi. Akay, kurumların elindeki kayıtların incelenerek organize hareket edenlerin tespit edilmesini, bilinçsiz yatırımcıların ise parasının sonuna kadar ödenmesini talep etti.

Akay, bu konudaki görüşünü şu sözlerle dile getirdi:

“Manipülatif hareketlere bilinçli olarak girmiş, bu organize işlere planlı programlı girmiş kişiler varsa bunların arasında bunları ayıklayın.”

Gerçek mağdurların durumuna değinen Akay, “Ama gerçekten mağdur olmuş, hiçbir şeyden haberi olmayan, çıkan haberlerle yatırdığı parayı geri almaya çalışan mağdurların parasını da sonuna kadar ödeyin” ifadelerini kullandı.

Krizin boyutunun artmasında SPK, BDDK, Takasbank, TEFAS ve Borsa İstanbul gibi denetleyici ve düzenleyici kurumların sorumluluğu bulunduğunu belirten Akay, Devlet Denetleme Kurulu’nun yürüttüğü incelemenin hızlandırılmasını ve sorumluların tespit edilmesini istedi. Gönüllü ödeme mekanizmasının tek başına yeterli olmadığını savunan Akay, manipülasyona karışanların mal varlıklarına el konulmasını ve yurt içi-dışı varlıkların da incelemeye dahil edilerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde toplanmasını önerdi.

Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Akay, tahsilat miktarları ve el konulan varlıklar hakkında kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesini istedi. Ayrıca İşsizlik Sigortası Fonu başta olmak üzere kamu kurumlarının fonlardaki varlıklarının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Akay, TBMM’de konunun tüm yönleriyle araştırılması için komisyon kurulmasını talep etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız