Türkiye Diyanet Vakfı’nın il ve ilçe yönetimlerine Nisan 2025 tarihinde ulaştırdığı resmi yazı, vakfın finansal kaynak yönetimi konusunda yeni bir tartışmayı başlattı. Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Burhan İşliyen imzasını taşıyan belgede, şubelerde oluşan nakit varlıkların “Kaynakların etkin ve verimli yönetilmesi adına” faizsiz yatırım fonlarına aktarılabileceği ifade edildi.
Yazıda, söz konusu fonların rekabetçi getiri sağladığı vurgulanarak şubelerin bu yönde değerlendirme yapması önerildi. Belgenin kaleme alındığı dönemde İstanbul Müftüsü ve Diyanet Vakfı İstanbul Şube Başkanı olarak görev yapan Safi Arpaguş’a da bu talimatın ulaştığı teyit edildi. Arpaguş’un şube başkanlığı döneminde fona ne miktarında para yatırıldığı ise henüz netlik kazanmadı.
Yönetim değişikliği ve görevden almalar
Belgenin tarihlendiği Nisan 2025’ten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nda köklü bir değişim yaşandı. Görev süresi dolan Ali Erbaş’ın yerine Safi Arpaguş atandı. 18 Eylül 2025 itibarıyla başlayan yeni dönemde de vakıf tarafından faizsiz yatırım fonlarına para yatırılmaya devam edildiği iddia edildi. Ancak konunun kamuoyunda infial yaratmasının ardından Arpaguş’un talimatıyla fondan çıkış süreci başlatıldı.
Başkanlık kaynakları, işlemin doğruluğuna inanılıyorsa neden ani bir şekilde fondan çıkıldığını sorgularken, görevden alınan Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan’ın “Duyulursa kimseye izah edemeyiz” şeklinde bir ifade kullandığı öne sürüldü. Gazze bağışlarının da bu fona yatırıldığı yönündeki iddiaların basına yansımasından iki gün sonra Diyanet Vakfı Genel Müdürü ve iki yardımcısı görevlerinden alındı.
Mütevelli Heyeti Başkanı Safi Arpaguş’un imzasıyla gerçekleşen bu görev sonlandırmaları, Arpaguş’un kendisinin de istifa edebileceği veya görevden alınabileceği spekülasyonlarını beraberinde getirdi. Bir yıl boyunca fon uygulamasına göz yumulduğu gerekçesiyle eleştiriler artarken, Diyanet Vakfı yetkilileri görevden almaların fon tartışmalarıyla ilgisi olmadığını savundu.
Vakıf yetkilileri, fona girip çıkan toplam tutarın ve elde edilen kar miktarının tam olarak bilinmediğini belirtse de herhangi bir zarar edilmediğini iddia etti. Konuyla ilgili toplam para hareketliliğinin netleşmesi için incelemeler sürüyor.

Vakıftan asılsız iddia açıklaması
Yaşanan gelişmeler üzerine Türkiye Diyanet Vakfı’ndan resmi bir açıklama yapıldı. Vakıf, basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek hukuki süreç başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, vakfın nakit varlıklarının bir kısmının faizsiz finans ilkelerine uygun olarak TLK kodlu bir katılım fonunda değerlendirildiği doğrulandı.
Ancak vakıf, fon krizleri ve tasfiye haberleri nedeniyle kaynakların büyük değer kaybına uğradığı veya zararla karşı karşıya kaldığı yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu vurguladı. Sürecin yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, fondaki varlıkların kontrollü ve kademeli bir şekilde çekilmeye başlandığı ifade edildi.