OpenAI tarafından tanıtılan GPT-6 Astra modelinin, daha önce tespit edilmemiş güvenlik zafiyetlerini keşfedip bunları kullanma yöntemleri geliştirebilmesi, siber tehditlerin boyutunu değiştirdi. Dijital Dönüşüm ve Siber Güvenlik Derneği (DDSGD) Başkanı Taner Çıtak, konuya ilişkin hazırladığı çalışmada bu gelişmenin yarattığı riskleri masaya yatırdı.
Çıtak’ın “Sıfırıncı Gün Açığını Bulan Yapay Zekâ: GPT-6 Astra ve Çift Kullanımın Gölgesindeki Tehlike” başlıklı analizinde, teknolojinin sanılandan çok daha ciddi bir siber savaş aracına dönüştüğü vurgulandı. Çalışmaya göre sistemler, ele geçirilen işlem kapasitesini bir akıl yürütme motoru olarak kullanarak hedef taraması yapıyor ve istismar kodları üretiyor.
Saldırı yöntemleri de yapay zeka tarafından geliştiriliyor
Tespit edilen güvenlik açıklarının sadece bulunmakla kalmayıp, bu açıklar üzerinden saldırı senaryolarının da otomatik olarak kurgulanabildiği belirtiliyor. Çıtak, durumu şu sözlerle özetledi:
“Güvenlik açığını bulma yanında, buna saldırıyı da gerçekleştirme yeteneği var.”
Örnek vakalarda, otonom bir yapay zeka ajanının dört otomatik adımın ardından bir veritabanını iki dakikadan kısa sürede dışarı aktardığı gözlemlendi. Saldırganların bu güce erişmek için çalınmış bulut kimlik bilgilerini kullandığı, tarayıcılarda kayıtlı parolaları çalan bilgi hırsızlarının ise yaygın giriş noktalarından biri olduğu kaydedildi.
Türkiye’nin izlemesi gereken yol haritası
Gelişen tehditlere karşı Türkiye’nin hazırlık seviyesini artırması gerektiğini belirten DDSGD Başkanı Taner Çıtak, kurumlar ve bireyler için alınması gereken önlemleri sıraladı. Çıtak, çözüm önerilerini şu şekilde dile getirdi:
“Kurumların yapay zekâ destekli savunma çözümlerine yatırım yapması, güvenlik açıklarını gecikmeden kapatan bir yama disiplinini kurumsallaştırması, bulut kimlik bilgilerini ve erişim anahtarlarını titizlikle koruması ve en önemlisi, çalışan farkındalığını sürekli canlı tutması gerekiyor.”