weather
19°
Gerçek Haberci Gündem TBMM İzleme Komisyonu için üye sayısı tartışması: AK Parti dar yapı, DEM Parti tam yetki istiyor

TBMM İzleme Komisyonu için üye sayısı tartışması: AK Parti dar yapı, DEM Parti tam yetki istiyor

AK Parti 15-20 üyeli dar kapsamlı bir komisyon önerirken, DEM Parti Meclis'in sürece "üçüncü göz" olması için 17-23 üyeli ve geniş yetkili bir yapı talep ediyor.

4 Dakika
Okunma Süresi
TBMM İzleme Komisyonu için üye sayısı tartışması: AK Parti dar yapı, DEM Parti tam yetki istiyor

Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulması planlanan İzleme Komisyonu'nun yapısına ilişkin siyasi partiler arasındaki görüş ayrılıkları netleşmeye başladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un önümüzdeki günlerde mecliste grubu bulunan partileri ziyaret ederek müzakerelere zemin hazırlaması beklenirken, iktidar ve muhalefet kanatları komisyonun yetki alanı ve üye sayısı konusunda farklı modeller sunuyor.

Süreçte sahada silah bırakma adımlarının teyit edilmesi amacıyla oluşturulacak komisyonun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ile irtibatlı çalışması öngörülüyor. Bu kapsamda Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), daha önce kurulan 51 kişilik geniş katılımlı yapılar yerine, sürecin hızlı ve etkin yönetilebilmesi adına 15, 17 veya 20 üyeden oluşan daha dar kapsamlı bir komisyon modeli önerdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ise komisyonun sadece teknik bir izleme birimi olmaktan çıkıp, toplumu bilgilendirecek ve siyasetin sürece doğrudan müdahil olmasını sağlayacak tam yetkili bir mekanizma haline gelmesini istiyor. Parti yetkilileri, üye sayısının 6-7 gibi az veya 50 gibi abartılı düzeyde olmaması gerektiğini belirterek, 17-23 bandındaki üye sayısının makul olduğunu ancak asıl vurgunun yetki genişliğinde olması gerektiğini ifade ediyor.

DEM Partili bir yetkili, komisyonun işlevine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kurulacak komisyonun izleme ve saha gözlemi yapacak, rapor yazacak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulan Kurul ile yeri geldiğinde tüm taraflarla, bu süreci yürüten ilgili tüm kişilerle görüşebilecek; yasa taslağı hazırlayıp önerebilecek yetkinlikte bir komisyon olması gerektiğini düşünüyoruz. Yani 'Teknik bir komisyon kuralım, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan Kurul’dan gelsinler bu komisyonu bilgilendirsinler' şeklinde değil de toplumu da bilgilendirecek; Meclis’in, siyasetin elini taşın altına koyduğunu gösteren tam yetkili bir komisyon olmalı. Sadece silah bırakmayı izleyen, teknik bir rapor hazırlayan komisyon iş görmez. Sınırlandırıcı, çerçevesini darlaştıran bir komisyon fikrine çok uzağız ve kapalıyız. Meclis aslında bir 'üçüncü göz' işlevi görebilir, toplum adına, süreci yürütmek açısından. Şu anda bu süreci devletin güvenlik birimleriyle, Öcalan yürütüyor. Üçüncü bir göz yok. Bu sürece toplum, siyaset adına müdahil olacak, bu süreci siyaset adına denetleyecek, yeri geldiğinde koordine edecek, yeri geldiğinde geri bildirim yapacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Biz bunun Meclis’te kurulacak İzleme Komisyonu olması gerektiğini düşünüyoruz. Meclis’te bir komisyon kurulması gerektiğini çok önceden de söylemiştik. Hatta komisyonun içine sivil toplumun da dahil edileceği, alt mekanizmalar da olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu komisyonun insan hakları örgütleriyle, barolarla görüşüp onların görüşlerini alabileceği dinamik bir yapıda olmasını istiyoruz.”

Sahadaki gelişmeler ve siyasi temaslar

Çerçeve yasanın kabulünün ardından Irak'ın kuzeyindeki Metina bölgesinde bazı mağaraların boşaltıldığı ve silahların devlet kurumlarına devredildiğine dair açıklamalar yapılırken, siyasi partiler arasında süreç hızlandırma çabaları sürüyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Millî Güvenlik Kurulu'nun (MGK) kasım ayındaki toplantısına işaret ederek, sahadan gelen bilgilere göre PKK'nin 27 Kasım'a kadar silah bırakmada önemli bir aşamayı tamamlayacağını kaydetti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da sürecin ilerlediğini belirterek, "Türkiye’nin içinde terör örgütünün tek bir elemanının kalmadığını" ifade etti. Kurtulmuş, mağaraların boşaltılması ve silahların terk edilmesi sürecinin devam ettiğini vurgulayarak, "Önümüzdeki günlerde TBMM bünyesinde grubu olan partilerin tamamının katılımını sağlayacak bir teklifle yeni bir İzleme Kurulu da TBMM'de oluşturacağız" dedi.

Bu arada İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, 3 Ekim 2026 tarihinde önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile daha sonra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüştü. Heyet, bu görüşmelerin ardından AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala, Grup Başkanı Abdullah Güler ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile de bir araya gelerek komisyonun üye sayısı ve yetkileri konusundaki görüşlerini paylaştı.

Yasadan yararlanacak kişi sayısı ve Öcalan'ın rolü

Siyasi partilerin yaptığı incelemelere göre, cezaevlerinde bulunan 2 bin ila 3 bin arasında hükümlü ve tutuklunun yasadan yararlanabileceği öngörülüyor. Ağırlaştırılmış müebbet ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hükümlü yaklaşık 900 kişi ile örgüt yöneticisi olduğu belirtilen 230 kişinin kapsam dışında kalacağı ifade ediliyor.

Öte yandan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü, İmralı’da bulunan kişinin de hakkıdır" açıklaması sonrası Abdullah Öcalan'ın süreçteki rolüne ilişkin tartışmalar devam ediyor. DEM Parti, Öcalan'ın yer alacağı bir "Barış ve Siyasallaşma Kurulu"nun ilan edilmesini ve İmralı'ya ziyaretlerde bulunmasını talep ederken, AKP çevrelerinden Öcalan'ın zaten fiilen sürecin önemli bir pozisyonunda olduğu ve özel bir tanımlamaya ihtiyaç duyulmadığı yönünde görüşler dile getiriliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız