weather
26°
Gerçek Haberci Gündem Fidan: İran’a saldırı savaşı yaygınlaştırır, diplomasi tek yol

Fidan: İran’a saldırı savaşı yaygınlaştırır, diplomasi tek yol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’daki sekiz ülkenin katılımıyla yapılan toplantıda Körfez ve Ukrayna’da ateşkes çağrısı yaparak askeri müdahaleye karşı ortak duruş sergilendiğini duyurdu.

6 Dakika
Okunma Süresi
Fidan: İran’a saldırı savaşı yaygınlaştırır, diplomasi tek yol

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan oluşan Bölgesel Dörtlü (R4) ile İngiltere, Almanya ve Fransa’yı kapsayan Avrupa Üçlüsü’nün (E3) İtalya’nın da eklenmesiyle gerçekleştirdiği dışişleri bakanları toplantısı İstanbul’da tamamlandı. Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel enerji ve gıda arzını tehdit eden krizlerin çözümünde diplomasinin önceliklendirilmesi konusunda katılımcılar arasında tam mutabakat sağlandığını açıkladı.

Toplantıda Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, Babülmendep’teki geçiş sorunları ve Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğinin yok denecek seviyeye inmesinin dünya piyasaları üzerindeki yıkıcı etkileri masaya yatırıldı. Fidan, bu durumun vatandaşlar ve finans sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirterek, sorumluluk sahibi devletlerin barışçıl çözümler arayışında olması gerektiğini vurguladı.

Bölgesel ve küresel risklerin değerlendirildiği görüşmede, savaşın daha fazla yayılmasının önlenmesi amacıyla ortak bir pozisyon belirlendi. Fidan, katılımcı ülkelerin tutumunu şu sözlerle aktardı:

“Bütün ülkeler diplomasinin, diyaloğun tek yol olduğu konusunda hemfikirler. Tabii bu önemli. Bu mesajı bütün taraflara aynı şekliyle iletme kararı aldık. Özellikle İran’a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının gerçekten bölgedeki savaş ve çatışmayı tekrar yaygınlaştırmaya yol açacağı konusunda hemfikiriz. Bunun yerine diyaloğu, diplomasiyi tercih etmenin en doğru yol olduğu konusunda hemen hemen bir fikir birliği sağladık.”

Askeri müdahale çözüm değil, diyalom öncelikli

Körfez’deki gerilimin diplomatik yollarla çözülmesine ilişkin somut adımlar ve süreçteki umut verici gelişmeler hakkında konuşan Fidan, mevcut durumda hem savaş hem de diplomasi için alan bulunduğunu ancak uluslararası aktörlerin tutumunun belirleyici olacağını ifade etti. Masadaki ülkelerin ortak mesajının savaşın yayılmasını engellemek olduğunu belirten Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı’nın acilen açılması gerektiğini ancak buna ulaşırken yıkımı önleyecek parametrelerin konuşulduğunu söyledi.

Fidan, İran’a yönelik olası bir askeri operasyona ilişkin net bir tavır koyarak şunları kaydetti:

“Tabii ki Hürmüz Boğazı’nın bir an önce açılması gerekiyor. Piyasalara olan negatif etkisinin artık ortadan kalkması lazım. Ama dediğim gibi İran’a da yapılacak askeri bir müdahale hiçbir şekilde çözüm değil. Bunu hiç kimse şu anda onaylamıyor. Onun yerine diplomasinin en iyi yol olduğu konusunda Türkiye’nin görüşü vardı zaten. O görüş diğer ülkeler tarafından da paylaşılıyor; paylaşılmakla da kalmıyor, aynı zamanda savunuluyor.”

R4 ve E3 formatlarının birleşmesinin arkasındaki stratejiyi açıklayan Fidan, platformun gayriresmi ve esnek yapısının serbest fikir alışverişine olanak tanıdığını belirtti. Orta Doğu ve Avrupa’nın birbirinden bağımsız hareket edemeyeceği bir coğrafyada yaşadıklarını hatırlatan Fidan, Ukrayna’daki tahıl krizinin Mısır’ı, Hürmüz’deki tıkanıklığın ise Avrupa’yı doğrudan etkilediğini örnek gösterdi. Bu iki bölgesel grubun yan yana çalışmasının doğal bir sonuç olduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye’nin bu geçiş noktasındaki rolüne dikkat çekti.

İsrail’deki siyasi retoriğe tepki

İsrail’de seçimler öncesinde Türkiye’ye yönelik sert ifadeler kullanılması ve İran benzetmeleri yapılmasına ilişkin soruları değerlendiren Fidan, bu tür söylemleri siyasi ucuzculuk olarak nitelendirdi. Türkiye’nin şeytanlaştırılarak oy toplama çabalarının ciddiye alınacak bir tarafı olmadığını belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“Değerli arkadaşlar, seçimlere giderken İsrail’de yapılan retoriklerde Türkiye’nin kullanılması meselesini biz kategorik olarak reddediyoruz. Yani buradaki siyasal ucuzculuğun, Türkiye’yi yererek, şeytanlaştırarak birtakım siyasal radikal partilerin tabanda oy toplama çabalarını da açıkçası ucuz bir siyasi hamle olarak görüyoruz. Bunu da çok ciddiye alacak bir tarafı yok.”

Ukrayna’da ateşkes veya ticari istisna talebi

Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz’deki ticari gemi geçişlerine ilişkin mutabakat imkanlarını da değerlendiren Fidan, katılımcıların öncelikli beklentisinin Ukrayna’da acil ateşkes ve barış anlaşması olduğunu bildirdi. Ancak bunun sağlanamaması durumunda en azından enerji ve tahıl taşımacılığı için bir istisna tanınması gerektiği yönünde talep oluştuğunu aktaran Fidan, Türkiye’nin bu konudaki girişimlerini masadaki heyetlerle paylaştığını dile getirdi.

Fidan, iki buçuk yıl önce hayata geçirilen tahıl koridoru modeline atıfta bulunarak, taraflar birbirleriyle savaşırken bile uluslararası piyasaların korunması gerektiğini savundu. Mevcut durumda Rusya ve Ukrayna’daki tahılın dünya piyasalarına çıkarılması için çeşitli teklif ve görüşlerin ilgili taraflarla konuşulduğunu belirten Bakan Fidan, süreci şöyle özetledi:

“Yani ya savaş dursun, durmuyorsa enerji ve tahıl konusunda bir istisna getirilsin taraflar tarafından. Biliyorsunuz iki buçuk yıl önce Türkiye bunu mümkün kılmıştı. Yani iki ülke birbirini yok edesiye aslında savaşırken bari uluslararası piyasalar ve diğer ülkeler aynı şekilde etkilenmesin durumu var. Umarım bir an önce ateşkes gelir, barış gelir, bu sıkıntı da kökten çözülür. Ama şu anda cari meselemiz, biz Ukrayna’da ve Rusya’da şu anda bulunan tahılı nasıl dünya piyasalarına çıkartacağız? Bunun için neler yapabiliriz? Bazı teklifler var, görüşler var, tartışmalar var. Onu ilgili taraflarla konuşuyoruz arkadaşlar.”

Libya’da birleşme için iyi haber yakında

Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakat zaptını kabul etmesine yönelik tepkileri ve Yunanistan’ın Avrupa Birliği nezdindeki girişimlerini de yorumlayan Fidan, yedi yıl sonra hukuken yürürlükte olan bir anlaşmanın meclis onayı almasının abartılı bir siyasi gürültü malzemesi yapıldığını söyledi. Mısır’ın endişelerinin giderilmesi için Türkiye, İtalya ve Mısır arasında üçlü görüşmelerin yapılabileceğini belirten Fidan, yapıcı yaklaşımlardan yana olduklarını ifade etti.

Libya’nın doğusu ve batısı arasındaki siyasi birlikteliğin kalıcı hale gelmesi için uygun zamanın geldiğini vurgulayan Fidan, askeri yapıların milli ordu çatısı altında birleştirilmesi çalışmalarının sürdüğünü anlattı. Süreçle ilgili yakın gelecekte paylaşılacak müjdevi bir gelişme olduğunu ima eden Fidan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diğer taraftan doğudaki ve batıdaki birleşmenin artık kalıcı olarak sağlanması için bir olgun zamana gelmiş durumdayız. Bunun için uluslararası toplumdaki bazı aktörlerin yürüttüğü çalışmalar var, Türkiye’nin yürüttüğü çalışmalar var. Bu çalışmalar hem siyasal bütünlüğün sağlanması hem de buna bağlı başta askeri konular olmak üzere… Biliyorsunuz her iki tarafın da askeri yapısı var. Bu yapıların millî bir ordu altında bir araya gelmesi gerekiyor. Madem bir ülke bütünleşmesi olacak, bunun en önemli ayaklarından biri de her iki tarafın ayrı ayrı kontrol ettiği askeri unsurlar nasıl bir çatı altında bir araya gelecekler? İnşallah yakında da Türkiye olarak buna çok iyi bir haber vereceğimizi duyacaksınız. Ben şimdilik bunu söylemekle yetinmiş olayım.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız