YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın siyaseti kontrol altında tutma çabalarına karşı 31 Mart yerel seçimlerinde halkın direndiğini belirtti. Emre, seçimin ardından başlayan hukuki süreçleri ve "mutlak butlan" tartışmalarını değerlendirerek, bu uygulamaların demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine zarar verdiğini savundu.
Kongrede ayrıca YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da kürsüye çıkarak partisine yönelik siyasi baskıları ve yargı süreçlerini eleştirdi. Eski Bakan Fatma Betül Kaya hakkında da çarpıcı iddialarda bulunan Ağbaba, yargıda uygulanan çifte standartlara dikkat çekti. Kongrenin sonunda yapılan seçimde il başkanlığına tek aday olarak giren Basri İlhan göreve seçildi.
Zeynel Emre, konuşmasında siyasi atmosferi ve seçim sonuçlarının ardından yaşananları şu sözlerle anlattı:
“İstendi ki Türkiye’deki siyaset tamamen göstermelik, kontrollü, sarayın dizayn ettiği bir şekilde ilerlesin. Biz hep birlikte sizlerden aldığımız güçle, vatandaştan aldığımız güçle buna çomak soktuk. 31 Mart’ta Türkiye’nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaşadığı yerlerde, yüzde 70’e yakın nüfusun yaşadığı yerlerde yerel iktidarı elde ettik. Ve ondan sonra o güne kadar olmayan bir mutlak butlan tartışması başladı.”
Emre'den 'butlan' tartışmalarına hukuki tepki
Siyasi partilerin kongrelerine yönelik hukuki itirazları değerlendiren Emre, 22 yıllık hukukçu kimliğiyle bu tartışmaların hukuken dayanaksız olduğunu vurguladı. Emre, konuya ilişkin şunları söyledi:
“22 yıllık hukukçu olarak söyleyeyim, siyasi partilerin kongrelerinde mutlak butlan diye bir saçmalık yoktur. Bu tartışmalar sürdüğü vakit Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel dedi ki, ‘Bu mutlak butlan konusunda ne diyorsun? Böyle iddialar var.’ Dedim hukukta mutlak butlan kurucu unsur yokluğudur. Nasıl yani? İşte Medeni Kanun’a göre evlenmek için bir kadınla bir erkeğin olması lazım. İki erkek evlenirse 30 yıl sonra ortaya çıksa butlandır, yok hükmünde. Partilerde falan bu yok.”
Partilerinin oy oranındaki yükselişin ardından bu tür hukuki engellemelerin gündeme getirildiğini öne süren Emre, anket verilerine işaret ederek şunları kaydetti:
“Bakın, butlan kararı geldiği gün önündeki ankette bizim oyumuz yüzde 35’ti. Ne demek bu? Tek başına neredeyse 300 milletvekili demek. Cumhurbaşkanlığı seçimini ayrı konuşuruz. Tek başına neredeyse 300 milletvekili. İşte öyle düğmeye basıldı. İçimizdeki işbirlikçilerle birlikte saray butlan ittifakı karşımıza çıktı”
AK Parti iktidarının 25 yıllık sürecini ekonomi, eğitim ve toplumsal barış açısından değerlendiren Emre, verilen vaatlerin yerine getirilmediğini ifade etti. Emre, iktidara yönelik eleştirilerini şöyle dile getirdi:
“Bugün bakın, AK Parti iktidarı var karşımızda. Hani birkaç sene olsa işte çeşitli bahanelere sığınabilirsin. Çeyrek asır. Demişsin ki bana yetki ver ey halkım, ben seni refaha yükselteceğim, eğitim seviyesini yükselteceğim, toplumsal barışı geliştireceğim, kutuplaşmayı kıracağım, dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisine sokacağım, değil mi? Geldiğimiz noktada kendi vatandaşını dolandıran bir siyasi organizasyon var karşımızda. Kendi vatandaşı.”
Seçim iradesine saygı duyulmadığını belirten Emre, belediyelere yönelik uygulamaları sert bir dille eleştirdi:
“Siz yereldeki iradeyi tanımıyorsunuz, sandığı. Sandığı ne zaman tanıyorsunuz? Ben kazanırsam diyor. Ben kaybedersem yok. Ya iptal ediyor ya tutukluyor. Ya iptal ediyor, tekrarlıyor. Onu da yaşadık. Ya tutukluyor ya baskı yapıp bana geçiriyor. Bazen de canı isterse kayyum atıyor. Kayyum atıyor.”
Esenyurt kayyımı iddiası: 'Evi kasa yapmış'
Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyım hakkında ciddi suçlamalarda bulunan Zeynel Emre, yolsuzluk operasyonlarına değinerek dikkat çeken detaylar paylaştı. Emre, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Bir buçuk yıldır bize yolsuzluk, hırsızlık, bilmem ne iddialarıyla örgüt kurdular. Bunlar fona para topluyor iddialarıyla operasyonlar yapıp durdular. Yüzlerce arkadaşımız tutuklandı, cezaevlerinde. Bakın Esenyurt’ta atadıkları kayyum öyle bir yolsuzluk yapmış ki bir ev tutmuş. Evde kimse oturmuyor. Kasalar koymuş. İçine paralar doldurmuş. Evi kasa ev yapmış. Eve baskın yaptılar, hani para kullanıyor diyorlardı ya, kule gibi para çıktı, dolar. Milyonlarca dolar, tam sayı bilmiyoruz. Çıkacak ortaya.”
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını eleştiren Emre, ülkenin gidişatından duyduğu endişeyi şu sözlerle aktardı:
“Bu ülkede yapmadıkları kötülük kalmadı. Ama ağızlarından bir demokrasi, milli birlik, kardeşlik vesaire sözü düşmüyor. Ya Allah aşkına hatırlayın, çeyrek yüzyıl önce eski Türkiye’de Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmaması diye bir şey var mıydı? AYM kararının uygulanmaması diye bir şey var mıydı? Yani Türkiye’yi koşar adım karanlığa götüren bir yapıyla karşı karşıyayız”
Konuşmasının sonunda partililere seslenen Emre, “Burada kendi Lale Devri’ni yaşayanlar, bunları uzatmak için çabalayanlar, Büyük Orta Doğu Projesi’ne eş başkanlık yapanlara karşı büyük bir mücadeleye var mısınız değerli arkadaşlar” diye sordu.
Veli Ağbaba: 'Ne bedel ödüyorsak Malatya için ödedik'
Kongrede söz alan YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise kendisine ve partisine yönelik operasyonlara tepki gösterdi. Ağbaba, Malatyalıları mahcup edecek bir durumun içinde olmadıklarını belirterek şunları söyledi:
“Biliyorsunuz hem partimiz üzerine hem de bizim şahsen kişisel olarak üzerimize oynanan oyunları biliyorsunuz. Şunu söyleyeyim, ne bir partilimin ne bir Malatyalının yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadım, bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysak Malatya için yaptık. Ne bedel ödüyorsak da Malatya için bedel ödedik, ödemeye de devam edeceğiz.”
Yaşanan siyasi ve hukuki süreçlerin 31 Mart seçimleri ve subsequent kurultay değişimiyle başladığını savunan Ağbaba, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Biz 31 Mart’ta ne yaşıyorsak 31 Mart’tan dolayı yaşıyoruz. Ne yaşıyorsak 4-5 Kasım kurultayındaki değişimden dolayı yaşıyoruz. 31 Mart’ta ilk kez AK Parti kurulduğundan beri ikinci parti oldu. İlk kez bir seçim yenilgisini tattı. Ne olduysa ondan sonra oldu.Yine yargı iş birliğiyle AK Parti-yargı işbirliğiyle maalesef içimizdeki bazı değişimi hazmedemeyenler, geçmişte görev yapmış insanların da işbirliğiyle partiye bir muhtıra atandı. Ondan sonra milletin söylediği gibi, halkın söylediği gibi yeni bir yola çıktık. İsmini sizler koydunuz, millet koydu, Yeni Parti. Bu yola hep beraber çıktık. Nasıl ki 31 Mart’ta hem Malatya’da hem Türkiye’de bir ittifak kurduysak, bugün de o ittifakı tüm Malatya’ya yansıtacağız.”
Eski Bakan Fatma Betül Kaya’yı örnek vererek yargıdaki çifte standartlara dikkat çeken Ağbaba, iddialarını şu sözlerle sürdürdü:
“Geçmişte bakanlık yapmış, devlet bursuyla, İBB’nin bursuyla Amerika’da okumuş bir hanımefendinin, Fatma Betül Kaya’nın cebinden 2 milyar 200 milyon TL çıkıyor. Bu 2 milyar 200 milyonun ne olduğunu siz bilemezsiniz, tahayyül edemezsiniz. Ömrünüzde ne görürsünüz ne de görebileceksiniz. Bir taraftan sahte ihbar mektuplarıyla, gizli tanıklarla cezaevine atılan insanlar, bir tarafta açık hırsızlık yaptığı halde, açık hırsızlık yaptığı halde ifadesi dahi alınmayan siyasetçiler”
İfade özgürlüğünün kısıtlandığı bir dönemden geçildiğini belirten Ağbaba, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Büyük büyük kokuşmuşluklar, büyük büyük kirlilikle karşı karşıyayız. Maalesef insanların konuşmaktan korktuğu, insanların kendini ifade etmekten korktuğu, sosyal medyada her gün yeni yasakların başladığı bir dönemi hep beraber yaşıyoruz”