weather
25°

CHP İçin Üçüncü Yol: Kırk Katır mı, Kırk Satır mı Daralmasını Aşmak

YAYINLAMA:

CHP bugün iki kişilik bir krize, iki koltuklu bir meşruiyet tartışmasına ve iki başlı bir siyasal daralmaya sıkışmış görünüyor: Bir yanda Özgür Özel’in seçilmiş ama kurumsal liderliğe dönüştürülememiş değişim iddiası; diğer yanda Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla geri dönüş ihtimali üzerinden doğan restorasyon gölgesi.

Bu tablo, halka “kırk katır mı, kırk satır mı?” sorusunu dayatıyor. Oysa CHP’nin tarihsel görevi bu ikili sıkışmayı kabul etmek değil, üçüncü bir yol açmaktır.

Bu üçüncü yol, ne Özgür Özel’in kişisel liderlik savunusudur ne de Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişe dönüş çizgisidir. Bu yol, CHP’yi kişilerin gölgesinden çıkarıp halkın iktidar umuduna dönüştürme yoludur.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP 14 büyükşehir ve 21 il belediye başkanlığı kazanarak tarihsel bir eşik yakaladı; YSK’nın kesin sonuç açıklamasında CHP’nin 30 büyükşehirden 14’ünü, 51 il belediyesinden 21’ini aldığı belirtildi. Bu sonuç, yalnız yerel başarı değil, iktidar değişimi ihtimalinin toplumsal işaretiydi.   Ancak ardından gelen normalleşme tartışmaları, adaylık gerilimleri, butlan krizi ve yedek parti söylemleri bu büyük toplumsal imkânı dar bir liderlik kavgasına sıkıştırdı.

CHP, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki meşruiyet savaşını aşmak için başka bir ismin liderliği altında, halk örgütlenmesine dayalı, iktidar hedefli, kurumsal ve programatik bir yeniden kuruluş süreci başlatmalıdır.

Bu başka isim yalnızca “üçüncü kişi” olmamalıdır. Bir üçüncü hat, bir üçüncü akıl, bir üçüncü siyasal merkez temsil etmelidir.

Bu liderlik şunları yapabilmelidir:

Geçmişi düşmanlaştırmadan aşmalı.

Mevcut yönetimi yok saymadan yetersizliğini görünür kılmalı.

İmamoğlu, Yavaş, Özel, Kılıçdaroğlu ve örgüt gerilimlerini tek kişinin kaderine bağlamadan yönetmeli.

CHP’yi mahkeme koridorlarından, iç kavgalardan ve kişisel sadakat testlerinden çıkarıp halkın sofrasına, pazarına, mahallesine, okuluna, adliyesine, tarlasına, fabrikasına götürmeli.

Peki:”Butlan Krizi Nasıl Aşılır?”

Butlan krizi hukuki bir kararın ötesinde, CHP’nin siyasal varlığına yönelmiş bir meşruiyet krizidir. Mahkemenin CHP’nin 2023 kurultayını hükümsüz sayarak Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştırması ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden göreve getirmesi be sonra CHP Genel Merkezine polis zoruyla girilmesi; Türkiye ve muhalefeti açısından ağır bir müdahaledir. 

CHP bu krize yalnız “biz haklıyız” diyerek cevap veremez. Çünkü halkın aradığı şey sadece haklılık değil, çıkış yoludur.

Bu nedenle üçüncü yolun ilk adımı şu olmalıdır:

Mahkeme meşruiyetine karşı üye meşruiyeti.

CHP, delegelerle sınırlı, dar kadro pazarlığına açık, eski-yeni ekip hesaplaşmasına sıkışmış bir kurultay yerine, üyeyi, örgütü, milletvekillerini, belediye başkanlarını ve toplumsal muhalefeti içine alan bir Kurtuluş ve İktidar Kurultayı toplamalıdır.

Bu kurultayın amacı bir kişinin koltuğunu korumak değil, CHP’nin halk iradesiyle yeniden ayağa kalktığını göstermek olmalıdır.

Üç karar aynı gün alınmalıdır:

               1.           CHP’nin mahkeme kararlarıyla teslim alınamayacağı ilan edilmeli.

               2.           Genel başkanlık ve adaylık tartışmaları üye iradesine açılmalı.

               3.           İktidar programı ve halk örgütlenmesi birlikte açıklanmalı.

Böylece butlan, yalnız hukuki savunmayla değil, siyasal meşruiyet patlamasıyla aşılır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız