weather
22°
Gerçek Haberci Gündem Pala: Sağlık sisteminde başvuru sayısı İsveç'in dört katı

Pala: Sağlık sisteminde başvuru sayısı İsveç'in dört katı

YENİ Parti Milletvekili Kayıhan Pala, Türkiye'de kişi başı hekim başvurusunun OECD ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirterek sevk sisteminin eksikliğini ve ticarileşmeyi eleştirdi.

3 Dakika
Okunma Süresi
Pala: Sağlık sisteminde başvuru sayısı İsveç'in dört katı

Kamu hastanelerindeki yoğunluk ve birinci basamak sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar, yurttaşların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor. Personel yetersizliği, altyapı sorunları ile randevu ve tetkik süreçlerindeki gecikmeler sistemin işleyişini olumsuz etkilerken, sağlık çalışanları mevcut durumun hastaları daha da yıprattığını ifade ediyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflaması, ikinci ve üçüncü basamak kuruluşlardaki yükü artırarak karmaşıklığı derinleştiriyor.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günde en az 3 milyon kişiye dokunan geniş bir sağlık sistemine sahip olduklarını belirtirken, meslek örgütleri yüksek başvuru sayılarının sistemin başarısı olarak gösterilmesine karşı çıkıyor.

YENİ Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“OECD ülkelerinde bir kişi yılda ortalama 6 kez hekime başvururken Türkiye’de nüfus daha genç olmasına rağmen neden 12-13 defa hekime başvuruyor? Nüfusu bizden çok daha yaşlı olan İsveç'te bir yurttaş ortalama yılda üç defa doktora başvuruyor. Bizde ise bunun yaklaşık dört katı bir başvuru var.”

Başvuru sayısının başarı göstergesi olamayacağını vurgulayan Pala, sistemin asıl görevinin koruyuculuk olduğunu hatırlattı. Sevk sisteminin yıllardır kurulamamasının hastane yoğunluğunun temel nedenlerinden biri olduğunu belirten Pala, etkin bir sevk zinciri oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

Ticarileşme koruyucu hizmeti geri plana itti

Sağlık hizmetlerinin ticarileşmesinin sistemin yönünü değiştirdiğini savunan Pala, gelir modelinin tedavi odaklı hale gelmesini eleştirdi. Kişinin doktor ziyaret sayısı, reçete edilen ilaç miktarı ve yapılan ameliyat veya tetkiklerle sağlık sermayesinin kazancının arttığını belirten Pala, bu durumun koruyucu sağlık hizmetlerini ikinci plana attığını söyledi.

Pala, bu yaklaşımın sadece hastane yoğunluğunu artırmakla kalmayıp bulaşıcı ve kronik hastalıklarla mücadelede de sorun yarattığını ifade etti. Boğmaca ve kızamık vakalarındaki artış ile kronik hastalıklardaki kontrol sorunlarına dikkat çeken Pala, erken tanı ve koruyucu hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ak Parti’nin Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında büyüyen sorunların, kamu hastanelerindeki erişim problemleriyle birlikte daha görünür hale geldiği belirtiliyor. Birinci basamakta çözülebilecek vakaların hastanelere yansıması, özellikle kanser, organ nakli, yoğun bakım ve kalp-damar cerrahisi gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda erişimi güçlendiriyor. Kamu hastanelerine yapılan yetersiz yatırım ve ödenek sorunları, fiziki altyapıdaki eksiklikleri büyütüyor. Vatandaşlar randevu bulmakta zorlanırken, randevu aldığında bile tahlil ve tetkik sonuçları için uzun süre beklemek durumunda kalabiliyor. Performansa dayalı ödeme sisteminin gereksiz tetkikleri artırdığı ve sağlığın piyasa ilişkileri içinde ele alınmasının erişimi ekonomik güce bağlı hale getirdiği ifade ediliyor.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Meplepçi de birinci basamağın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) fiziki koşullarının aile hekimlerinin bireysel sorumluluğuna bırakılamayacağını söyleyen Meplepçi, bu merkezlerin kamu tarafından sağlanan güvenli ve uygun binalarda hizmet vermesi gerektiğini kaydetti.

AK Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışında sağlık sistemini övdü. Eskiden ilaç ve muayene için saatlerce kuyrukta beklendiğini hatırlatan Erdoğan, 24 yılda büyük yatırımlar yapıldığını ve Türkiye’nin dünyada parmakla gösterilen bir noktaya geldiğini ileri sürdü. “Şehir hastaneleri benim hayalimdi” diyen Erdoğan, muhalefetin projeye karşı çıktığını ve vatandaşın “Yapandan Allah razı olsun” dediği hastanelerin ilk günden itibaren eleştiri oklarının hedefi olduğunu söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız