İktidara Hukuk, Muhalefete Kuşatma!
Bir siyasetçiyi susturmanın yolu, ailesinden ve en yakınındakilerden mi geçiyor artık?
Veli Ağbaba'nın çevresinde yaşananlara bakınca insan ister istemez bu soruyu soruyor.
Önce yıllardır birlikte çalıştığı şoförü tutuklandı. Ardından danışmanı cezaevine gönderildi. Yeğeni gözaltına alındı. Son olarak ağabeyi tutuklandı.
Bir insanın yalnızca siyasi mücadelesiyle değil, ailesinin ve sevdiklerinin yaşadıklarıyla da sınandığı bir tablo bu.
Elbette kimse hukukun üzerinde değildir. Ne Veli Ağbaba ne de yakınları. Ancak birbirinden farklı soruşturmalarda aynı siyasetçinin ailesinin ve yakın çevresinin peş peşe adli işlemlere konu olması, siyasi kuşatma tartışmasını kaçınılmaz kılıyor.
Üstelik mesele yalnızca Ağbaba değil.
Muhalefetin farklı isimlerinin ailelerine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına uzanan süreçlerden sayısız örnek vermek mümkün. Asıl kaygı verici olan, bu örneklerin yarın daha da çoğalabilecek olması.
Peki, aynı hukuk AKP'liler için nasıl işliyor?
AKP'li eski bir belediye başkanının da aralarında bulunduğu sanıklar, ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla açılan davada tutuksuz yargılanabildi. İktidar belediyeleri hakkında soruşturma izinleri verildiği açıklanıyor. Ancak bu soruşturmaların kaçı muhalefet belediyelerinde gördüğümüz gözaltı ve tutuklama süreçlerine dönüşüyor?
AKP'liler için tutuksuz yargılama mümkünken, muhalefet söz konusu olduğunda neden tutuklama bu kadar öne çıkıyor?
İktidar mensupları için masumiyet karinesini savunup muhalefet için aynı hassasiyeti göstermemek, hukuk devletine duyulan güveni aşındırır.
Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlarla değil, o kararlara giden yolda herkese aynı hukukun uygulanmasıyla vardır.
Bugün Veli Ağbaba'nın ağabeyi, şoförü, danışmanı ve yeğeni üzerinden tartıştığımız mesele, gerçekte Türkiye'nin nasıl bir hukuk düzenine sahip olmak istediği meselesidir.
İktidarın yakınında olmak güvence, muhalefetin yakınında olmak kaygı nedeni haline geliyorsa, orada yalnızca adalet değil, demokrasi de sorgulanır.
Ve unutulmamalıdır:
Hukuk, iktidarın dostlarını koruyup muhaliflerini kuşatmak için değil, herkesi aynı ölçüde güvence altına almak için vardır.
Aksi halde geriye adaletten çok, gücün hukuku kalır.