Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

"FETÖ Borsası"nın gizli tanığı Spil'e silahlı saldırının anlamı: Kime gözdağı?

06 Ocak 2022 - 09:21 - Güncelleme: 06 Ocak 2022 - 09:30

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, 2016/92489 sayılı soruşturma kapsamında yürüttüğü çalışmalarda, liderliğini Serkan Kurtuluş’un yaptığı örgüte 10 Mart 2017 ve 17 Mart 2017’de operasyon yaptı.
Operasyonda örgütün gerçekleştirdiği 23 eylem aydınlatıldı.
Gözaltına alınanlardan 56 kişi tutuklanarak cezaevine kondu.
AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı olarak 2011-2017 yılları arasında üç dönem görev yapan Ahmet Kurtuluş da aynı soruşturma kapsamında Mayıs 2018’de tutuklanarak cezaevine gönderilenler arasındaydı.

Ahmet Kurtuluş, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Ferhat Deniz’e 25 ve 30 Ekim ile 20 Kasım 2018’de üç ayrı ifade verdi.
Kurtuluş’un verdiği ifadede üç önemli isim geçiyordu.
Dönemin MİT İzmir Bölge Başkanı Gürbüz Yüksel, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen ve İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato.
Ahmet Kurtuluş ilk ifadesinin ardından 26 Ekim 2018’de tahliye edildi.
30 Mayıs 2019’da elektronik kelepçe ile bulunduğu evinde polis yeleği giymiş Yener Toga tarafından öldürüldü.
Toga yapılan yargılama sonunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.
İzmir Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen dava ise sürüyor.

İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2019/8 esas sayılı “FETÖ Borsası” davasının sanıklarından biri de Ahmet Kurtuluş’un şoförü Ufuk Gürbüz.
Gürbüz, Ahmet Kurtuluş’un kimi şirketlerin borç içinde devredildiği kişi.
İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 13 Mayıs 2019’da görülen celsesinde ilginç bir olay yaşandı.
Ahmet Kurtuluş’un avukatlarından Özgür Senger, “Ergenekon, Balyoz davalarında da biz bu sıkıntıyı çok yaşadık, aynı dosyanın sanığı dosyanın gizli tanığı olur mu, olursa bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak… Ufuk Gürbüz’ün şuan gizli tanık olduğunu burada herkes biliyor onu söyleyeyim…” dedi.
Böylece, 3 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “FETÖ Borsası” davasının gizli tanığı SPİL’in Ahmet Kurtuluş’un şoförü Ufuk Gürbüz olduğu ortaya çıktı.

Ufuk Gürbüz, Ahmet Kurtuluş’un çoğu ilişkisini biliyordu.
Bunların büyük bölümüne “tanıklık” yapmıştı.
O yüzden de anlattıkları süren dava için çok önemliydi.
Bu önemli “gizli tanıklıkla” ilgili ayrıntıları yazmakta yarar var.
Gürbüz, “gizli tanık” olmaya karar verdiğinde soruşturma savcısı tarafından yürütülen yasal prosedürler tamamlandığında ilginç bir gelişme yaşandı.
Kilit altında tutulması gereken evraklar, bu konuya bakan savcıya gönderildi.
Kimdi bu savcı?
Okan Bato.
Yani Ufuk Gürbüz’ün, ardından Ahmet Kurtuluş’un verdiği ifadelerde adı geçen ve “FETÖ Borsası” içinde yer aldığı iddia edilen savcıya, gizli tanığın bütün bilgileri emanet ediliyordu.

İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2019/8 esas sayılı “FETÖ Borsası” davası sürerken, geçtiğimiz günlerde yeni bir gelişme yaşandı.
Ufuk Gürbüz, 26 Aralık 2021’de, bir arkadaşı ile gittiği İzmir Çiğli’deki restorandan çıktıktan sonra silahlı saldırıya uğradı.
Polis kayıtlarına göre, Ufuk Gürbüz’ün kullandığı araca iki kişinin bulunduğu motordan seyir halinde iken ateş açıldı.
Silahtan çıkan mermiler, Gürbüz’ün aracının arka kapı ve camına isabet ederken, kafalarında kask bulunan iki saldırgan olay motosiklet ile olay yerinden kaçtı.
Yazıyı kaleme aldığım saate kadar saldırganların yakalanmamış olduğunu ve soruşturmanın sürdüğünü belirteyim.

Olaydan sonra Ufuk Gürbüz ile görüştüm.
Aracına yönelik saldırının çok farkında olmadığını, yanında bulunan arkadaşının uyarısı ile aracını yavaşlattıktan sonra arka camın kırıldığını fark ettiğini, plakasız profesyonel motor üzerindeki iki kişinin de hızla olay yerinden kaçtığını söyleyen Gürbüz, polisin olay yerine gelmesinden sonra yapılan araştırmada aracının arka kısmında bulunan mermi çekirdeğinin 9 milimetrelik bir silahtan çıktığının belirlendiğini anlattı.

Ufuk Gürbüz’e yönelik böylesine bir saldırı aslında çok önemli.
Öncelikle Gürbüz, halen “gizli tanık olduğu için” devlet tarafından verilmiş resmi polis koruması var.
Peki koruma yanında değil miydi?
Gürbüz bu konuyu da “Polis arkadaş o gün izinliydi. Doğal olarak haftada belli bir gün dinlenmesi gerekiyor. O da bir insan” diye yanıtladı.
Saldırı için özellikle Ufuk Gürbüz’ün koruma polisinin izin yaptığı günün seçilmiş olması acaba tesadüf mü?
Yoksa birileri bilgi mi sızdırdı?

Ufuk Gürbüz’e böyle bir saldırıya uğramış olmasının kendince nedenini sordum.
“Kimse ile özel bir husumetim yok. Tahminimce İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verdiğim ifadelerle ilgili diye düşünüyorum. Kimseden korkum yok. Allah’ın verdiği canı bir tek o alır” dedi.
Önemli bir tespit.
Çünkü Ahmet Kurtuluş’un silahlı saldırı sonucu öldürüldüğü düşünülürse, davada en önemli canlı tanık artık Ufuk Gürbüz.
Gürbüz’ün ortadan kaldırılması ya da tanıklıktan vazgeçmesi halinde dava çöker demek hiç de yanlış olmaz.
O zaman “FETÖ Borsası halen aktif” tespitini yapsak yanlış değil.
Demek ki “birileri” bu dosyanın kapanması için bugün bile çabalıyor.
Kim ya da kimler olabilir?

Gelelim bence çok önemli bir başka gelişmeye.
Ufuk Gürbüz’e yapılan silahlı saldırıyı araştırırken bazı kulis bilgilerine ulaştım.
“FETÖ Borsası” davasında ismi geçen başta İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato olmak üzere, onunla yakın olduğu kimi isimler İzmir dışına tayin edilince İzmir Adliyesi’nde hava önemli ölçüde değişmiş.
Özellikle de İzmir Cumhuriyet Başsavcısı olarak göreve başlayan Mustafa Öztürk’ün “geçmişte yaşananları ayrıntılarıyla bilmesinden kaynaklı” pek çok soruşturmanın “hukuk” açısından yoluna girdiği aktarıldı.
Bu havanın başta “FETÖ Borsası” davası olmak üzere, bağlantılı pek çok dava ve soruşturmayı olumlu yönde etkilediği görüştüğüm hukukçular tarafından özellikle vurgulandı.

İzmir ve Türkiye’yi “etkileyen” böylesine bir davanın “hukuk” aracılığı ile ortaya çıkarılmasını ve suçluların gerekli cezaları almasına yönelik çabalar sevindirici.
Ufuk Gürbüz’e düzenlenen silahlı saldırı sadece ona değil, soruşturmaları “doğru” yapan hukukçulara da gözdağı amacı taşıyabilir.
O yüzden Ufuk Gürbüz’e saldıranlar bir an önce yakalanmalıdır.
Yakalananlar belki de büyük bir yumağın ucu olabilir.
Kaçırmamak gerekir…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar