Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

Peker'in anlat(ma)dıkları: Kocaeli'nde öldürülen Kaan Şensoy ile nasıl bir ilişkisi vardı?

12 Ağustos 2021 - 11:08

“Şeytan ayrıntıda gizlidir” derler büyüklerimiz.
Gerçekten de zaman zaman ayrıntılar, asıl konunun yanında gelip geçer.
Fark ettiğimizde anlarız önemini.
Böyle bir ayrıntıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

“Suç örgütü lideri” olmak suçlamasıyla hakkında soruşturma yürütülen, bu yüzden de yurt dışına çıkan Sedat Peker, önce videoları, ardından da Twitter mesajları ile hayatımıza girdi.
Zaman zaman, bildiğimiz ama detayları hakkında bilgi sahibi olmadığımız konularda ilginç veriler yayınlıyor.
Şimdiye kadar açıkladığı pek çok olay doğru çıktı.
Henüz açılan bir soruşturma yok.
Pek açılacağa da benzemiyor çünkü konular bir biçimde “iktidara” dokunuyor.

Sedat Peker’in açıkladıkları üzerinden tartışmalar sürüyor.
Peki Peker bildiği her şeyi açıklıyor mu?
Açıklamadığı yönünde fikirler var ve bunu “kendini korumak” olarak yorumluyorlar.
Bence, açıklamadıkları sadece korunmak amaçla değil, bilerek yapılıyor.
Sedat Peker’in anlattıkları konusunda zaten yeterince konuşan, yazan çizen var.
Gelin anlatmadıklarına bakalım.

Sedat Peker 12 Mayıs 2021’de dördüncü videosunu yayınladı.
Videonun sonuna doğru (51. dakikasından sonra) kendisi için çıkartılan arama kararı ile ilgili dosyadan söz etti.
Peker şöyle diyordu: “Beni aldıkları dosyada telefon dinlemeleri neyden ibaret biliyor musunuz? Ben cezaevinden çıkınca Ekşi’lerden (rahmetli arkadaşımın abisi) ona bir para verdim işte iş yapacağım. 1 milyon 150 bin dolar… O da bir arkadaşıyla işe giriyor, iş batıyor. Ben de dedim ki, ‘Kardeşim benim öyle çöpe atacak param yok! Ben paramı isterim. O da dedi ki (abi benim param yok, şu şu dosyalarda alacak var dedi. Alacağımı sana temlik edeyim) dedi. Dedim ki tamam, garantiye alalım. 300-500 milyon Benli’lerden. Malatyalılar herhalde. Döviz o bu, hileli iflas.
Bundan daha çok alacağı varmış. Ben biriyle diyalog kurmak istediğimde eşraftan birine söylersin. Ben de Gebzespor’un başkanına söyledim. Bu arkadaşa söyler misin, bir ziyaretime gelin. Geldiler, işte beyefendi iflas etti dediler. Kardeşim ben iflas miflas anlamam. Cezaevinden yeni çıktım. Çöpe atacak paramız yok, ben paramı alırım dedim. Sonra bu arkadaşı yolcu ettik.
Gitti, çay ikram ettik konuştuk, daha hiçbir şey yok. Sonra bu arkadaş şikâyet etmiş. Şikâyet dilekçesi vermiş benimle ilgili. 10 tane kaleşnikoflu adam, işte diyor, ben Karslı Mustafa diye birine para verdim 1 milyon TL Sedat Peker’e getirmesi için. Sonra Karslı Mustafa 4 ay sonra buna parayı getirince bu sefer de dilekçe veriyor. Ben paramı geri aldım, Benim Sedat Peker ile bir şeyim yok. Ama ben Karslı Mustafa ile hiç görüşmedim. Ne telefon ne bir şey hiçbir şey yok. 3 sene bu olayla ilgili telefonlarımı dinlediler. Farz edelim ben kendimi paramı ondan zorla alsam, kanunda karşılığı ilahı hak.
Kendi parasını zor kullanarak almak 1 sene ile 3 sene arası. Zaten tutuklamaya değer bir konu değil. Ayrıyeten suç örgütü tanımına uyan bir konu ya da suçlama değil. Bundan yola çıkıp binlerce kişiyi dinlediniz. Sadece bu konuyla ilgili ismi geçenleri tutukladılar biliyor musunuz?
Bana suç örgütü olmayı kabul ettiremezsiniz. Sizsiniz lan suç örgütü. Ben bu konuyla ilgili Ercan Ekşi’ye para veriyorum ya Ercan Ekşi’nin tanıdığı varmış, onun da tanıdıkları varmış, İzmit’ten onları gözaltına alıyorlar. Sedat Peker’i tanıyor musun, yok, telefon konuşman var mı yok, bir işin var mı yok, bizim çetenin üyeleri. Bunlar da biriyle dövüşmüş orada.”

Dinleyip geçtiğimiz bir ayrıntı.
Çoğu kimsenin de ayrıntısında neler var diye merak etmediği isimler, olaylar.
Bir okuyucum uyarmasaydı benim de çok ilgilendiğim konu değildi.
Anlatılanlardan sonra dikkatlice izledim, kimi kişilerle konuştum.
İşin aslı pek de Peker’in anlattığı gibi değildi.
Üstelik birkaç konu, tek bir konu gibi anlatılmıştı.

Sedat Peker’in açıklamalarındaki operasyonu, “Sedat Peker operasyonu cinayeti aydınlatır mı?” başlıklı yazıdan ayrıntıları ile okuyabilirsiniz.
Tefecilerin eline düşen Kocaelili iş insanı Kaan Şensoy, elektronik kelepçeli gözetim altında iken evinde öldürüldü.
Katil zanlısı Erhan Dalbudak Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamasında, Kaan Şensoy’u kendisine küfür ettiği için vurduğunu söyledi.
Ömür boyu hapis istemi ile yargılandığı davada sona gelindi.
Ancak herkesin merak ettiği Erhan Dalbudak’ın bu işi “başkaları adına” yapıp yapmadığı.
Bu yönde pek bir araştırma yok çünkü.
Tefecilerin eline düşen Kaan Şensoy’un yaşadıklarının tanıklarından biri de Tevfik Nalbant.
Nalbant bir yanda Kaan Köksoy ile inşaat işleri yaparken, aynı zamanda Sedat Peker’in Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi’nde de ortağı.
Tevfik Nalbant ile Kaan Şensoy’un ilişki ağını “Kahvenin ardındakiler” başlıklı yazımda uzun uzun anlattım.

Peki, Tevfik Nalbant ile birlikte inşaat işi yapan, beşe alıp ikiye satan ve sonunda tefecilere milyonlarca lira borcu olan Kaan Şensoy sadece Nalbant’ı mı tanıyordu.
Öyle ya, Sedat Peker’in ortağı da olsa, Tevfik Nalbant’ın başka işleri de vardı.
Tevfik Nalbant’ı tanımak Sedat Peker’i tanımak anlamına gelmiyordu.

Şimdi sizinle bir resim paylaşıyorum.

Resme iyi bakın, kimleri tanıdınız.
Sadece Sedat Peker’i belki de.
Evet resimde sol başta bulunan kişi Sedat Peker.
Sağ baştaki kişi ise elektronik kelepçe ile gözaltında iken evinde öldürülen Kocaelili iş insanı Kaan Şensoy.
Peki ortadaki kim?
O da Sedat Peker’in çok yakını.
Varis Küçük…
Sedat Peker’i 18 yaşında cezaevinden çıktığından bu yana tanıyan, kimilerine göre gizli ortağı, kimilerine göre Peker’in arkasındaki beyin, kimilerine göre ise Peker’in “yer altı dünyasındaki” yaratıcısı.
Hakan Türk tarafından yazılan “Sedat Peker’in Gerçek Hayatı” isimli kitapta Varis Küçük, Sedat Peker ile aralarındaki ilişkiyi şöyle anlatıyor: “Reis, galeriye geliyor, tanışıyoruz ve bu tanışma dostluk, kardeşlik olarak devam ediyor. Allah nasip ederse ölene kadar da devam edecektir…”

Biz resme dönelim.
Sedat Peker, Varis Küçük ve Kaan Şensoy’un birlikte görüldüğü bu resim acaba neden çekildi.
Peker, Küçük ve Şensoy arkadaş mıydı?
Elbette hayır.
Kaan Şensoy’un eline düştüğü tefecilerden biri de Mustafa Karslı.
Mustafa Karslı, Sedat Peker’in kendine yönelik düzenlenen operasyonda “ayrıntılarda” ismi geçen ve Peker’in “Ben Karslı Mustafa ile hiç görüşmedim. Ne telefon ne bir şey hiçbir şey yok” dediği isim.
Mustafa Karslı aynı zamanda kamuoyunun “FETÖ BORSASI” diye bildiği İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren davada, daha sonra evinde öldürülen AKP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’tan, dönemin İzmir İstihbarat eski Şube Müdürü Kudret Dikmen aracılığı ile İsmet Şensoy’un telefon sinyalinden yerinin tespit ettiren, ardından da zorla kaçıran kişi.
İsmet Şensoy kim?
Sedat Peker ve Varis Küçük ile aynı karedeki Kaan Şensoy’un babası.

Peki bu resmin asıl öyküsü ne?
Cinayete kurban giden Kaan Şensoy’a yakın isimlere göre, bu resmin çekildiği gün Kaan Şensoy’u yanına çağıran kişi Sedat Peker.
Aracı da Varis Küçük.
Konu ne?
Kaan Şensoy’un borçları.
Kime?
Elbette tefecilere ama en başta Mustafa Karslı’ya.
Aslında Sedat Peker’in söylediği gibi Mustafa Karslı ile tanışmadığı sözü doğru değil.
Alacak-borç ilişkisinde aracı olmadığı sözleri de.
Edindiğim bilgilere göre aksine o gece Kaan Şensoy “uyarılmış” ve bir an önce borçlarını ödemesi konusunda kendisinden ödeme takvimi bile alınmış.

Bir de Sedat Peker’in cezaevinden çıktıktan sonra meydana geldiğini anlattığı “para isteme” konusu, Ekşi’ler, Benli’ler ve Malatyalılar var.
İstanbul ve Kocaeli çevresinde Sedat Peker’e yakınlığı ile bilinen Ekşi ailesini bilmeyen yok.
Hatta Sedat Peker ailenin düğününde baş konuk.

Aktarılanlara göre Benli ailesi Sedat Peker’in paralarını inşaat alanında değerlendiriyor.
Kaan Şensoy’un da içinde olduğu ilişki ağı, bazı işlerde tökezliyor.
Kimi zaman Malatyalı, kimi zaman Ankaralı ama mutlaka bu ağın içindeki isimler parayı, evleri ve araç alım satımını kendi arasında çözüyor.
Sedat Peker’in bir ordan bir burdan alıp anlattığı işlere bir örneği yine Kaan Şensoy’dan vereyim.
Kaan Şensoy, birlikte iş yaptığı bir müteahhitten (ismini yazmamamı istedi) örneğin 10 liraya aldığı daireleri, hünüz inşaat halinde iken bir kısım ipotek ile birlikte Malatya’da önemli bir iş insanı olan M.F.G.’ye 6 liradan satıyor.
Malatyalı iş insanı da ipotekleri zamanından önce bozduruyor.
Hal böyle olunca önemli bir tartışma yaşanıyor.
Hatta Kaan Şensoy bu sorunu çözmek için Malatya’ya kadar gidiyor.
Çıkan tartışmada silahlar konuşuyor, Kaan Şensoy bu olay nedeniyle Malatya emniyetinde göz altında bile kalıyor.

Sedat Peker ve adamlarına yönelik İstanbul polisinin düzenlediği operasyonda aslında Kaan Şensoy çok önemli bir isim.
Nereden biliyoruz?
Çünkü Kaan Şensoy öldürülmeden önce aktardıklarını ablası Selin Babür şöyle anlatıyor: “Abla dedi (benim kim olduğumu ben öldükten sonra anlayacaksınız ben itirafçıyım. Derin devlet biliyor benim kim olduğumu) dedi. Ama kimseye söylememi istedi…”

Kocaeli’nde işlenen cinayet.
Öldürülen Kaan Şensoy’un ablasına söyledikleri.
Sedat Peker ile çekilen resim.
Ve Sedat Peker’in “ayrıntı” olarak anlattıkları.
İşte tam da bu yüzden Sedat Peker her şeyi anlatmıyor diyorum.
Özellikle de kendisi ile ilgili olanları.
Tek örnek Kaan Şensoy ve öldürülmesi değil.
“Yakın arkadaşım. Başını yaktılar” dediği Ahmet Kurtuluş olayında da sessiz.
Neden sessiz, nasıl sessiz kaldı?
Onları da bir sonraki yazıda anlatayım…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar