Reklam
Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

SADAT'ı anlatırken gözden kaçırılmaması gerekenler: Durun, siz kardeşsiniz…

20 Mayıs 2022 - 09:37

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen cuma günü gittiği ve kapısında basın açıklaması gerçekleştirdiği günden bu yana SADAT’ın adı yeniden gündeme geldi.
Çok tartışılan kurucusu emekli General Adnan Tanrıverdi’nin oğlu ve şu anda SADAT’ın başında bulunan Melih Tanrıverdi Kılıçdaroğlu’nun çıkışından sonra televizyon kanallarına açıklamalarda bulundu, canlı yayınlara katıldı, röportajlar verdi.
Kılıçdaroğlu’nun çıkışının ardından AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da (eski baş danışmanını) SADAT ile ilgili kimseyi tanımadığını açıkladı.

SADAT’ın Türkiye gündemine gelmesi Sedat Peker’in yurt dışından yayınladığı videoların sekizincisinde anlattıkları ile oldu.
Peker, SADAT’ın kendi üzerinden Suriye muhalefetine, dolayısıyla El Nusra gibi şeriatçı unsurlara silah ve çeşitli yardımlarda bulunduğunu iddia etti.
“Araçların içinde ne olduğunu bilmiyoruz, bilmiyoruz dediysem silah var, saf çocuk değiliz. Bu da normal, olması gereken şey. Ama bu MİT tarafından, askeriye tarafından organize edilmiyor. SADAT tarafından organize ediliyor, SADAT’ın içindeki bir ekip tarafından. Sonra bizim Türkmen arkadaşlar ‘Bunlar el Nusracı’ dedi. Bizim diğer arkadaşlar da ‘Bu gidenler el Nusra’ya gidiyor’ diyor. Evet, benim üzerimden gidiyor. Ama ben yollamadım, SADAT’çılar yolladı…” diye konuşan Sedat Peker, Suriye’deki ticaret hakkında da şunları söyledi:
“Suriye’de ticaret yapmak için ne yapmanız lazım biliyor musunuz? … Şimdi orada yapılan ticareti anlatacağım. Siz oradan (Metin Kıratlı’dan) onayı aldıktan sonra sizi MT Grup’a yolluyorlar. Murat Sancak, Ramazan Öztürk, tüm hiyerarşi orada. Onların da onayı geçtikten sonra kime gidiyorsunuz; el Nusra’nın iktisat sorumlusu var, Ebu Abdurrahman, Ebu Şeyma ismini de kullanıyor. Şu anda da ticaret böyle yapılıyor.”

Sedat Peker’in açıklamalarından iki yıl önce 25 Aralık 2019’da a3haber.com’da “Paramiliterlerin Libya’da vesayet savaşları: WAGNER mi SADAT mı? başlıklı iki yazı kaleme aldım.
Bu yazılarda 2013 ve 2014 yıllarında Akdeniz’de Birleşmiş Milletler ambargosuna rağmen Libya’ya giden silah ve malzemelerin yakalanışından ve BM Silah Ambargosunu Denetleme Komitesi raporlarına girdiğini anlattım.
Türkiye’nin Libya’ya gönderdiği SADAT’ın o dönemki başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin temaslarını yazdım.

18 Ocak 2021’de ise “ASRİKA mı dediniz?” başlıklı yazımda SADAT’ın ASRİKA (İslam Devletleri Birliği Konfederasyonu) fikri ve düzenlenen kongreler ile oluşturulmaya çalışılan yeni devlet modeli önerisini, onunla birlikte Türkiye’deki yasa ve yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle kimi ülkelerdeki iç savaşlara Türkiye’nin verdiği “örtülü” desteğin yarın bir gün sorun olmasın diye kayıt tutulmasından bile muaf tutulduğunu anlattım.

Nuri Gökhan Bozkır.
Türk Ordusu’nun en seçkin birliklerinden Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde yüzbaşı rütbesindeyken TSK ile ilişkisi kesildi.
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Necip Hablemitoğlu cinayetinden aranıyordu.
12 Temmuz 2019’de Ukrayna’da tutuklandı.
Kiev’i terk etmeme ve imza atma şeklinde adli kontrolle serbest bırakıldı.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’den bizzat iadesini istedi.
Millî İstihbarat Teşkilâtı tarafından yakalanıp Türkiye’ye getirildi ve 27 Ocak 2022’de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Mahkemeye çıkarılan Bozkır, örgüt üyeliği ve tasarlayarak öldürme suçlarından tutuklandı.

Gökhan Nuri Bozkır Ukrayna’da gözetim altında iken ülkenin önde gelen haber portallarından Strana’nın muhabiri Aleksander Sibirtsev’e konuştu ve 2012 yılından sonra özellikle Suriye’ye yasadışı yollardan teslimatlara hafif silahlar ve mühimmat, daha sonra taşınabilir füze sistemleri, patlayıcılar ve ayrıca silah yedek parçaları götürdüğünü anlattı.
Bozkır’ın arşivindeki silah sevkiyatına ilişkin fotoğraf ve videoların yanı sıra dolar dolu valizlerin görüntüleri de Strana’da yayımlandı.
Şimdilerde o söyleşiye ulaşılamıyor.

Bozkır, silahların paralarının, Katar üzerinden dolar olarak konteynerlerle, Türkiye’ye getirildiği yedi konteyner dolusu doların askeri üsse taşıdığını anlattı.
Bütün para ve silah trafiğinin bir engele takılmaması için jandarma ve MİT’in gözetiminde gerçekleştiğini aktaran Bozkır, Suriye tarafında ise sevkiyatın saha komutanı Halil Harmid gözetiminde sürdüğünü bildirdi.
Bozkır’ın iddiaları arasında; silah taşıyan TIR’ların polis tarafından durdurması üzerine, MİT’in kendisinden acilen yurtdışına çıkmasını istediğini, ismi veri tabanında işlenmeden iki saat içinde adına Ukrayna’ya bir bilet alındığını ve havalimanına kadar da kendisine eşlik edildiği de vardı.

Özel kuvvetler eskisi Nuri Gökhan Bozkır’ın adının Türkiye’de adının geçtiği bir başka olay ise Eylül 2015’te Şanlıurfa Akçakale’de ele geçirilen patlayıcılarla ilgili.
Adına “Soğan Kamyonu” verilen operasyonda kayıtlarda olması gereken 20 ton patlayıcı yerine depoda 6,5 ton patlayıcı ele geçirildi.
20 Temmuz 2015’te Suruç’ta Amara Kültür Merkezi bahçesinde korkunç bir patlama oldu.
Bombalı intihar saldırısında saldırgan dahil 34 kişi yaşamını yitirdi.
Canlı bombanın da IŞİD ile ilişkisi olan Dokumacılar grubu mensubu Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi.
Gökhan Nuri Bozkır’ın adının da geçtiği operasyondan neredeyse iki ay önce.

4 Mart 2017’de, Ukrayna’nın savunma firmalarından Ukroboronprom Genel Müdürü Roman Romanov, Ankara’da tank motoru konusunda anlaşması imzalandığını açıkladı.
Ukroboronprom’un Türkiye temsilcisi ise, Nuri Gökhan Bozkır’ın yöneticisi olduğu Delta Defance Savunma Sanayi şirketiydi.
Gökhan Bozkır ismini çıkardı, ardından da internet sitesini kapattı.

Sedat Peker’in Youtube üzerinden yayınladığı sekizinci videosunda sadece SADAT yoktu.
Peker videoda, Suriye’de milyarlarca dolarlık pazarda ticaret yapabilmek için izlenmesi gereken yolu anlatıyordu.
Peker, SADAT’ın ardından Murat Sancak ve Ramazan Öztürk isimlerini verdi.
Murat Sancak, BMC’nin ilk sahibi Ethem Sancak’ın yeğeni.
Ramazan Öztürk de Tank Palet Fabrikası’nda Sancak’ın ortağı Talip Öztürk’ün oğlu.
Peker’in videosunda ismi geçen MT Grup da Murat Sancak’ın.

Murat Sancak’ı bir başka yerden daha anımsayacağız.
Nereden?
İzmirli iş insanı Ahmet Küçükbay’ın yargılanıp ceza aldığı “FETÖ’nün İzmir Babalar Davası” iddianamesinden.
Küçükbay ifadesinde, kendisini için “FETÖ’cü” diyen Sabah gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı ve Star Gazetesi yazarı Cem Küçük’ten şikayetçidir.
Bunun için girişimlerde bulunur.
Gerisini Ahmet Küçükbay’ın ifadesinden okuyalım:
“Yine aynı tarihlerde Star gazetesi grubundan olduğunu bildiğim ve tanıdığım Mesut Sancak‘ı kendi kullandığım telefon numarasından aradım. Durumu kendisine aktardığımda, medya sorumlusunun yeğeni Murat Sancak olduğunu, onunla görüştükten sonra bana dönüş yapacağını söyledi. Mesut ertesi gün bana dönüş yaparak, Murat’ın Cem Küçük ile görüştüğünü söyledi. Benim hakkımdaki köşe yazılarını ve Kanal 24’teki ifadeleri sorduğunda ise, Cem Küçük kendisine İzmir’den bilgi geldiğini, halen benim FETÖ’cü olarak işlere devam ettiğimin bilgisinin verildiğini söylemiş. Murat da kendisine ‘Ahmet Küçükbay’ı bir araştıralım, böyle bir durum var mı, yok mu, bir bakalım; ondan sonra yazarsın’ demiş. Bu konuşmadan sonra da Cem Küçük benim hakkımda yazıları yazmayı bıraktı.”

Geçtiğimiz günlerde Türkiye dışında yaşayan gazeteci Cevheri Güven bir video yayımladı.
Genel olarak Savunma Sanayii ve BMC’ deki ilginç gelişmeleri anlatıyordu.
Güven’in youtube kanalı Türkiye’den izlenemediği için haberiniz olmaya bilir.
Yolunu bulanlar izlerse, iddialar karşısında küçük dillerini yutabilirler.
Örneğin Master Savunma.
Örneğin Ramazan Öztürk ve Recep Sancak.
Örneğin Paramount Otel, orada bedava kaldığını bile anımsamayan Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir ve İlhan Ekşioğlu’nun ilişkisi.
Örneğin Altay tankının “hızını azaltacak” parçanın 1 milyon 950 bin Euro’luk Ar-Ge bütçesi.
Örneğin Mehmet Ağar ve oğlu aynı zamanda TBMM Milli Savunma Komisyonu üyesi Tolga Ağar’ın savunma sanayi içindeki ilişkileri.
Örneğin Ethem Sancak’ın AKP Disiplin Kurulu’na “kesin ihraç” istemi ile gönderilmesi.
Örneğin BMC’nin Tosyalı ailesine devredilmesi.
Örneğin “milli uçak” için yapılan Ar-Ge çalışmalarında dönen dolaplar.
Örneğin Ukrayna İçişleri Bakanlığı İletişim Başkanı Volodymryr Karakovetskyı’nın silah miğfer ve çelik yelek gibi askeri malzemeler konusunda anlaştıkları Türk iş insanlarının kendilerini 5 milyon dolar dolandırdıkları iddiası.
Örneğin bu iddialara Jandarma Genel Komutanlığı Lojistik eski komutanı Abdullah Koçum’un da isminin karışması
Hepsi ama hepsi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun aniden yaptığı SADAT ziyaretinin ve devlette yaşanan sermaye kardeşliğin ip uçlarını taşıyor.

SADAT’ın şimdiki başkanı Melih Tanrıverdi Gazeteci İsmail Saymaz’a konuştu.
Tanrıverdi, söyleşide Ukrayna Savurma Sanayi Başkanı’nın son birkaç hafta içinde kendilerinden silah ve benzeri askeri malzemeler almayı talep ettiğini söyledi.
Bunu gerçekleştirmek için de Millî Savunma Bakanlığı’ndan randevu talep ettiklerini söyledi.
Belli ki Ukraynalılar “dolandırıldıktan sonra “doğru” yolu bulmuşlar.

Sonuç:
Türkiye Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği için “hayır” diyeceğini açıkladı.
Kısmen Rusya’yı memnun etmiş olabilir.
Belki de ABD’de görülen Halk Bank davası için “pazarlıkta” elini güçlendirmek istiyor.
Öte yandan Ukrayna’ya askeri malzeme “satmak” için SADAT benzeri özel sektör kuruluşlarına “yol” veriyor.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun SADAT ziyareti ile gözler “savunma sanayi” şirketlerine çevriliyor.
Aslında hepsi bir “merkezden” ve bir “amaç” için çalışıyorlar.
Daha çok para, daha çok para.
O yüzden birinin çıkıp haykırması gerekiyor.
Durun, siz kardeşsiniz, kavga etmeyin.
Bu savaş hepinize yeter…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar