Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

Yavaş metropol: Meslek Fabrikası neden Adıgüzel'e veriliyor?

18 Ekim 2021 - 10:09

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ekim olağan meclis toplantısı üçüncü birleşiminde Halkapınar’daki eski Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin yerine kurulan “Meslek Fabrikası”nın İstanbul’da kurulu Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’na tahsis edilmesi gündeme geldi.
AKP Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, İstanbul menşeli bir vakıfla protokol imzalanmasının “Başka bir tarım mümkün” vizyonuyla çeliştiğini ifade ederek sert eleştiriler yöneltti.

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Kemal Sevinç, “Tarımı destekleyecek bir çalışma yapmak istiyorsak bizim aslanlar gibi daire başkanlıklarımız var. Bunun içinde bir müdürlük oluşturalım. İlgili laboratuvarları kuralım ve İzmir’in çevre ilçelerine faydalı olalım. Bakın bu sağlıklı oluşmayan ve içeriği oluşmayan vakıfa tahsis edilecek arsadan dolayı meclis üyelerine zimmet çıkacaktır. Bunun yaşanmış örneğini Menemen’de inceleyin. Biz asli görevlerimizle uğraşalım” dedi.

CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç ise, “İzmir Türkiye’nin üçüncü büyük kenti. Burada tarım ve teknoloji üniversite kurulması söz konusu. Buradaki üniversitenin vasfı dünyada 10 üniversitede var. İzmir’de de böyle bir üniversite kurulması isteniyor. Biz hükümetin başka vakıflara neler yaptığını TV ekranlarında izliyoruz” dedi.
Tartışmaların ardından oylama yapılmayıp ilgili önerge, Plan ve Bütçe – Hukuk – Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor – Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonlarına yeniden görüşülmek üzere iade edildi.

Tartışmalara neden olan, sonrasında da yeniden görüşülmek üzere komisyona iade edilen “tahsis” ve ona kaynak olan protokolü incelemekle başlayalım.
Meclise sunulan protokol yedi sayfa.
Asıl adı, “T.C. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı Arasında İzmir Tarım ve Teknoloji Üniversitesi Kurulmasına İlişkin Eğitim İşbirliği Ön Protokolü.”

Protokolün amacı olarak; İzmir Büyükşehir sınırları içerisinde ana teması tarım, gıda ve bunlara dayalı teknolojileri olan “İzmir Tarım ve Teknoloji Üniversitesi” adıyla belediye ve vakıf yüksek öğretim kurumu kurmak ve geliştirmek belirtiliyor.
Kapsam olarak da İzmir’de bitkisel ve hayvansal üretim konularının olarak yer almasının yanında kuruluşuyla birlikte belediyenin “Tarım Lisesi” mezunlarına burs, yüksek lisans ve doktora programlarında kontenjan ve indirim, belediyenin ilgili birimlerinin çalışmalarına ücretsiz. Danışmanlık vermesi ve üniversiteye hazırlık kursu düzenlemesi şartlarını taşıyor.

Protokole göre Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı adresini İzmir’e taşıyacak. Ayrıca vakfın tüm malvarlığı da (100 milyon lira) İzmir Tarım ve Teknoloji Üniversitesi için harcanacak ve kurulacak üniversitede belediye birimleri ve personeli için indirimler yapılacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de İzmir Tarım ve Teknoloji Üniversitesi’nin tüzel kişilik kazanmasıyla eski DGM binası, şimdinin “Meslek Fabrikası” binasını vakfa tahsis edecek.
Protokolün tamamını yayınlayalım da isteyen okusun.

Buraya kadar İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde tartışmaya neden olan ve komisyona geri gönderilen protokolün izlediği yasal yolu anlattım.
Protokoldeki maddelerden yeni bir “vakıf üniversitesi” kurulacağı bilgisinin yanında, ayrıca Büyükşehir’in bir de “Tarım Lisesi” kuracağını öğrendik.
Üniversite ve lise kurmak, bunun için gerekli yasal şartlar konusuna değinmeyeceğim.
CHP’li bir belediyeye AKP’li Cumhurbaşkanı imzasıyla yeni bir üniversite kurdurulup kurdurulmayacağı ise ayrı bir tartışma konusu.
Biz dönelim tartışılan protokolün perde arkasına.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Halkapınar’daki “Meslek Fabrikası”nı İstanbul’da kurulu Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’na tahsis etmesi ve birlikte üniversite kurmak istemesiyle birlikte şu soru gündeme geldi?
Neden bu vakıf?
Hangi özelliği ya da özellikleri nedeniyle tercih edildi?

Adıgüzel Vakfı’nın kurucusu Mevlüt Adıgüzel.
Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesi doğumlu.
Diyarbakır Sanat Enstitüsü ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunu.
Devlet Şu İşleri’nde başlayan meslek hayatını müteahhitlik faaliyetleri için kurduğu aile şirketi MİLTAŞ ile yürüterek inşaat, konut ve taahhüt projeleri gerçekleştirmiş.
Doğduğu ilçeye eğitim konusunda pek çok katkı yapmış.
2010’da da Adıgüzel Vakfı’nı kurarak eğitime daha fazla katkı sunmayı amaçlamış.
İzmir ile ilgisi ya da siyasi bir kişiliği yok.

Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’nın İstanbul Ataşehir’de kurulu Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda Adalet Programı, Bilgisayar Programcılığı Programı, Mekatronik Programı, Optisyenlik Programı ve Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı gibi bölümleri var.
Bir dönem Silivri’de Basım-Yayım Teknolojileri, Endüstriyel Kalıpçılık, Makine, Resim ve Konstrüksiyon, Radyo ve Televizyon Teknolojisi, Radyo ve Televizyon Programcılığı, Çocuk Gelişimi, IPTV Yayıncılığı, Grafik Tasarım, Alternatif Enerjiler ve Elektrik bölüm için belediyeden arsa tahsisi istemiş ama son durumu bilinmiyor.
Aslında bildiğiniz vakıf üniversitesi.
Yani öyle bedava falan değil.
Paranızı bastırıp okuyorsunuz.
Çok ucuz falan da sanmayın.

Peki, kurucusunun İzmir ve siyasetle pek de ilgisi olmadığı görülen Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi ile “Tarım Üniversitesi” kurmak için ortaklık yapmaya karar vermesi nasıl oldu?
Kimler aracılık etmiş olabilir?
Aracılık ettiği söylenen isimlerin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgisi ne?

Sizlere Mart 2020’de yayımlanmış bir haber paylaşacağım.
Haber “Dünyada bir ilk: Üniversite müfredatına yavaşlık dersi kondu” başlığını taşıyor.
Habere göre, Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu 2019-2020 akademik yılından itibaren bütün müfredatının üçüncü yarıyılına “yavaşlık” dersi ekledi.
Yavaşlık dersi 10 bölümden oluşuyor.
Nedir bunlar?
Yavaş Felsefesi, Yavaş Yaşam, Yavaş Bilim, Slow Food, Cittaslow, Cittaslow Turizm, Yavaş Ekonomi, Yavaş Seyahat, Yavaş Tarım ve Yavaş Turizm.

Cittaslow’u okur okumaz İzmir ile ilk bağlantısını kurdunuz sanırım.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleriyle İzmir, Cittaslow 2021 Genel Kurulu’nda dünyanın ilk Cittaslow Metropol pilot kenti ilan edildi.
Cittaslow ile metropol kelimelerinin nasıl yan yana geldiğini, çelişkilerini ya da Cittaslow Metropol modelinin “toplum”, “kentsel direnç”, “herkes için gıda”, “iyi yönetişim”, “hareketlilik” ve “Cittaslow mahalleleri” gibi altı ana temasını kapsayan kriterlerin İzmir’de bir yıl süresince hangi projeler geliştirilerek uygulanacağı da değinmeyeceğim konulardan biri.
Bu konuda a3haber.com’da Sosyolog Helin Nur Güler’in yüksek lisans tezinin özetinin yer aldığı “Salyangozun izinde neoliberalizm” başlıklı yazısını okumanızı tavsiye edeceğim.

Biz dönelim Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’ndaki “yavaşlık” dersine ve yüksekokulun yönetim kadrosuna.
Yavaşlık dersini Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’na getiren kişi Prof. Rıdvan Yurtseven.
Yurtseven, Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nun müdürü.
Aynı zamanda da Cittaslow International ile Cittaslow Türkiye Bilim Kurulu üyesi.
Yani İzmir’i Cittaslow Metropol ilan eden kurumun önemli bir ismi.

Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda yavaşlık konusunda ders veren Prof. Rıdvan Yurtseven ile birlikte bir başka isim daha var.
Kimdir o?
Bülent Köstem.
Köstem, Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nun Danışma Kurulu Üyesi.
Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi Cittaslow Metropol İzmir Projesi Koordinatörü.
Bu iki isimden, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’nın neden “Tarım Üniversitesi” kurmak için anlaşmaya çalıştığını sanırım yavaş yavaş anladınız.

Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nun Danışma Kurulu’ndaki isimleri paylaştım.
Yüksekokulun müdürü ve aynı zamanda Cittaslow International ile Cittaslow Türkiye Bilim Kurulu üyesi Rıdvan Yurtseven ile birlikte Cittaslow Türkiye Teknik Koordinatörü Prof. Murat Barkan ve Cittaslow Metropol İzmir Projesi Koordinatörü Bülent Köstem’in yanında bir de işin siyasi boyutu var.

Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda Danışma Kurulu ile birlikte Adalet Programı’nda “öğretim görevlisi” olarak yer alan Ali Rıza İlgezdi.
Kimdir Ali Rıza İlgezdi?
Ataşehir Belediyesi Hukuk Servisi sorumlularından.
Aynı zamanda CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin yeğeni.
Son CHP Kurultayı’nda Parti Meclisi seçiminde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in desteklediği Rıfat Nalbantoğlu’na İstanbul’dan oy toplayan da İlgezdi ailesi.
İşte bu da, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’nın siyasi bağlantısı.

Demek oluyor ki İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı ile “protokol” yapıp “Tarım Üniversitesi” kurmak istemesi ve Halkapınar’daki Meslek Fabrikası’nı “tahsis etmesi” rastlantı değil.
Önceden kurgulanmış, sağında, solunda, önünde, arkasında “tanıdık” isimlerin yer aldığı büyük projenin bir parçası.

İster Cittaslow Metropol deyin, ister “başka bir tarım mümkün” deyin, işin sonu dönüp dolaşıp neoliberal kapitalizme ulaşıyor.
Büyükşehir meclisinde tartışma yarattığı için komisyonlara geri çekilen “protokol” yerel yönetimler eliyle kamusal hizmetlerin piyasalaşmasının önemli bir parçasıdır.
Hatta İzmir üzerinden somutlaşmasının resmidir.
Ortaya çıkan ilişkiler de delili.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar