Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk [email protected]

AKP'nin İzmir "aşkı": Kayırma ve kollama rastlantı mı, yoksa bilinçli mi yapıldı?

02 Aralık 2020 - 14:55

Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi (DEPARK A.Ş.) 2013 yılında kurulu ve 2014’te de üniversitenin Tınaztepe Yerleşkesi’ne Teknopark İdari ve Kuluçka Binası Beta’nın yapılmasına karar verildi.

Bunun için uygulanacak yöntem yap-kirala-devret modeliydi.

Sayıştay raporunda yer alan bilgilere göre 7 Temmuz 2014’de imzalanan sözleşmede şu maddeler de bulunmaktaydı:

– Binanın toplam maliyeti 10 milyon lira artı KDV.

– Bu bedelin yüzde sekseni DEPARK, yüzde yirmisi ise yüklenici firma tarafından karşılanacak.

– DEPARK inşaat başlarken yükleniciye 4 milyon 800 bin lira avans verecek, yüklenici de bunun karşılığı aynı miktarda teminat mektubunu DEPARK’a verecek.

– İşin süresi yer tesliminden itibaren 330 gün.

– Yüklenici bu sürede işi bitiremezse cezalı çalışacak, cezalı çalışma süresi ise 90 günü geçmeyecek.

– Binanın faaliyete geçmesinden sonra 165 ay boyunca ilk yıl 31 bin 500 lira, ondan sonraki yıl ise aylık 42 bin lira kira bedeli yükleniciye ödenecek.

– 2014 yılı kira bedeli metre kare başına aylık 30 lira olarak belirlenmiş DEPARK metre kare kira bedelini artıkça yükleniciye ödeme miktarını aynı oranda artıracak.

Sayıştay görevlileri DEPARK’ın Beta binasının Eylül 2015’de geçici kabule hazır hale geldikten yaklaşık bir ay sonra 27 Ekim 2015’de ilk sözleşmeyi tadil eden ek bir sözleşmeye incelediklerinde ise şaşırtıcı bilgilere ulaştılar.

İlk sözleşmede 10 milyon liralık toplam maliyetin yüzde sekseni DEPARK, yüzde yirmisi ise yüklenici tarafından karşılanacak derken, ek sözleşmede bu oran yüzde 70 DEPARK, yüzde 30 yüklenici olarak değiştirilmişti.

Ek sözleşmede ayrıca 165 ay boyunca ödenecek kiranın ilk yıl 31 bin 500 liradan 42 bin liraya ikinci yıl ise 42 bin liradan 63 bin liraya çıkarıldığını tespit eden Sayıştay görevlileri kısa bir hesapla sonuca ulaştılar.

İlk sözleşmede DEPARK’ın katlanacağı toplam maliyet 8 milyon 28 bin 720 lira iken, ek protokolle bu maliyet 12 milyon 43 bin 80 liraya çıkmıştı.

Sadece bununla kalsa iyi.

Sayıştay denetçilerinin inceledikleri belgelere göre, Beta binasının yapımı sırasında ilave işler için toplamda 2 milyon 85 bin 505 liralık fatura/faturalar olduğunu ve ilave işlerin neler olduğuna dair herhangi belge bulunmadığını tespit ettiler.

Bir kez dedik bununla da kalsa iyi.

Denetçiler 15 Aralık 2015’de Teknoloji Geliştirme Bölgesi Binası Vade Farkı adı altında DEPARK’a kesilen 12 milyon 36 bin liralık faturayı görünce iyice şaşırdılar.

Çünkü fatura tüm binanın maliyeti ile eşit miktardaydı.

Kafalar karıştı farkındayım.

Özetle, 10 bin liralık inşaatın 8 bin lirasını DEPARK, 2 bin lirasını inşaatı yapan firma ödeyecekken, bu miktar önce 7 bine 3 bin lira olarak değiştirilmiş, ardından da firmanın ilave işler diye kestiği 2 milyon 85 bin 505 liralık fatura ile ödemesi gereken 3 bin liranın neredeyse tamamı yine DEPARK’a ödetilmiş.

12 milyon 36 bin liralık faturayı merak ediyorsunuz değil mi?

Durum yargıda.

Henüz sonuçlanmamış.

DEPARK lehine sonuçlanırsa bizim vergilerimiz ile oluşturulan devlet bütçesinden zarar etmemiş olacağız.

Aksi olursa bizim vergiler bir müteahhidin cebine gidecek.

İyi iş aslında.

Bir koyup üç alıyorsun, hem de havan oluyor…

Sizce bu kadar alengirli işler siyasetin bulaşmayacağı bir alan olabilir mi?

Haklısınız olamaz.

Sayıştay denetçilerinin bunca tespitlerinin üzerine, üniversitenin yetkili bir isminin hazırladığı rapora göz atarsak ilişki yumağını biraz daha çözebiliriz.

DEPARK’ın Beta binasını yapmaya karar verdiğinde üniversitenin yapı işlerinden sorumlu ismi Kemal Abidin Öztürk.

Akrabam değil, sadece soy isim benzerliği.

Benim değil ama önemli bir ismin kardeşi Kemal Abidin Öztürk.

Kimin mi?

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin baş aktörü “yurtta sulh konseyi’ üyesi olduğu gerekçesiyle yargılanıp 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan eski orgeneral Akın Öztürk’ün.

Bu kadarla kalsa iyi.

Tesadüftür ki, darbeci Akın Öztürk’ün kardeşinin denetimi/kontrolündeki Beta binasının yapımını üstlenen firmanın şantiye şefi de bir Öztürk.

Onun adı da Tuğrul Öztürk.

Darbeci Akın Öztürk’ün yeğeni, üniversitenin yapı işlerinden sorumlu kişinin de oğlu.

Yok canım tesadüftür, o da senin gibi soy isim benzerliği diyeceksiniz.

Öyle olsa, darbeci Akın Öztürk “HAVA’lı kız isteme töreni” başlıklı haberde yazıldığı gibi kız istemeye gider mi?

Kemal Abidin Öztürk’ün 9 Eylül Üniversitesi’ndeki yükseliş hikayesi de ilginç.

Yapı işlerinden sorumlu iken genel sekreter yardımcılığına, oradan da genel sekreterliğe kadar yükseldi.

Ağabey Akın Öztürk’ün bu yükselişte payının çok olduğunu söyleyen var ama dedikodudur diyelim ve geçelim.

Kemal Abidin Öztürk 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası üniversitedeki görevinden açığa alınarak ihraç edildi.

Sayıştay denetçilerinin yanı sıra üniversitenin yetkili bir isminin hazırladığı rapora rağmen bunca eksiklik/yanlışlık nasıl ve neden yapıldı o zaman?

Bunu anlayabilmek için yapılacak en doğru şey, DEPARK’ın Tınaztepe’ye kuracağı Beta binasını yap-kirala-devret ile yapmayı kabul eden firmaya bakmak.

Biz de öyle yapalım.

9 Eylül Üniversitesi’nin büyük hissedarı olarak 2013’te kurulan DEPARK A.Ş.’nin 2104 yılında Tınaztepe yerleşkesinde yap-kirala-devret modeli ile yapmayı planladığı Beta binasının üstlenici firması AKD PROJE DANIŞMANLIK YAPI SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.

Ocak 1988’de kurulduğunda asıl adı ÖZAKDEMİR İNŞAAT KONFEKSİYON NAKLİYE SANAYİ TİCARET LTD.ŞTİ.

İzmir Kemeraltı’nda 225 milyon lira Mesut, 250 milyon lira Murat ve 50 milyon lira da Ziya Akdemir’in katkısıyla 500 milyon lira sermaye ile kuruldu.

Şubat 2010’da şirketin unvanı AKD PROJE DANIŞMANLIK YAPI SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. olarak değiştirildi.

Çeşitli hisse devirleri sonunda Ağustos 2014’te Murat Akdemir şirketin tek sahibi oldu.

Ocak 2019’dan bu yana da Mansuroğlu Mahallesi 1593 Sokak C Blok Apartmanı No: 6/53 Bayraklı İzmir adresinde bulunuyor.

AKD ile ilgili bilgiler özetle böyle.

Bir de şirketin sahibi Murat Akdemir’e göz atalım.

Murat Akdemir, AKP’den bir dönem Bayraklı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi.

Üstelik Büyükşehir’in İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi.

Hararetli tartışmaları ile tanınıyor.

Sadece muhalefet etme şekliyle tanınmıyor elbette.

Örneğin, 2013’te İzmir’de Özelleştirme İdaresi’nin imar planını ticaret, AVM, rezidans, yapılmasına olanak sağlayacak şekilde değiştirildikten sonra satışa çıkardığı Bornova Ağaçlı yol yakınlarındaki Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’ne ait 54 bin 181 metrekarelik araziye en yüksek teklifi kim verdi?

120 milyon 420 bin TL’yle iki patronlu konsorsiyum.

Ortaklardan biri Armesa.

Armesa’nın sahibi kim?

AKP İzmir eski il yöneticisi Niyazi Memur.

Peki diğeri kim?

Murat Akdemir…

Bir başka örnek.

2017’de TOKİ Alsancak’taki eski TRT binalarının bulunduğu arsayı satışa çıkardı.

İzmirli üç patronun oluşturduğu konsorsiyum araziye 56,1 milyon lira teklif verdi.

Yaklaşık 13 bin metrekare alanda turizm, konut, ticaret işlevli yapılar inşa edilebilecek.

Konsorsiyumu oluşturan iç isim arasında kim var?

Elbette Murat Akdemir…

Murat Akdemir, eski Başbakan şimdinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle “kupon arazileri” bu kadar kolay alıyor olmasının AKP’de siyaset yapıyor olmasıyla ilgisi olabilir mi elbette bilmiyoruz.

Bildiğimiz bu satışların yaşandığı yıllarda Murat Akdemir’in iktidar partisi AKP İzmir teşkilatı içinde önemli bir isim olduğu.

Murat Akdemir’in bir dönem adı AKP İzmir İl Başkanlığı için de geçti.

2010 referandumda hayır çıkmasının ardından görevini bırakan Ömür Kabak’ın yerine isim arayan AKP genel merkezinin, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem aracılığı ile Ankara’ya çağırarak görüşme yaptığı isimler arasında Murat Akdemir de vardı.

Akdemir o dönem il başkanlığını Ömer Cihat Akay’a kaptırmıştı.

Murat Akdemir İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Komisyonu’ndan AKP Grup Sözcüsü ve İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyesi Yusuf Kenan Çakar ve komisyon üyesi Selim Gökdemir ile birlikte dönemin belediye başkanı Aziz Kocaoğlu’nu ağır biçimde eleştirerek istifa etmişti.

Şimdi Aynı Murat Akdemir ve onun şirketi AKD’nin 9 Eylül Üniversitesi’nin şirketi DEPARK’ın Tınaztepe’ye kuracağı Beta binasını yap-kirala-devret ile yapmayı kabul eden firmanın sahibi olmasına şaşırdık mı?

Elbette hayır.

2013’de Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’ne ait araziyi Murat Akdemir’e satan siyasi irade, elbette üniversite şirketinin binasını da kendi yandaşına verecekti.

Sayıştay denetçilerinin yanı sıra üniversitenin yetkili bir isminin hazırladığı raporda Murat Akdemir ve şirketi AKD’nin yanı sıra, yapılan işlerin müşavirliğini yürüten bir başka firmadan daha söz ediliyor.

Bu şirkete neler ödenmiş, kimler mahkemeye gitmiş, genel kurullarda neler yaşanmış öğrenmek ister misiniz?

Hatta istemedikleri her ismi “FETÖCÜ” olmakla suçlayan kimi isimlerin aslında neyi gizlemeye çalıştıklarına bakalım mı?

Siyasi ortaklığın ticari ortaklığı da var mı?

Siyaset “FETÖCÜ” suçlamasıyla ekonomik rant elde etti mi?

Mahkeme tutanaklarını bu ilişkiler nasıl yansıdı görelim mi?

Evet, devam edelim görelim.

Bir dahaki yazıya…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar