Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

Bit yeniği hikayesi: Hastane yatırımı kimler tarafından engellendi?

12 Mart 2021 - 09:20

Türkiye’de 2001 krizi pek çok işletmeyi vurdu.
Sadece küçük ve orta işletmeler değil holdingler de sarsıldı.
Bunlardan biri Işıklar Holding idi.
Bütün çabalara rağmen kurtarılamayan holding yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi.
TMSF, Işıklar Holding’in borçlarını kapatmak için gayrimenkullerini satışa çıkardı.
2004’de 3 trilyon 750 milyar ve 3 trilyon 650 milyar TL muhammen bedelle açık artırmaya çıkarılan İstanbul Beşiktaş Ulus’taki holdingin 12 bin metrekarelik binaları da satıldı.

1 Eylül 2005’te İstanbul Beşiktaş Akatlar Ebula Caddesi Maya Sitesi’nde Palmed Sağlık Hizmetleri adında yeni bir şirket kuruldu.
500 bin lira sermayeli Palmed Sağlık Hizmetleri şirketinin iki ortağı vardı.
Büyük ortak Marif Mansimov, küçük ortak Nuray Nurcihan Perker.

Palmed Sağlık Hizmetleri, 17 Nisan 2006’da yaptığı ortaklar kurulu toplantısında şirket hisselerinin tamamını Plazzo Pietro Sti. Ges.90 Strait-Valetta Malta adresindeki Palmali Holding Company Limited’e devretmeye karar verdi.
Malta’daki şirketin temsilcisi Azeri uyruklu Mubariz Mansimov’dan başkası değildi.
Hem Marif Mansimov hem de Nuray Nurcihan Perker’in tüm hisselerini devralan Mubariz Mansimov Palmali Holding Company Ltd. Malta adına artık şirketin tek sahibiydi.

25 Haziran 2005’te yapılan ortaklar kurulunda kısmi bölünme işlemi çerçevesinde Palmali Gemi Hizmetleri ve Acentecilik şirketinin kendisine ait 18 gayrimenkulu Palmed Sağlık Hizmetleri’ne ayni sermaye olarak konulmasına karar verildi.
Palmed Sağlık Hizmetleri, artık TMSF tarafından satışa çıkarılan İstanbul Beşiktaş Ulus’taki Işıklar Holding’in binasını yeni sahibiydi.
Artık şirketin iki ortağı vardı.
Palmali Gemi Hizmetleri ve Acentelik, Palmali Holding Company Ltd. Malta.

Palmed Sağlık Hizmetleri 2005’te Beşiktaş Belediyesi’ne TMSF’den satın alınan binaların yıkılarak yerine sağlık tesisi yapılması için izin başvurusunda bulundu.
Plan tadilatı yapılan ve üzerinde konutların da bulunduğu arsa, özel sağlık tesisi alanına alındı.
Ancak bir sorun vardı.
Beşiktaş Belediyesi’ne ait 350 metrekarelik yeşil alan, söz konusu arazinin tam ortasında yer alıyordu.
İşte bu nedenle inşaata başlanamadı.

Palmed Sağlık Hizmetleri adına Mubariz Mansimov, Beşiktaş Belediyesi’ne başvurup bu alanı başka bir arazi ile takas etmeyi teklif etti.
Beşiktaş Belediyesi de takası kabul ederek yeşil alanın hastane projesine katılmasına onay verdi.
Beşiktaş Belediyesi’nin verdiği ruhsata göre alana artık beş katlı hastane yapılabilirdi.
Temeller kazılıp inşaata başlandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, denetimler sırasında Beşiktaş Belediyesi tarafından onaylanan projenin ve yeşil alan takasının usulsüz olduğunu belirleyerek ruhsatın iptal edilmesini istedi.
Beşiktaş Belediyesi ruhsatı iptal etmeyince Büyükşehir, yetkisini kullanıp ruhsatı iptal etti.

İptal istemi olarak öne sürülen gerekçeye gelince;
Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı 15’inci Füze Komutanlığı, sağlık tesisinin yüksekliğine itiraz etti.
Askeri makamlar söz konusu yerdeki inşaat yüksekliğinin deniz seviyesinden 102 metreyi geçmemesi gerektiğini bildirince ruhsat iptal edildi.
İnşaata başlamış olan Palmed Sağlık Hizmetleri ise duruma itiraz ediyordu.
Şirketin sahibi Mubariz Mansimov Eylül 2009’da, “Biz bu araziyi herhangi bir şahıstan değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden aldık. O zamanlar tapularda hiçbir şerh yok. 2008’in sonunda gelip bunlara şerh koyuyorlar. Ben bir yatırımcı olarak, Türkiye’de yatırım yapmadan önce düşünmem gerektiğini anlıyorum. Birileri bir oyun oynuyor. Bürokrasi kanalları veya ordu mu bilmiyorum. İki haftadır inşaatımız durduruldu. Mahkemeye başvurduk. Askeri güvenlik bölgesi’ denilerek benim arazime şerh konuluyor. Benden önce aynı arazide bulunan 18 metre yüksekliğindeki bina füze rampalarını engellemiyordu da benim 11 metrelik binam mı engelleyecek. Benim arazimin ve füze rampalarının çevresinde daha yüksek birçok bina var” diyerek tepkisini gösteriyordu.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken AKP iktidarı ile cemaat arasındaki ittifak en üst noktadaydı.
Bu süreçte, Gülen cemaati bürokratik örgütlenme, sivil toplum faaliyetleri ve iş imkanları açısından iktidar nimetlerinden maksimum düzeyde yararlandı.
Hatta belli bir strateji çerçevesinde, bürokrasinin istihbarat, operasyon ve yargılama birimlerinde örgütlenerek bürokraside tek başına oyun kurabilecek bir güce erişti.
İstanbul polisinin bir yıl önce başlattığı soruşturma sonucu Eylül 2009’da operasyon yapıldı.
Askere gitmek istemeyen kişilere sahte ”sahte askerliğe elverişsiz raporu” hazırladıkları gerekçesiyle gözaltına alınanlardan bir kısmı tutuklandı.
Tutuklananlar arasında önemli biri vardı.
Gülen cemaatinin askeriyedeki yapılanması konusunda “Karargâh Evleri” soruşturmasını yürüten Askeri Savcı Albay Ahmet Zeki Üçok.

Kaldırılan özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekilliği savcılarından Hikmet Usta’nın hazırladığı ve kapatılan özel yetkili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, 8’i tutuklu 17 sanığın 1 ila 413 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılması istendi.
Ahmet Zeki Üçok hakkında hazırlanan ilk iddianamede, Fenerbahçe Futbol Kulübü eski başkanı Aziz Yıldırım’dan ve Mubariz Mansimov’dan rüşvet aldığı iddia edildi.
Sonraki suçlarda Balyoz ve Ergenekon “terör örgütü” üyeliği de yer aldı.
Ahmet Zeki Üçok, Ergenekon ve Balyoz davalarında 43 yıl hapis cezasına çarptırılıp 5 yıl cezaevinde tutuklu kaldı.
Yargıtay’ın bozmasının ardından yeniden görülen “sahte çürük raporu” davasında savcı önce “beraat” istedi ama sonuçta emekli Hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok’a “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamak” suçundan 6 bin lira adli para cezası verildi.
Davanın iddianamesini hazırlayan savcı Hikmet Usta, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından Türkiye’den kaçtı.
Nerede biliyor musunuz?
Almanya Düsseldorf yakınlarındaki Wuppertal’da.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken Palmed Sağlık Hizmetleri’nin TMSF’den satın alarak hastane yapmak istediği arazinin iptal edilen ruhsatı ne oldu?
Bütün itirazlara rağmen yeniden verilmedi.
Azeri iş insanı Mubariz Mansimov’un trilyonluk yatırımı durdu.
Peki çare neydi?
Çare en az zararla hastaneden vazgeçmek.

Öyle de oldu.
Sürprizlerle dolu gelişmelerle.
Hiç de yabancı olmadığınız isimlerle.
Bir sonraki yazıya kadar sabredin…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar