Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

Dinleyen yok: YÖK, adayı tanımlayan özel şartlara yer verilemez dedi ama…

09 Ağustos 2021 - 14:28

Üniversitelerin başına siyasetçiler atandıkça sorunlar arttı.
Herkes kendi kadrosunu kurma telaşına düştü.
Gidişat öyle bir hal aldı ki, Yüksek Öğretim Kurumu YÖK bile şaşırdı.
Bir, iki, üç derken bıçak kemiğe dayandı.

Üniversitelerin öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanma yönetmeliğinde bu yüzden 9 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete’de yönetmelik değişikliği yayınlandı.
12 Haziran 2018 tarihli yönetmeliğin 3. maddesine şu fıkra eklendi:
“İlana başvuru koşulu olarak adayların lisansüstü tez veya uzmanlık tezi adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamayacağı gibi ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara yer verilemez.”

Kimi tartışmalarda gündeme gelir.
Türkiye’nin kanun, tüzük ve yönetmeliklerinde anormallik yok.
Anormallik bunları uygulayan bürokraside.
Çünkü uymadığınız kuralların yaptırımı yok.
Kıstasları belirlersiniz ama bürokrasi o kuralları işine geldiği gibi uygular.

Yüksek Öğrenim Kurumu’nun artan şikayetler üzerine gerçekleştirdiği yönetmelik değişikliğinin de başına aynen bu geldi.
“Belirli adayı tanımlayacak şartlara yer vermeyin” dendi ama kimse takmadı.
Takmadığı gibi, her geçen gün daha da ayrıntılı ilanlar yayınlanmaya başlandı.

İki örnek ile YÖK’ün yönetmelik değişikliğinin nasıl “çöp” olduğunu anlatayım.
İzmir Ege Üniversitesi “öğretim ve araştırma görevlisi” almak için ilana çıktı.
10 Ağustos 2021’de başlayacak başvurular 25 Ağustos’ta bitecek.
9 Eylül 2021’de yapılacak sınavların sonuçları ise 15 Eylül’de açıklanacak.

Toplamda 19 kadro için verilen ilandaki asıl sorun ise ilan şartları.
Örneğin, Rektörlük Beden Eğitimi Bölümü için alacağı öğretim elamanı için aradığı şartlar oldukça ilginç.
Önce antrenörlük bölümü lisans mezunu olacaksın.
O yetmeyecek Hareket ve Antrenman Bilimleri Anabilim Dalı’nda tezli yüksek lisans yapmış olacaksın.
O da yetmeyecek basketbolda en az 3. Kademe antrenör belgesine sahip olacaksın.
O da yetmeyecek kondisyoner sertifikası sahibi olacaksın.
Bu dört özelliği bir arada barındıran kaç kişi olabilir sizce?
Bir…
Kim olduğu da belli ancak, kimseyi suçlamamak için isim vermedim.
Sonuçlar açıklandığında kim olduğunu birlikte öğrenir yorumlarız.

Gelelim ikinci örneğimize.
Aynı üniversitenin ilanında Birgivi İslami İlimler Fakültesi’nin Temel İslam Bilimleri Bölümü’ne alınacak öğretim üyesi için aranan şartlar.
İlahiyat veya İslami İlimler Fakültesi lisans mezunu olmak temel şart.
O yetmeyecek ama.
Aynı zamanda Kur’an tarihi üzerine tezli yüksek lisans yapmış olmak şart.
O da yetmeyecek hafızlık belgeniz olacak.
Üç özelliği birlikte taşıyan tek bir kişi olması şaşırtıcı değil elbette.

Üniversitelerin, akademik personel alımlarında bazı bölümler için aradığı özel şartların, sık sık “adrese teslim kadro” tartışmasını gündeme getirmesi gördüğünüz gibi sürüyor.
Üstelik Yükseköğretim Kurulu’nun üniversitelere gönderdiği yazılar ve yaptığı yönetmelik değişikliğine rağmen.
YÖK diyor ki, “Üniversitelerin belirlediği ek koşullar kişiyi tanımlamaya yönelik olarak akademik rekabeti engelleyecek niteliktedir. Ayrıca anayasanın eşitlik ilkesine ve Yükseköğretim Yasası’na aykırılık oluşturuyor.”
Buna karşın, üniversiteler bu tarz ilanlara çıkmaya devam ediyor.
Bu ilanları veren üniversitelerin rektörlerine baksanız çoğu AKP döneminde ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından atanmış.

Yani hem milliyetçi hem de muhafazakâr iktidarımız sadece üniversitelere “yandaş” rektör atamakla kalmıyor.
Akademik rekabete ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmesine açıkça göz yumuyor.
Lafa gelince de Hz. Ömer adaletinden bahsediyor.
Toplumu din ile uyuşturmak dedikleri tam da bu olsa gerek.
Kendi değiştirdikleri yönetmeliğe bile uymuyorlar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar