Reklam
Reklam
Enişte kıyağı: Muhalifler hakkında açılan soruşturmaların...
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Enişte kıyağı: Muhalifler hakkında açılan soruşturmaların çoğu neden İzmir'den?

28 Mayıs 2020 - 09:16

Mahir Ünal.
1966 Kahramanmaraş Elbistan doğumlu.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi’nde doktorasını yaptı.
1992 yılında öğretmen olarak çalışmaya başladı.
2007-2009 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.
2003 yılında AKP Siyaset Akademisi’nde ders vererek politik kariyerine başladı.
2011 seçimlerinde Kahramanmaraş milletvekili seçildi.
24, 25, 26. dönemlerde de vekillik görevini sürdürdü.
64. hükumette Kültür ve Turizm Bakanı oldu.
Şu anda AKP Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsüdür.
Mahir Ünal’ın bilinen bir başka özelliği ise İzmir’in eniştesi olmasıdır.
Eşi Şule (Özdin) Ünal, bir dönem AKP’nin İzmir il yönetim kurulu üyesidir.

Mahir Ünal’ın İzmir sevdası sadece eşi ile sınırlı değil.
Sağ kolu da İzmir kökenli.
Emre Cemre Ayvalı.
1988 İzmir doğumlu.
9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü mezunu.
2006 yılında AKP Karşıyaka İlçe Gençlik Kolları’nda siyasete atıldı.
Şimdi İzmir Milletvekili olan Hamza Dağ’ın listesinden 2008’de İzmir İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyesi seçildi.
2012’de ise Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK üyesi oldu.
Aynı zamanda AKP’nin 27. dönem İzmir 1. bölge 6. sıra milletvekili adayıydı.
Milletvekili seçilemeyen Emre Cemil Ayvalı’ya Mahir Ünal sahip çıktı.
Ayvalı, şu anda AKP Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın yardımcısı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda sosyal medya ile ilgili eleştirilerde bulundu.
Bununla yetinmeyip konuyu partisinin MYK’sında dillendirip çalışma yapılmasını istedi
Bunun üzerine, AKP Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal harekete geçti.
1 Mayıs 2020’de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda partisinin “Sosyal Medya Etik Kuralları”nı yayınladı.

Parti politikası olduğu gayet açık alan bu girişim için televizyon kanalları gezildi, parti örgütlerine talimatlar verildi.
Tanıtıcı özellikleri ise, hesap isimlerinin hemen ardına ekledikleri yeşil nokta ve Türk bayrağı oldu.
Her nasılsa Mayıs 2020 tarihinde Twitter’de yeni bir hesap açıldı.
Hesabın adı Etik Kurul.

Tesadüf odur ki, hiçbir resmi işlerliği olmayan bu hesap, AKP’nin sosyal medya etik kurallarıyla bire bir örtüşen mantığın temsilcisiydi.
Milletvekilleri, partililer velhasıl AKP bir anda sosyal medyada bekçiliğe soyunmuş oldu.
Bununla da kalmadı, açılan hesabın altına iliştirilen notta, ihlallerin DM (Direkt Mesaj) yolu ile iletilmesi istendi.
Bir nevi sosyal medya jurnalciliği.
Kimi sosyal medya kullanıcısı gizli gizli jurnalcilik işine bulaşırken, kimisi ise açıktan jurnal işine soyundu.

Son günlerde İzmir’de yoğunlaşan sosyal medya soruşturmalarının asıl kaynağı budur.
Çeyiz sandığından çıkarılan kimi üç kimi beş yıllık paylaşımlara açılan soruşturmalar tesadüf değildir.
Gözaltılar, tutuklamalar AKP’nin İzmir’e olan kini değildir.
Bu bütün Türkiye’de uygulamaya konan sindirme operasyonunun ilk adımıdır.
Etik adı altında, muhaliflere verilen gözdağıdır.
İzmir’den başlamasının nedeni de işin başındaki iki önemli ismin bağlantılarıdır.
Türkçesi, İzmir’e enişte kıyağıdır…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar