Reklam
Reklam
Güneş İzmir'den batar: Karmaşık ilişkiler yumağında, kim...
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Güneş İzmir'den batar: Karmaşık ilişkiler yumağında, kim bu denetici şirket?

05 Haziran 2020 - 11:12

5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 26. maddesine göre; büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. Genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personel bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilirler.
İyi düşünülmüş ama bize göre mi onu bilemem.
Nedeni, pek çok konuda olduğu gibi siyasi anlamda istismara açık olması.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Grand Plaza işletmesinde yönetim kurulu üyesi sayısının geçtiğimiz ay 11 kişiden 15 kişiye çıkarıldığını ve bu üyeliklere KHK ile üniversiteden atılan akademisyenlerin atandığını gercekhaberci.com'da okumuştunuz.
Hepiniz gibi ben de okudum, ayrıntılarıyla.
Şeytan ayrıntıda gizlidir der meslek büyüklerimiz.
Öyle olduğunu bir kez daha gördüm.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirket sayısı çok.
Türk Ticaret Kanunu’na göre yönetildikleri için haliyle denetimleri de bağımsız mali müşavirlik firmaları tarafından yapılıyor.
İhale ile mi yapılıyor diye araştırdım.
Öyle bir kural yok.
Kimin denetleyeceğine şirketin yönetim kurulu karar veriyor.

Buraya kadar her şey normal.
Ama insan bir kez araştırma duygusuna kapılınca duramıyor işte.
Bende de tıpkı böyle oldu.
Oturup bütün şirketlerin geçmiş kayıtlarını inceledim.
Ortaya çıkan sonuçlar ilginç.

Ahmet Piriştina’nın vefatının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olan Aziz Kocaoğlu, üç dönem boyunca İzmir’i yönetti.
Resmi evraklara göre, Kocaoğlu döneminde büyükşehir şirketlerinin yönetimleri çoğunlukla bürokrat ağırlıklı oldu.
Bunun nedeni, üst düzey bürokratlara ekonomik destek olarak açıklandı.
Aziz Kocaoğlu, belediye şirketlerinin denetimi için göreve geldikten sonra Aren Bağımsız Denetim Şirketi’ni kullandı.
Demek ki onlara güvenmiş.

Ne olduysa, Kocaoğlu’nun yeniden aday gösterilmeyip, onun yerine Tunç Soyer’in İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle bu tercih değişmeye başladı.
Büyükşehir şirketlerinin resmi kayıtlarına göre, 31 Mart 2019’dan sonra şirketlerin denetim işlerini yürüten şirket Aren Bağımsız Denetim Şirketi’nden yavaş yavaş alındı.
Kime mi verildi?
Sun Bağımsız Denetim Şirketi’ne.
Görünüşte gayet doğal bir süreç.
Ama işin perde arkası gerçekten böyle mi?

Biraz araştırma sonucu Sun Bağımsız Denetim Şirketi’ni bulmak kolay.
Hatta Sun Bağımsız Denetim Şirketi’nin uluslararası PKF International Limited’in üyesi olduğunu bulmak da kolay.
Peki kim bu PFK?
Yaklaşık 150 ülkede 440 şehirde ve 300 üye firmayla hizmet veren uluslararası bir kuruluş.
Onun bir üyesi de Sun Bağımsız Denetim. 
Araştırmamız burada biterse yazık olur.
Biraz daha derinleştirelim o halde.
Böyle bir şirketin sahipleri de olmalı değil mi?
Elbette var.
Şirket bilgilerine göre, Sun Bağımsız Denetim Şirketi’nin iki kurucusu var.
Bunlardan biri M. Saim Uysal.
İzmir doğumlu. Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanlığı ve İzmir Defterdar Yardımcılığı görevini yürüttükten sonra Merkez Bankası Denetim Kurulu üyeliği yapmış bir isim.
İktidardaki AKP ile yakınlığı ile biliniyor.

Peki ikinci kurucu ortak kim?
Koltuğunuza yaslanın, kollarınızı yana doğru bırakın ve varsa tansiyon aletinizi koluna bağlayın demek zorundayım.
O isim İzmir’in yakından tanıdığı biri.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak görev yapar Sıtkı Şükürer.
Kemaraltı’nı ateşleyecek diye kurulan TARKEM’in de kurucu başkanı.
Aynı zamanda gazete yazarı.
Ne özellik ararsanız var anlayacağınız.
İktidar partisi AKP’nin de sevdiği isimlerden.

Dedikodu bir yana, soru sormanın zamanı şimdi?
İktidar destekçisi, İzmir’e yararlı ne iş yaptığı hep tartışılan iki ismin kurucusu olduğu Sun Bağımsız Denetim Şirketi’ne, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinin hesaplarını verme işi ne kadar doğru?
Hukuki olduğu tartışılmaz bu işlem, siyaseten doğru mu?
Loca kardeşliğinin yeniden hayata geçtiğini düşünsek yanılır mıyız?

Ve can alıcı soru:
Türkiye’yi yönetmeye aday halkçı, adaletçi, hukukçu olduğunu iddia eden CHP’nin yöneticileri bu durumu biliyor mu?
Biliyor ve sessiz kalıyorlarsa halka ihanet ediyorlar.
Yok bilmiyorlar ise durum vahim.
Çünkü güneş İzmir’den batar…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar