Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

Şeytanın aklına gelmez: Operasyonun ortaya çıkardığı ilişki ağları nereye uzanıyor?

14 Ocak 2022 - 09:10

2021’in son günlerinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı (KOM) koordinesinde 27 kentte organize suç örgütlerine yapılan operasyonda “Sarallar” olarak bilinen grubundan da kimi isimlerin gözaltına alındığını “Son operasyonun Ahmet Kurtuluş ile ilgisi ne?” başlıklı yazımda anlattım.

İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “FETÖ BORSASI” davasının sanıkları arasında bulunan, sonrasında evinde gözetim altında iken öldürülen AKP İzmir İl eski Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş ile ilişkisine değindim.
Ahmet Kurtuluş ile Sarallar’ı tanıştıran, İTÜNOVA’da ortak yapanın da aslında Sedat Peker olduğunu aktardım.
Saral ailesi ile Ahmet Kurtuluş arasındaki bağlantı Mustafa Karslı isimli eski hükümlüydü.
Karslı’nın ismi ilk kez bu ilişki ağında geçmiyordu.
Mustafa Karslı’nın ismi İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “FETÖ BORSASI” dosyasında da yer alıyordu.
Peki nasıl?

Soruşturmanın hazırlık aşamasında, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat eski Şube Müdürü Kudret Dikmen ile Ahmet Kurtuluş arasındaki Whatsapp yazışmalarını inceleyen savcılık, bugün önemli sayılacak ayrıntıya ulaştı.
Bu ayrıntı Kudret Dikmen’e soruldu.
İddianamede bu konu şu şekilde yer aldı:
“Ahmet Kurtuluş’un İsmet Şensoy isimli kişinin kişisel bilgilerini sizden istediği, sizin de Ahmet Kurtuluş’a sinyal ve adres bilgilerini attığınız Ahmet’in de bunu Mustafa Karslı isimli kişi ile paylaştığı 26/04/2018 günü müşteki İsmet Şensoy’un zorla kaçırılıp yağma olayına maruz kaldığı olayı hatırlatılarak sorulduğunda ise; “Ahmet Kurtuluş’un o dönem itibari ile bu günkü eylemlerini bilmiyordum. Hala ona konduramıyorum. Aramızda herhangi bir husumet de yoktur. Muhabbetimiz vardır. Ailece de görüşürüz. Bana yapmış olduğu bu talep tamamen iyi niyetle yapıldığı düşüncesi ile yanıt verildi. Kesinlikle başka bir art niyetim yoktur. Karşılığında bir şey almadım öyle bir şeyde söz konusu olamaz. Tamamen insani bir amaçla yardımda bulunduğumu düşündüm…”

Özetle; Mustafa Karslı İsmet Şensoy adlı kişinin telefon sinyalinden yerini öğrenmek isteğini Ahmet Kurtuluş’a bildiriyor, Ahmet Kurtuluş da dönemin İzmir İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen aracılığı İsmet Şensoy ile ilgili elde ettiği bilgiyi Mustafa Karslı’ya iletiyor.
Sonrasında Mustafa Karslı bu bilgilerle yerini belirlediği İsmet Şensoy’u zorla kaçırıyor.
Peki niye?
Mustafa Karslı ile İsmet Şensoy’un ne ilgisi olabilir ve neden bu kadar önemlidir ki, Ahmet Kurtuluş’u arayarak yardım istiyor.

Tarihi biraz geri saralım.
a3haber.com sayfalarında geçmişe doğru yolculuk yapalım.
1 Eylül 2020 saat 11 sularında Kocaeli Başiskele Fatih Mahallesi Müjde Sokak’taki evinde cezasını çekmekte olan Kaan Şensoy’un evinden üç el silah sesi geldi.
Kasığına ve böbreklerine isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Şensoy Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Bütün müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

Tetiği çektiği iddia edilen Erhan Dalbudak olaydan kısa süre sonra yakalandı.
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonunda müebbet hapisle cezalandırıldı.
Erhan Dalbudak cinayeti “küfür nedeniyle” işlediğini savundu.
Savcılık ve mahkeme cinayet davasının genişletilmesine gerek görmedi.
Erhan Dalbudak’ı “azmettiren” var mıydı yoksa gerçekten de anlattığı gerekçelerle mi öldürdü bu sonuca göre bilemeyeceğiz.

Kaan Şensoy’un babası İsmet Şensoy, Ahmet Kurtuluş aracılığı ile yerini tespit ettiren Mustafa Karslı ile ilgili 1 Haziran 2021’de Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Bürosu’nda “müşteki” sıfatı ile ifade verdi.
2018 yılında oğlunun borçlarından dolayı Adem Moğoltay ile birkaç kişinin yanına geldiklerini söyleyen baba İsmet Şensoy, silah zoru ile gözlerinin bağlanarak Yuvacık’ta baraj yakınlarında bir yere götürdüklerini, kızını ve oğlunu öldürmekle tehdit edildiğini belirterek, “Aileme zarar gelmemesi için kabul ettim. Aynı yıl içinde 2018 yılında tam hatırlayamadığım tarihte Yuvacık’ta kızım Selin Babür adına kayıtlı evimi vekalet ele devrettim. Paramı almadığım halde paramı aldığımı söyledim…” dedi.

İsmet Şensoy’un anlattıkları bunlarla bitmiyor elbette.
Şensoy ifadesinin sonunda şikayetçi olduğu isimleri de sıralıyor.
Elbette en başta Adem Moğoltay.
Adem Moğoltay da tıpkı Mustafa Karslı gibi Ahmet Kurtuluş’u yakından tanıyan isimlerden.
Nereden mi biliyoruz.
Yine İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyalardan.
Mustafa Karslı, Adem Moğoltay’ın ismini verdiği Sevda Camgöz isimli kadının bulunduğu yeri Ahmet Kurtuluş üzerinden yine Kudret Dikmen’in verdiği bilgilerle ulaşıyor.
İsmet Şensoy’un şikayetçi olduğu diğer isimler kimler?
Mustafa Karslı.
Oğlunun yanına tefeciler tarafından bilerek yerleştirildiğini iddia ettiği ve daha sonra oğlunu öldüren Erhan Dalbudak.
Ve Alaattin Saral.

Görüldüğü gibi İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava dosyasında sadece İzmir değil, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan olaylarla ilgili ip uçları var.
Yeraltı dünyasının bir bölgeye aitmiş gibi görünen isimlerinin, aslında Türkiye’ye yayılmış ilişki ağının nasıl işlediğine, polisin siyasetçinin karanlık ilişkilere nasıl yardımcı olduğunun bunlardan daha iyi delili olabilir mi?
Takip etmek isterseniz elbette olabilir.
Ama istemezseniz dosyalar arasında kaybolur gider.

Dosyalarda yer alan bütün bu bilgilerden bence en önemlisi birkaç cümle içinde geçen bir şirket.
Ahmet Kurtuluş’un İTİNOVA Yazılım dediği, belki yazım hatası nedeniyle İTÜNOVA olan ve üzerine neredeyse hiç gidilmeyen karanlık sokak.
Neden mi?
İki cümlede geçen şirketin işlevi, Ahmet Kurtuluş’un deyimi ile yazılım.
Yani bilgisayar programı yazıyorlar.
Kim için ne için?
İşte burası kırılma noktası.

Devletin elindeki resmi kayıtlara göre Saral ailesi Türkiye’deki “sanal kumar” aleminin en önemli hatta tek ismi.
Yine ol bilgilere göre Kıbrıs’ta yaşayan dünyanın en büyük sanal kumar işletmecisi Halil Falyalı ile de bir biçimde ortak iş yapıyorlar.

Sanal kumar sektörünün temel gereksinimi ne?
Bilgisayar.
Başka?
Bilgisayar yazılımı.
Yani yalnızca bilgisayarınızın olması yetmiyor.
Onu çalıştıracak, paraya tahsil edecek, sistemi kuracak özel bir yazılıma ihtiyaç var.
Şeytanın avukatlığını yapayım.
Ahmet Kurtuluş’un Saral ailesi ile birlikte oluşturduğu son şirketinin bu tür yazılımlar için kurulduğunu söylesek yanlış olur mu?
Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinin teknoloji kampusu içinde kurulmuş sanal kumar yazılım şirketi.
Vallahi şeytanın bile aklına gelmez…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar