Reklam
Reklam
Kötü PR'a devam: Hukuken geçerli ama siyaseten utanç...
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Kötü PR'a devam: Hukuken geçerli ama siyaseten utanç kaynağı olanı savunmak

03 Temmuz 2020 - 12:15 - Güncelleme: 03 Temmuz 2020 - 15:29

“Milletin a….ne koyacağız” sözleri ile Türkiye’nin tanıdığı Cengiz İnşaat’a, İzmir Karşıyaka Belediyesi tarafından deniz sıfır arsa satışının  politik yansımaları sürüyor.
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından da “Sermayeye peşkeş çekilmiştir” diye nitelendirilen satış sonrası belediye kendince PR (public relations) yani halkla ilişkiler çalışması başlattı.
Nedeni açık.
Satışın hukuki yönden eksiğinin olmamasına rağmen, siyasi anlamda CHP içinde önemli ölçüde rahatsızlık yaratması.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile tepki gösterdiği satış sonrası gelişmeler önce sosyal medyada Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay tarafından yapılan paylaşımlarla gündeme geldi.
Satışın yanlışlığına vurgu yapan herkesin “birilerinin adamı” diye nitelendirilmesinden tutun da “çete” söylemine kadar akılları zorlayan suçlamalarda bulunuldu.

Görünen o ki, sosyal medya üzerinden yürütülen kampanya istenen etkiyi göstermedi.
Yeni bir “doğru olmayan” haber üretildi.
Başkan ve ilçe başkanı CHP Genel Merkezi’nde 45 dakika Kemal Kılıçdaroğlu’na gelişmeleri anlatmış, talimatlarını almıştı.
Yalan demeye dilim varmadığı için doğru olmayan diyorum.
Çünkü biraz CHP siyasetiyle ilgisi olan herkes, söylenen o görüş(me)menin detaylarını biliyor.
Fotoğrafları hangi genel başkan yardımcısının danışmanının cep telefonu ile çektiği, hangi belediyeye yolladığı ve o belediyenin internet sitesinden nasıl alındığı konularu gayet açık.
Tartışmaya bile değmez…

Büyüklerimizin önemli uyarılarından biri de yalan söylemek üzerinedir.
Çünkü yalan söylemeye başladığınızda durmanız imkansızdır.
Bir yalanı örtmek için daha büyük bir yalan söylemek zorunda kalırsınız ki bu da bir süre sonra artık sizi de yutan kocaman yalan dalgasına yol açar.
Eleştirileri akıl ve mantık süzgecinden geçirerek şeffaf ve makul yanıt üretmek insan için tek çıkar yoldur aslında.
Hangi işi yapıyor olursanız olun, şeffaflık olmazsa olmazdır.
Hele de kamu adına bir görev üstlendiyseniz.

Karşıyaka Belediyesi’nin kendine yakın bulduğu kimi gazeteciler aracılığı ile yaptığı halkla ilişkiler çalışmaları yeterli gelmemiş olacak ki, yenisine başvurdular.
Bir önce belediye başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ı Cengiz İnşaat’a “kıyak” yaptığını ve bu yüzden de savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu sızdırmak.
Üstelik bunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapıldığı söylenen görüş(me)menin ardından yapıldığı izlenimi vermek.

Gelin konuya belgeler üzerinden açıklık getirelim.
Karşıyaka Belediye’sinin bir önceki başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar döneminde Cengiz İnşaat çoğu kendisine ait, ama belediyenin de payı olduğu arsada şantiye kurmak ister.
Bunun için de belediyeye başvurur.
Belgeye göre tarih 27 Nisan 2015’i göstermektedir.

Cengiz İnşaat adına Hüseyin Koç tarafından verilen dilekçede, “İzmir ili Karşıyaka ilçesi Mavişehir Mahallesi L18a 3-c Pafta 25497 ada 1 parseldeki ruhsatı alanmış inşaatımıza ekli vaziyet planında gösterilen yerin geçici olmak suretiyle şantiye alanı olarak kullanmak üzere izinlerinizi arz eder, saygılarımızı sunarız” denilmektedir.
İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından işleme alınan dilekçe 29 Nisan 2015’de karar verilmesi için başkanlığa sunulur.

Bundan sonrası gayet basit.
Başkanın onayının ardından, yasa gereği İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından ilgili müdürlüklerden de elaman alınarak komisyon kurulması.
Komisyon tarafından da metre karesi 50 kuruş ile 1,5 lira arasında değer biçilerek işgaliye belirlenmesi, bunun tahakkuk ve tahsil edilmesi.
Kimin işi?
Elbette bürokratların.
Böyle bir komisyon kurulmuş mu?
Görünen o ki kurulmamış.
“Komisyon kurmayın, işgal ücreti belirlemeyin, tahsilat yapmayın” diyen belediye başkanı imzalı bir belge var mı?
Yok…
Belediye başkanının “işgaliye ücreti almayın” deme yetkisi var mı?
Yok…
Ancak belediye meclisinin böyle bir yetkisi var.
Belediye meclisi böyle bir karar almış mı?
Kayıtlara göre hayır.
O zaman başka bir ihtimal akla geliyor.
Belediye başkanının yasal olmayan şekilde bürokratlara böyle bir talimat vermiş olması.
Varsayalım ki böyle oldu.
Yasal olmayan emri bürokrat emri yerine getirmek zorunda mı?
Hayır.
Çünkü yasal olmayan emri yerine getirmek suçtur.
Bunun ortaya çıkması durumunda ne olur?
Bürokrat görevinden alınır, hakkında soruşturma açılır.
Sözü edilen işlemi yerine getirmeyen bürokrat halen görevinde mi?
Evet.
Öyleyse iyimser düşünelim.
Belli ki bürokratik düzen içinde komisyon kurulması, işgaliye tahakkuk ve tahsil edilmesi unutulmuş.

Bundan sonrası ne mi olmuş?
Belediye yönetimi el değiştirilmiş.
Yapılan incelemelerde Cengiz İnşaat’ın şantiye alanı olarak kullanmak için izin istediği alana işgaliye ücreti belirlenmediği ortaya çıkmış.
Ardından da geriye dönük olarak işgaliye ücreti çıkarılmış ve tahsil edilmesi istenmiş.
Şirket belirlenen ücrete itiraz etmiş ve şu anda belediye ile mahkemelik.

Belediye yönetiminin el değiştirmesinden sonra ortaya çıkan tablo için bundan sonraki gelişmeler normal işlerken, yeni yönetim eski yönetim için hukuki yola başvurma kararı almış.
Ne yapmış bunun için?
Bir önceki Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar hakkında 5237 sayılı kanunun 257. maddesi 1. fıkrası uyarınca “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunmuş.
Tarih, 12 Kasım 2019.

İş yargı aşamasında, sonucu birlikte göreceğiz.

Peki bu durum CHP Genel Merkezi’ne yansımış mı?
Elbette.
Kendisine konu hakkında bilgi verilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tepkisi ne olmuş?
“Şeffaf olun. Yasa dışı işlemlere izin vermeyin. Devri sabık yaratmayın…”
Aynı konu hakkında eski belediye başkanı Akpınar CHP lideri ile görüşmüş mü?
Evet.
Ne olmuş?
Akpınar’ın konu hakkında sunduğu belgeleri inceleyen Kılıçdaroğlu, “Endişelenmenizi gerektirecek bir durum görünmüyor” diyerek konuyu kapatmış.
Bu görüşmelerin yapıldığı tarih ne zaman?
Kasım 2019.
Isıtılarak yeniden gündeme getirilme tarihi ne?
Haziran 2020.
Üstelik de ecrimisil ile işgal arasındaki farkı bile gözetmeden.

Bir belediye başkanının, kendisinden önceki belediye başkanını suçlayarak halkla ilişkiler çalışması yapmasının bir yere kadar anlaşılır tarafı vardır.
Ancak bunu eski tarihli belgeler ile yeni yapılmış gibi göstermesi siyaseten yanlıştır.
Tıpkı hukuken geçerli ama siyaseten utanç kaynağı olan arsa satışını savunmak gibi.
Unutmayın, bir yalanı başka bir yalanla gizlemeye çalışırsanız gün gelir yalan rüzgarına kapılırsınız.
Üç yüz beş yüz gazete daha fazla satayım, üç beş ilan daha fazla alayım diyen kiralık kalemlere rağmen gerçekler ortaya her zaman çıkar.
Çünkü gerçeklerin öyle bir huyu vardır…

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Haldun Çıray
    1 ay önce
    Siyaset ne zaman memurdan kurtulacak o zaman düzene girecek ve kardeşim belediye başkanı oyuna gelmeyecek kadar bilgili olacak meslek bilgisi dışına taşan bilgisi olacak bu eski reis dava edilmeden memurların dava edilmesini gerektirir ancak davaya bakanlar reislere kontrol etseydin diyor dikkat bayındır belediyesi yaşadı böyle bir olay

Son Yazılar