Reklam
Ak Parti'de Liste Muamması...
Reklam
Adem NAKÇI

Adem NAKÇI

Ak Parti'de Liste Muamması...

05 Mayıs 2019 - 16:04

31 Mart Yerel Seçimleri sonrası İl Başkanı Aydın Şengül'ün istifası ve yönetim kurulunun da matbu belgeye imza attırılarak istifalarının alınmasının ardından Ak Partili çokça isimden, "bundan sonraki süreç nasıl olacak?" sorusunu aldım. Bir çoğunun hemfikir olduğu ama benim katılmadığım ise; "artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak" konusuydu. Gerçi kendi açılarından haklılar. Farklı beklentimizin olması normal. Çünkü onlar bakıp umut ederek konuşuyorlardı ben ise gazeteci refleksi ile görerek ve kulisleri dinleyerek bakıyorum olaya. 
Son dönemde kulislerden aldığım bilgiler, il binasına gelip gidenler, bazı gazetecilere(!) yazdırılan haberlere bakarsak yeni dönemde çok şey değişmeyecek gibi. Samimi Ak Partililer olanı biteni yakından görüyor. Ak Parti İzmir'de başarılı olsun diye dua eden çok ama kimse başarının nasıl bir yönetim ile gerçekleştirilebileceğini dillendirmiyor. 
Ak Parti İzmir'de başarılı olmak istiyorsa öncelikle eski hastalıklarından kurtulmalıdır. Örneğin "müteahhitler partisi" olmamalı. İzmir'deki belli bir zengin tabaka yönetime isim verme telaşı içinde. "Önümüzdeki 4.5 yıl seçim yok masraflar çok. Paralı isim lazım" diyerek bu yola tevessül edilmemeli. Son Aydın Şengül yönetimi bu yolu denedi de ne oldu? 
Eski il başkanları ve milletvekilleri veliahtlarının isimlerini verip listelere yazdırma konusunda tüm kapıları zorluyorlar. Böylesi bir mantık kentte iktidar değil kendi iktidarlarını düşünme konusundan öte bir şey değildir.
Kibirlerinden, halka karşı tavırlarından ve birilerinin adamı olarak listelerde yer alan ve seçimi kaybeden belediye başkanları ve belediye başkan adayları ile bir daha milletvekili olamayan isimler listeye girme sevdasına düşmüş. Ak Parti İzmir'de seçimi kazanmak istiyorsa kaybedenler kulübü olmaktan vazgeçecek. Bu isimlerin halkta karşılığı olsaydı zaten seçimleri alırlardı. Ama ne yazık ki gördüğüm şey, kaybedenlere koltuk dağıtma müessesesi olma yolunda hızlı bir ilerleyiş var.
Listeler yapılırken "demografik yapı" dikkate alınmalı. Belli bir bölgenin hakimiyeti kırılmalı. Ak Parti'nin en sadık seçmeni olan ve blok hareket etmeleri nedeniyle seçimin kaderini değiştirebilen "Kürtler" ötekileştirilmemeli. Ötekileştirildiklerinde nasıl sonuç alındığının en net örneği 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri ve 16 Nisan 2017 Referandumunun kıyaslanması ile ortaya çıkar.
Bunun dışında yönetim listesine alınacak kişilerin mesleği, işi, kazancı belli olmalı. İşinde başarılı, Ak Partili kimliği İzmir kamuoyunda bilinen ve bu kimliği saklamak için çaba sarf etmeyen isimler olmalı. Siyasetten para kazanma yoluna gitmeyen, CHP'li belediyeler ile iş yapmamış ya da yapmak için koltuk beklentisi olmayacak kişiler yer almalı.
Bu arada; Parti kulislerinde konuşulanlara göre listenin süresinin uzama nedeni güç kavgası. İddia o ki yapılacak yönetimde  atanan İl Başkanı Kerem Ali Sürekli yüzde 10 oranında söz sahibi olacak. Listede yüzde 50 oranında eski İl Başkanı Aydın Şengül, Yüzde 20 oranında Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, yüzde 10 Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, Yüzde 10 Binali Yıldırım yapısının en önemli ismi olan İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya etkili olacak. 
Son Cümle olarak Ak Parti'nin İzmir'de girdiği tüm seçimleri kaybetmesinden sonra kentte hata yapma lüksü kalmamıştır.
GönderMe1: 13 Nisan tarihinde İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli'ye bildiğim kadarıyla yeni yönetimi oluşturması için 2 hafta süre verilmişti. Bu süre çoktan geçti. Sürenin uzaması hata yapılması oranını da yükseltmektedir. Bu güne kadar oluşturulan il yönetimlerinde süreç ne kadar uzun olduysa başarısızlık o kadar çok olmuştur. 
GönderMe2: Eğer bu iddialar doğru ise yine hak edenler dışarıda kalacak. Teşkilata gerekli önem verilmeyecek. Sokakta teşkilat çalışmayacak ve sosyal medyada sıkça yapılan eleştirileri daha sıklıkta göreceğiz.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Avni Okumuş
    2 ay önce
    Çok eski bir arkadaşın yazısını okumak beni eski günlere gturdu

Son Yazılar