Reklam
Reklam
Adem NAKÇI

Adem NAKÇI

[email protected]

CHP'nin "sadakat" ile imtihanı

01 Aralık 2020 - 23:48

31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerinde yüzde 53,29 oy ile seçilen Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un ‘zimmet’ suçlamasıyla başlatılan soruşturmada 10 kişiyle birlikte tutuklanmasının ardından görevden alınmasıyla yapılan Başkanvekili seçimi için yapılan oylama CHP için acı bir gerçekle yüzleşme oldu.

Düşünün CHP olarak yüzde 53,29 oy alıp rakibi Ak Parti’ye tam 9 bin 453 oy fark atacak ama Başkanvekili seçiminde 18-13 gibi bir meclis üyesi aritmetiğine (daha önce CHP’den seçilip ardından istifa ederek bağımsız kalan meclis üyesini de karşıya yazarsak) rağmen 4 turlu seçim sonrası 3 üyesinin “ihaneti” sonrası “kura” ile seçimi kazanacak. Bu seçim bir kez daha (Hatırlanacağı üzere kanser hastalığına yenik düşen CHP'li Ensari Bulut’un yerine CHP Grubu Şeref Bektaş, tek aday olarak gösterirken son anda CHP Grubu kararını hiçe sayan Metin Solak aday olmuş 3’üncü turda Ak Parti adayı Sıddık Soysal’ın çekilmesinin ardından Ak Parti’den gelen oylarla başkan seçilmişti.) göstermiştir ki koltuk sevdası ve siyasi menfaat beklentisi ideolojiye ağır gelmiştir.

Bu seçimin ardından parti içinde sosyal medya üzerinden hemen hemen her kafadan bir ses çıkıp suçlu aranmıştır. Sanki Serdar Aksoy’un daha gözaltına alınmadan partiden istifası sonrası basına yansıdığı üzere “bir ismin” bugünü önceden hesaplayıp aday arayışına girmemiş belediye meclisi grubu içine nifak tohumu ekmemiş gibi “maaşlı savunucuların” hedefe İl Başkanı Deniz Yücel’i koyması bana manidar geldi. Bu isimlerin bu hedef almalarının satır aralarına bakarsak halen İzmir İl Kongresi sürecindeki hesaplarının peşinde olduklarını görmemek için kör olmak lazım.

Kendi partisine ve arkadaşlarına ihanet edenleri sorgulamak yerine hedefe İl Başkanı Deniz Yücel’i koymanın mantığının başka açıklaması varsa biri desin. Kimse bana; “Genel Merkez müdahil olmadı, listeleri Deniz Yücel yazdı. Tunç Soyer 10 isim yazamadı” demesin. İl Başkanı Yücel’in bu kadar etkisi olsaydı kongre süreci listeler savaşına dönmez, bugün açıklamalarda ortaya çıkan kan davası oluşmazdı.

Daha CHP içindeki bu anlamsız kavgadan rahatsız olmayanlar varken özeleştirisini verip iktidar için mücadele etmelidir. CHP bence içerideki kavgaya bu kadar emek harcayacağına örgütçe el ele verir ise iktidar olma şansı vardır.

CHP’nin en temel sorunu partisine özveri ile çalışacak “dava adamlarını” seçememesidir. Bu sorunu çözemedikçe dün Çiğli bugün de Menemen’de yaşanan “sadakat imtihanı”na çok girer.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Özdemir Sökmen
    4 ay önce
    Doğru söze ne denir? Doğru söyleyeni neden dokuz köyden kovarlar? Eğri oturalım,doğru konuşalım.vs.vs.vs.