Reklam
Reklam
15 MAYIS'IN DİĞER ADI: NEKBET
Filiz BAHÇIVAN

Filiz BAHÇIVAN

15 MAYIS'IN DİĞER ADI: NEKBET

15 Mayıs 2020 - 10:24 - Güncelleme: 17 Mayıs 2020 - 00:18

Arapların deyimiyle 'Yevmü-ü-Nekbet' yani Büyük Felaket Günü. 

14 Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilan eden Siyonist İşgal Rejimi 15 Mayıs'ta Filistin'in birçok bölgesine saldırı düzenleyerek halkın çoğunu öldürür ve zorla doğdukları topraklardan, yurtlarından çıkartır. Siyonistlerin saldırıları karşısında evlerini terk etmek zorunda kalan halk, Lübnan, Ürdün, Suriye gibi ülkelere mülteci olarak sığınır ve günümüze değin süren sürgün hayatı başlar. 

1948'deki İsrail ve Arap ülkeleri arasındaki savaşın ardından 1949'da ateşkes yapılır ve ateşkesin ardından evlerini terk eden Filistinliler geri dönmek ister ancak  İsrail, onların evlerini ya yerle bir etmiştir ya da o evlere Yahudileri yerleştirmiştir. 

Sürgündeki Filistinliler, kan bulaşan anahtarlarıyla sadece evlerinin değil, işgal altındaki bütün Filistin'in kapısını açacakları günü bekliyorlar. 

Filistinliler İsrail Devletinin kuruluşunu temsilen 14 Mayıs'ın bir sonrasını yani 15 Mayıs'ı felaket günü ilan etti. İk felaket günü 1998 yılında anıldı. 

1998'den bugüne İsrail kentlerinde, Kudüs'te Batı Şeria'da Gazze Şeridinde, Lübnan'da, Suriye'de ve Ürdün'deki mülteci kamplarındaki milyonlarca Filistinli, 14 Mayıs 1948 sürecinde yaşanan trajediyi Felaket Günü etkinlikleriyle anıyor. 

Peki 1948 sürecinde Filistin ve  İsrail arasında neler yaşanmıştı? İsrail'in, Filistinlilere karşı uyguladığı zulüm ve katliamlar nelerdi? 

1948 İsrail'in kuruluşuna gidelim. 

Nazi dönemindeki Yahudi Soykırımı sonrasında, uluslararası toplumda bir Yahudi devletini  tanınması yolundaki baskılar yoğunlaştı. 1948'de de İsrail kuruldu. 

Kurulma aşamasında ve öncesinde, yüz binlerce Filistinli, Yahudi İrgun tedhiş hareketinin katliamlarıyla bölgeden sürüldü. 

İsrail devleti ilan edildikten bir gün sonra, Ürdün, Lübnan, Irak ve Suriye orduları ile savaşa tutuştu ama bu ordular püskürtüldü. İsrail ordusu, bazı bölgelerdeki küçük direnişleri de katliamlarla bastırdı. 

1946 Der Yasin Katliamı

İsrail tarafından gerçekleştirilen katliamların en bilineni kurulmasından iki sene önce Der Yasin'de gerçekleştirilendi. 1946 senesinde, Filistin köyü Der Yasin'e giren Moşe Dayan'ın liderliğindeki çete, ilerleyen yıllarda İsrail Savunma Bakanı, çetenin en acımasız fertlerinden biri olan bayan Golde Meir ise İsrail Başbakanı oldu. 

Bu katliamdan sadece bir ay önce de, daha sonra başbakan olacak Menahem Begin'in başında olduğu bir başka çete, Kudüs'te İngiliz yönetiminin yerleşmiş olduğu ve dörtte üçü sivil halka açık olan yedi katlı lüks  Kral Davud Oteli^ni 350 kilo TNT ile havaya uçurmuş, 91 kişinin ölmesine sebep olmuştu. 

1953 Şaron katliamı

İlerleyen yıllarda İsrail'in başına gelecek olan Ariel Şaron da, silahlı hayatının ilk eylemini, 1953 yılıında bir Filistin köyünü basıp 60 kişiyi katlederek gerçekleştirdi. 

1982 Sabra ve Şatilla katliamı

Katliamlar üzerine kurulu yıllar geçiren İsrail'in hafızlarda yer tutan en önemli katliamlarından biri ise 1982 yılında gerçekleşti Şaron'un yol vermesi ve emriyle Hristiyan Falanjistler, Lübnan'daki Filistinlilerin yerleştiği Sabra ve Şatilla kamplarını bastı, 600 kişiyi doğradı. Bu katliamda, bin 800 kişi de kayboldu. 

2002 Cenin Katliamı

İsrail'in hafızalarında en fazla iz bırakan katliam ise 2002 yılında Cenin'de gerçekleşti. Cenin kasabasının dışındaki bir mülteci kampına girmek isteyen İsrail askerlerine, kamp sakinleri ve direnişçiler karşı koydu. Tam altı gün süren bu direnişte bazı kaynaklara göre İsrail en az 30 askerini kaybetti. Yiyeceğin ve cephanin bitmesi sonrasında direniş kırıldı. Kampa gire İsrail askerleri, silahsız ve savunmasız halkın, önceden belirledikleri bir meydanda toplanmasını istedi. Halkın bunu reddetmesi üzerine, İsrail uçakları ve helikopterleri, havadan attıkları füzelerle, bütün bir kampı imha etti, ardından buldozerlerle enkazı ezdi. 

Çoğu hava saldırısında füze isabeti sonucu ölürken, sağ kalanların genç olanları da kurşuna dizildi.

Bu katliamda ölü sayısı en az bin olarak ifade edildi. Ama İsrail katliamı gizleyebilmek için, ölenleri toplu mezarlara defnetti. 

2008 Gazze Saldırısı

İsrail Savunma Kuvvetleri'nin, Işık Bayramı'nın devam ettiği 27 Aralık 2008 tarihinde yerel saatle 09.30 sıralarında Hamas'ın İsrailli sivillere ve askeri birimlere karşı kassam roketli saldırılar yaptığı gerekçesi ile başlattığı savaş İsrail'in saldırıları nedeniyle 1000'den fazla insan hayatını kaybetmiştir. 

2014 Gazze katliamı

Ramazan ayında başlayan katliamda 2 binden fazla kişi ölürken 11 binden fazla kişi yaralandı. 

Halen işbaşında olan hiçbir yöneticisinin kendi topraklarında doğmadığı İsrail'in, bugün, 67'inci yıldönümünde Filistin'de şehit olan tüm müslüman kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ramazan Yılmaz
    2 ay önce
    Ağzına sağlık kalemine kuvvet. Sanki sesinden dinledim yazınızı.

Son Yazılar