Reklam
Reklam
LGBT ONUR YÜRÜYÜŞÜNDE
Reklam
Filiz BAHÇIVAN

Filiz BAHÇIVAN

LGBT ONUR YÜRÜYÜŞÜNDE

28 Haziran 2020 - 21:04

Son yıllarda ahlak ve maneviyatın zayıflaması ile birlikte her türlü günah açıktan işlenir hale geldi. Özellikle İslam ahlakını yaşamayan Müslümanlar sebebi ile dinden soğuyan, maneviyatı zayıflayan, kendini artık Müslüman olarak tanımlayamayan, kendini başka dinlere yakın gören gençlerimiz kötü yollara kolay sapar oldu. Üstelik bu kadar zayıflamış inançları ile misyonerlerin de hedefindeler. 

Zina, alkol, uyuşturucu, kumar cinsel sapkınlık. Şer odakları her daim medyaları vasıtasıyla saydığım tüm bu kötü alışkanlıkları iyi olarak gösteriyor. Hatta defalarca göstererek normalleştiriyor.

Bu düşünceye hizmet eden merkezler için Lezbiyenlik, Homoseksüellik, Gay, Trans seksüel ilişkiler serbest ve gayet normal olarak lanse edilirken, kadın ve erkek ilişkisini demode, çağ dışı olarak gösteriliyor. 

En fenası da ülkemiz de insan hakları adı altında LGBT'yi savunarak Toplum ve hukuk nezdinde kabul ettirmeye çalışan yığınla Müslüman var. 

Peki dinimiz bu konu hakkında neyi emrediyor. 

İnsanı kadın ve erkek olarak Allah, insan ırkının devamı ve mutluluğunu kadın ile erkeğin nikahlı meşru birlikteliği ile sürdürülmesine bağlamış ve emretmiştir. 

İslam literatüründe eşcinsellik, lutilik ve livata olarak adlandırılır ve en büyük günahların başında yer alır. Kuran-ı Kerim'de eşcinselliğin kesin olarak yasaklandığını ve bu tür bir cinsel ilişkinin 'livatalık' (Homoseksüellik) olacağını bildiren en kesin hüküm, Araf Suresinin 80 ve 81. ayetlerinde görülür. 'Lût'u da peygamber gönderdik. Kavmine dedi ki: Sizden önce insanlardan hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz? Çünkü siz, kadınları bırakıp da cinsel tatmin için erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz.'

DÜNYA NÜFUSUNU AZALTMA PROJESİ.

Buna rağmen yaratıcıya meydan okuyarak insan ırkını uçuruma yuvarlamak pahasına üçüncü bir insan modelini tüm dünyada yaygınlaştırmak isteyen bir kesim, emellerine ulaşmak için her yolu deniyor. 

Özellikle Batı, Hıristiyanlar ve Uzak doğudaki birçok ülke bu sapkınlara yol açmak için her türlü düzenbazlığı yapıyorlar. 

Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco'nun Mayıs 2018'de Vatikan'da görüştüğü bir adama 'Eşcinsel olup olmaman mühim değil, Tanrı seni böyle yaratmış ve seni olduğun gibi seviyor' diyerek Eşcinsellik ve sapkın davranışlara kilisenin de kapısını açmıştır. 

Avrupa Adalet Divanı. 'eş kavramının cinsiyetsiz oduğunu' vurgulayarak, AB vatandaşlarının kendi cinsiyle yaptıkları evliliklerin, yasalar karşısında karşı cinsle yapılan evliliklerden farklı olmadığına karar vermiştir. 

Tayvan hükümeti eşcinsellere çocuk evlat edinme hakkı da veren tasarısını ve eşcinsellerin evliliklerini 27'ye karşı 66 oyla kabul etti. Böylece Tayvan eşcinsel evliliği yasalaştıran ilk Asya ülkesi olmuştur. (17 Mayıs 2019) 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1990 yılında eşcinselliği psikolojik hastalıklar listesinden çıkartmıştır. Bundan çok daha önce 1960'ların sonu ve 1070'li yıllarda eşcinselliği yasadışı sayan maddeler birçok Batı ülkesinde yasalardan çıkartılmıştı. Eşcinsellik Batı Avrupa'da uzun yıllar önce tabu olmaktan çıkartmıştı. 

'Ben böyle yaratılmışım' yalanına sığınan eşcinselleri örnek alan pedofiler de 'Ben böyle yaratılmışım' diyerek kendilerini masum göstermeye başladılar bile. Almanya'da tıp doktorası yapan TEDx konuşmacısı Mirjan Heine, 'Pedofili, değişmez bir cinsel yönelimdir' diyerek pedofilinin 'istemsiz duygular' olarak kabul edilmesini istedi. Aynı şekilde BBC'de bir pedofili ile yapılan röportajı yayınlayarak 'Pedofillerin yargılanmaya değil, anlaşılmaya ve yardım edilmeye ihtiyacı var' dedi. 

Eşcinsellik sapkınlıktır. 

Düzenlenen sözde onur yürüyüşleri, algı pompalayan filmler- diziler, birtakım fenomenler aracılığı ile yürütülen sosyal medya kampanyaları, bu sapkınlığın tüm dünyada meşrulaştırılma çabaları, azgın azınlık olarak seslerin çok çıkıyor olması ve maalesef bu iğrençliğin ortaöğretim çağına kadar düşmüş olması İslam dininde lanetlenmiş olduğu gerçeğini değiştirmiyor, değiştirmeyecek. 

İslamiyet'in emir ve yasakları hiç değişmedi, değişmeyecek.

Lut kavmi eşcinselliği yaşadığı için değil onu ayen beyan yaşadığı ve normalleştirdiği için helak oldu.

Eşcinsellik kişinin kendi tercihidir ama bu tercihi başkasının gözüne sokarak propagandasını yapması doğru ve normal değildir.

Kapalı kapılar ardında herkes özelini dilediği gibi yaşar. Kişinin Allah'a karşı sorumluluğu ile alakalıdır bu durum. Her günahta olduğu gibi kişi ile Allah arasındadır. Ancak LBGT tarzı yaşamı normalleştirerek ekinden sonra nesli bozma sabote etme operasyonundan başka bir şey değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar