Reklam
"DEĞİŞİMCİLERİN" DERDİ PARTİ Mİ?
Reklam
Azimet GÜRBÜZ

Azimet GÜRBÜZ

"DEĞİŞİMCİLERİN" DERDİ PARTİ Mİ?

10 Ağustos 2018 - 14:31

Cumhuriyet Halk Partisi Ülkemizin ve dünyanın sayılı birkaç partisiyle birlikte yaşıyan en eski partilerden biridir.  Milli Kurtuluş Savşıyla birlikte gerçekleştirdiği ulus devletin kurucusu olması, bu nedenle yüklendiği misyon , ülkenin varlığına bağlı olarak ömrünü  uzun vadeli kılmıştır.  Milli Kurtuluş savaşı sürecinde,Yozgat Çapanoğlu İsyanı, çorum İskilipli Hoca olayı, Konyadaki Delibaş isyanı gibi yaklaşık 18  gerici başkaldırı olmuştur.  Bunlarla birlikte Cumhuriyet’ten sonraki Menemen ve Şeyh Sait İsyanları gibi gericiisyan ve kalkışmalar da dahil bunların yandaşları,  sempatizanları,  şu ya da bu şekilde Türkiyede kurulan partiler içinde yer alarak zaman içinde meşrulaştıkları gibi siyasi önderlik yapanları da olmuştur.

Bu nedenlerle  seçimlerde sürekli CHP hedef alınmıştır. Seçim süreçleri  hep bir “ilerici ve gerici” mücadelesi şeklinde geçmiştir. Günümüzde AKP laiklik ve Cumhuriyet karşıtı politikalarını,  CHP eleştirisinin arkasına gizliyerek  dillendirmekte ve uygulamaktadır.  Parti çok partili hayata başladığımızdan bu güne, yaklaşık 68 yıldır yalnız üç kez parti seçimlerde birinci olabilmiştir. Bakın yıllara göre Partinin tabanına yaslanan Halkçı Parti, SODEP, SHP, DSP 1950’den beri yapılan tüm yerel ve genel seçimlerde; 1961de İsmet İnönü Genelbaşkan % 36.7 oyla, 27 Mayıs İhtilalinin hemen sonrasında birinci parti olabilmiş, ancak; o seçimde sağ kesim oyları AP, YTP ve MP olarak bölündüğünden bu yapay başarıyı konuşabiliyoruz.  Bülent Ecevit’in Genel Başkan olduğu 1973 seçimlerinde % 33,3 oyla birinci parti, yine Ecevit’in Genelbaşkanlığında1977 seçimlerinde % 41,1 oyla ikinci kez birinci parti olmuştur. Ecevit’in seçim başarılarının arkasında, söylem ve kadrolarında topyekün diyebileceğimiz bir değişimin sonunda bu başarı gelmiştir.

Peki Cumhuriyet Halk Partisi 2018 Genel seçimlerinde aldığı oy oranı neden bu kadar kıyamet kopardı? HDP, SP ve İYİP’den Cumhurbaşkanı adayımıza gelen oyları adayımız kendi hünerine tahvil etmeyi biliyor da, CHP’den adı geçen partilere seçim sisteminin gazabına uğranmasın diye giden oyları niye görmek istemiyor? İmza ve Kurultay talebinde olanlar, Partinin 1972’deki gibi, bir değişim proğramıyla mı “değişim” istiyorlar? Değişim teziyle çıkıyorlar da neyi değiştirecekler?  Üstelik 9 ay sonra yerel yönetim seçimleri varken! Neden partiyi yandaş medyanın kışkırtmalarıyla bir iç çekişmenin içine çekiyorlar?  

AKP yaşanan siyasi ve ekonomik sorunları, halkın gözünden ve dikkatinden kaçırmak için, üzerine vazife olmıyan CHP kurultayıyla maskelemeye çalıştığı anlaşılmıyor mu? Amerika’yla yaşanan siyasi sorunların bir “papazın” tutukluluğuyla izah edilmesinin, hatta döviz kurundaki artışın da bu nedenlerden kaynaklandığını söylemeleri,  ahmak avutmak değilse, halkın gerçeği öğrenmemesi için CHP’nin itibarsızlaştırılması ülkenin en önemli sorunu gibi sunulması, kimin işine yarıyor?

Bugün ülkede $ kuru 6 TL. Ülkenin en büyük holdingleri borç yapılanmasına gidiyor. Dünya ve ülkenin aklı başındaki insanları ekonomide büyük bir felaketin yaşanacağını söylüyor. Bizlerin en önemli sorunu bu mu olmalı yoksa kurultay mı? o Söylediklerim bugünkü parti yönetiminin  başarılı olduğunu savunduğumdan değil, yapılanın, gözünü dünyaya ve ülke gerçeklerine kapatıp siyasi fırsatçılık olduğu gerçeğidir. Partiye.hücümlar o kadar artmış ve çok yönlü boyutlara ulaşmış ki; “dürüst”  maskesi takmış Uğur Dündar dahi geçmişini unutturarak partiyi itibarsızlaştırmaya çalışıyor.

Partide siyasi ve yapısal değişimlerin olmasını savunan biriyim. Bu konuda tek kelimelik sözü ve eylemi olmayanların üstelik yıllardır Belediye Başkanlığı  yaparken, İlinde 8 ilçe belediye başkanlığını,  bir önceki seçimde kendisine verilen oyların % 10 nu kaybederken, pişkinlik gösterenlerin, değişim adına ortada olmaları kabul edilmez. Çünkü bunlar, parti adına yıllardır görevdeyken, mevtalaştıklarını hissedip kendileriyle birlikte partiyi de aşağıya çekmekten beis görmüyorlar. Böylece olası başarısızlıktan kendilerini soyutlayıp biz değil onlar demeye çalışıyorlar.

 

Azimet Gürbüz

10.08.2018

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yusuf Altur
    1 yıl önce
    Değişimcilerin derdi Türkiye halkı, değişimci olmayanların derdi particik.

Son Yazılar