Reklam
MİSAFİRHANE OLUR, LOJMAN OLMAZ!..
Reklam
Azimet GÜRBÜZ

Azimet GÜRBÜZ

MİSAFİRHANE OLUR, LOJMAN OLMAZ!..

24 Mayıs 2019 - 13:22

Muhalefet etme mantığı, sorgulama ve analitik düşünmeye hizmet etmeli. Bir kaç gündür İzmir Büyükşehir Başkanı'nın "ŞATO" adıyla bilinen binasını, lojman olarak kullanması üzerine yaygın bir karşı tavır sergileniyor. Ben burasının restoran olarak işletildiğini biliyordum. Meğer Büyükşehir Belediyesi burayı "misafirhane"ye dönüştürmüş. Misafirhaneye dönüşürken karşı çıkan olmuş mu? Duymadım, sanmıyorum!.

Peki misafirhanede kimler kalıyor? Bilen var mı? Elbette vardır. Ben de söyleyeyim; Aziz Kocaoğlu'na "İzmir Modeli" kitabını hazırlayan "danışmanlarından" bir kaçının kaldığını biliyorum. Bunlar normal mi? Elbette, belediyenin misafirhanesinde, Belediye yetkililerinin ya da "misafirhane yönetmeliğine" göre kimlerin kalabileceği tespit edilmişse onlar kalabilir. Ancak; ben bir turizm şehir olan, otelciliğin gelişmiş olduğu İzmir'de, misafirhane işletmenin artık kamu kuruluşları için çok gereksiz olduğunu düşünüyorum.
Buna rağmen "misafirhane" olan bir yeri uygun gören düşünce buranın "Belediye Başkanı'nın lojmanı” olmasına neden karşı çıkar, anlayamıyorum.
Ben Ankara'da çok geniş bir bahçe içinde yer alan etrafı yüksek duvarlarla çevrili, öyle ki; içindeki bina iki katlı olmasına rağmen, görülmeyen, kamuya ait bir binayı Sayın Murat Karayalçın Belediye Başkanı lojmanı olarak kullanıyordu. Hiç bir olumsuz eleştiri de hatırlamıyorum. Devlet geleneğinde bunların çok normal görülmesi gerektiğini düşünürüm. Şehrin simge isimlerinin, simge binalarda oturması normal görülmeli. Hatırlayın "Vali Konağı Caddesi, Vali Konağı Durağı", birçok şehirde, referans noktaları olarak bilinir. ŞATO'nun da İzmir Belediye Başkanı için tahsis edilmesi gayet normal. Belediye Başkanları, Valiler, devletin üst düzey bürokrasisi için bu tür simge yapıların tahsisi çok yaygın bir gelenektir.

Niha-i tahlilde buraların kimsenin mülkiyetine geçecek hali yok. Belediye Başkanının o lojmanda misafirlerine vereceği bir davetin basında yer alması dahi, şehrin tanınmasına ciddi itibar bahşedeceğini düşünüyorum. 
Tartışmaları tevazu, alçak gönüllülük üzerinden ele alıp, kişilik sorunu haline getiren düşünceyi hiç sağlıklı bulmuyorum. Hele hele geçmişin jargonuyla "burjuva özentisi" olarak ele alanların buranın "MİSAFİRHANE" olduğunu bilmiyorlar mı? Yoksa Marksist-Leninist önceki Belediye Başkanımız "burjuva" misafirlerini ağırlamak için mi burayı tahsis etti?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar