Reklam
Reklam
Parti Meclisi sonrası Koridorlarda konuşulanlar!..
12. Katın Gözcüsü

12. Katın Gözcüsü

Parti Meclisi sonrası Koridorlarda konuşulanlar!..

01 Temmuz 2018 - 17:47 - Güncelleme: 01 Temmuz 2018 - 17:58

CHP’de 24 Haziran seçimleri sonrası tartışmalar ve iddiaların ardı arkası gelmiyor. Doğal olarak herkesin gözü, Söğütözü’nde bulunan Anadolu Bulvarı No:12 deki binaya çevrilmiş neler olduğunu gözlemliyor.

Öncelikle; disipline gönderilecek dosyaların görüşülmesi maddesi ile toplanan Parti Meclisi’ne bakalım. Burada, özellikle Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Bülent Tezcan’a ciddi tepkiler oldu. Disiplin maddesi ile toplanan parti meclisinde söz alan ilk isimler olan Necati Yılmaz, Gaye Usluer, Emre Çam ve Erdal Aksünger direk CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevi bırakmasını partinin kan değişikliği sonrası oluşturacak yeni kadrolarla yola devam etmesini teklif ettiler. Özellikle Bülent Tezcan’a çok sert eleştiriler geldi. Eleştirilerden birinin, “Parti’nin ve sistemin oyların katilisin” iddiası olduğunu düşünürseniz tepkilerin dozajını ölçebilirsiniz.

Gürsel Erol’un disiplin süreci bir danışıklı dövüş mü?

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na kasti yanlış bilgi verildiği bu bağlamda yanlış yönlendirildiği toplantı da herkesi şok eden karar ise Parti Meclis Üyesi ve Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’un ihraç istemi ile Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi oldu. Parti içinde bu karar çok tepki çekmedi. Aksine yapılanın bir “danışıklı dövüş olduğu, muhaliflere susmaları için göz dağı verildiği" iddia edildi.

Bu iddia sahiplerinin iddialarına gerekçe olarak sorduğu şu sorular Genel Merkez koridorlarında yankı buluyor;

Gürsel Erol, 2012 yılındaki kurultayın Genel Başkan adına en önemli ismiydi ve kurultayın finansörüydü. Ondan sonraki kurultaylarda Kılıçdaroğlu’nun çıkardığı anahtar listelere karşı hep liste çıkardı ve çok sert eleştirilerde bulundu. Listeye karşı oluşacak muhalefeti kırmadı mı? Bu nedenle parti içi muhalefet Parti Meclisi’ne sokacağı üye sayısının ancak yüzde 10-15’i kadar isim sokmadı mı? Bu işleri yaparken bizzat Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na PM ve MYK’da “Danışmanınız mı? Bu yetkiyi nereden alıyor? diye sorulmadı mı?

Daha sonra yapılan kurultayların ikisinde Genel Başkan imzalı kurultay koordinatörü değilmiydi? Bu kongrelerin birinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Divan Başkanı olması için mücadele etmedi mi?

Başta İzmir olmak üzere çok sayıda kongre de Genel Başkan adına il başkanı adayı dayatan ve Genel Merkez adına operasyon yapan birçok belediye başkanının atanmasında adı direk geçen aynı isim değil miydi?

Yargı sonucu Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde yapılması planlanan entegre hastane inşaatıyla ilgili olarak açılan “ihaleye Fesat karıştırma suçu” nedeniyle 5 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve kesinleşmiş cezaları yapılan indirimlerle 4 yıl 2 aya indirilen Gürsel Erol’un siyasi hayatını kurtarmak için, bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı Dikili Belediye eski Başkanı Osman Özgüven’in durumu öne sürülerek TBMM’de görüşülmekte olan 4. Yargı Paketi içine “ihaleye fesat karıştırma suçu madde: 235”’te indirimi öngören bir madde eklenmesi için özel bir yasa teklifi hazırlanan yargı paketinin kabul edilmesi ile aynı suçtan hüküm giyen çok sayıdaki AKP’li, cezaevine girmekten kurtulur. Sizce onun için bu kadar çaba sarf edilen biri silinebilir mi?

Genel Merkez Koridorlarında Bu Sorular Konuşuluyor!..

CHP’ye oy veren seçmenin gazını almak yerine istifası istenenler neden; seçim günü ve gecesi oy kullanılan her sandığında, seçim merkezlerinde partinin görevlileri var mıydı? Çok spekülasyonu yapılan hayatta olmayanlar ve Suriyelilerin oy verip vermediği kontrol edildi mi? Paket oylar kullanıldı, seçim başlamadan sandıklarda oy vardı iddialarına karşı bir çalışma yapıldı mı? Ak Parti başta Doğu ve Güneydoğu illeri olmak üzere çok sayıda sandıkta daha fazla vekil çıkartmak için itiraz üstüne itiraz ederken CHP kaç sandıkta itiraz etti?

Neden Seçmen Takip Sistemi’nden vazgeçildi?

Gelelim parti koridorlarında en çok sorulardan bir başkasına; CHP’nin elinde başarısı daha önce tespit edilen seçmen takip sistemi varken çok ciddi paralar vererek dışardan Adilsecim.net platformu gibi sağlamlığı bile tartışılan ve çöktüğü için bilgi alınamadığı ifade edilen bir yapıya neden gidildi? Neticede yaşana kaos ve fiyaskonun temelini bu sistem oluştururken bu sistemi teklif edilenler ile ilgili bir çalışma yapıldı mı ya da yapılacak mı?

Hazırlanan raporun yaptırımı ne olacak?

24 Haziran seçimleri için rapor hazırlanılmasına karar verildi. Bu hazırlanacak rapor sonrası ne gibi yaptırımlar uygulanacak? Örneğin sandıklardan ıslak imzalı sonuç belgesi toplayamayan ya da sandık güvenliğini sağlayamayan ve sandık görevlilerini tamamlamayan yönetimlere ne gibi bir yaptırım uygulanacak?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar