Reklam
Reklam
Selma NALBANTOĞLU

Selma NALBANTOĞLU

[email protected]

TEESSÜF EDİYORUM SİZE "DIŞ GÜÇLER"

27 Haziran 2021 - 14:18

Bize dolarla faizle vurduğu zaman AKP iktidarının, “faiz lobisi”, “dış mihraklar” diye hitap ettiği; mesela İdlib’te sıkışınca Rusya’ya karşı yardıma çağırırken “Batı” veya “uluslararası topluluk” diye seslendiği “gelişmiş ülkeler”, size teessüf ediyorum.

Daha “NATO 2030 vizyonunun” mürekkebi kurumadan bu ne acele ki paldır küldür bir 3. Dünya Harbine koşturuyorsunuz?

AB kanadı Rusya’ya karşı nispeten itidalli.
Yaşlı Paksamerikana’nın başkanı ile onun mızrak ucu BoJo (Boris Johnson) beye ne demeli?
BoJo bey Kırım’ı Ukrayna toprağı olarak tanıyor. Onun için 23 Haziran’da Majestelerinin destroyerini Kırım’ın burnunun dibinden geçirerek, bu kabulünü test ediyor.
Ne oldu? Rusya, uyarı atışları ile uzaklaştırdı.

Putin, üç ay önce, “Kırım’ın Ukrayna’ya geri dönmesi için gerekli şartların asla oluşmayacağını” söylemişti.
En son Gavrilov da, İngiltere’yi, şayet Karadeniz’de öyle bir geçişi tekrarlarsa, bu defa bombaların gemi güzergâhına değil, geminin kendi üzerine olacağı yolunda uyardı.

Rusya blöf mü yapıyor? Denemesi bedava diyeceğim, ama hiç bedava değil..
ABD ve İngiltere’nin hastalıklı Rusya takıntısı kendileri de dahil tüm dünyayı felâkete sürükleyebilir.

The Telegraph’ın 25 Haziran’da aktardığına göre, İngiltere Genelkurmay Başkanı pek tedirginmiş. Karadeniz’de kendilerinin yarattığı bu provokasyon üzerine diyesiymiş ki, Britanyayı da kapsayacak “yanlış bir tırmanmanın” riski “gece beni uyutmuyor”..

ABD’li generaller de pek rahat uyuyamıyor sanki. ABD’nin ilk iki dünya harbinde olduğu gibi, savaşın ulaşmadığı güvenli bir sığınak olma avantajını yitirmiş olmasından endişeliler. Niye? Denizden karayı (ABD’yi) vurabilecek çok gelişmiş füze sistemleriyle Rus denizaltıları da ABD’nin doğu batı sahillerine yakın mesafede cirit atıyormuş. Kendileri söylüyor. (25 Haziran 2021, businessinsider.com)

Demek bu nevrotik ABD-İngiltere koalisyonu Karadeniz’de ateşle oynayayım derken Rusya da onların sahillerinde dolanıyor.
Sayın “uluslararası topluluk” generallerinin uykuları kaçmasın da ne olsun?
Tabii onların provokasyonları bizim de uykularımızı kaçırıyor..
* * *
Umarız ki bu bulanık ortam kasırgaya dönüşmez.
Zira kasırga patladığında ve Erdoğan’ın  üslenmeye hevesli göründüğü NATO’daki rollerin bize maliyetini fark ettiğimizde çok geç olabilir.

Hasretle beklenen Biden görüşmesinde, ne ABD’in YPG-PKK tutumunda, ne yaptırımlarda ve S-400, F35 konularında bir esneme olmadı.
ABD’de sözde “Ermeni soykırımı” ve yaptırımların gündeme geldiği 2019 sonunda, “yeri geldiği zaman .. gerekiyorsa İncirlik’i de .. Kürecik’i de kapatırız..” diyen Erdoğan, Biden’la görüşmesinde bunları da söylemedi.

Görüşmenin can alıcı noktası, Erdoğan’ın Afganistan’da misyon üslenme isteğiydi.
Bu, gerçi 7 Mayıs’ta Milli Savunma Bakanlığı tarafından dile getirilmişti, ama anlaşılan bir de Erdoğan tarafından yüz yüze teyit edilince Biden çocuk gibi sevindi adeta.
Afganistan konusunda bir anlaşmaya varılıp varılmadığı sorusunu, Biden, “.. toplantımızla ilgili çok iyi hissediyorum”, “size bu konuda bilgiyi Türkler versin” şeklinde cevapladı.
Erdoğan’ın meşhur “hamdolsun” gafından daha çok haber değeri olan aslında  Biden’ın bu şakrak “hamdolsun”u!.

Bugün, çok büyük ihtimalle ekonomik sıkışmışlıktan kaynaklanan bu Afganistan iştahını, yarın yüksek bir stratejik zeka ürünü olarak kutsayacaklar da çıkacak ihtimal..

Rusya ve ABD’yi birbirine karşı kullanabileceğini zanneden AKP dış politikası, borç krizine doğru giden ekonominin çıkmazında, NATO’nun NATO’dan çok NATO’cu bir oyunculuğuna soyunmaktan daha yaratıcı bir çıkış bulabilmiş değil.

Rahmetli Bülent Ecevit ne kadar öngörülüydü. 1985’deki programında bunu öngörmüştü: “Batı ile ittifakı, Türkiye’yi, kendi bölgesinde bu ittifak sisteminin kışkırtıcı bir sivri ucu durumuna getirmemelidir!” (DSP Programı, s. 36)

Erdoğan’ın, “Günümüzde de NATO’nun yüzleştiği sınamalar karşısında güvenilir bir müttefik olarak kritik sorumluluklar üstlendik, üstleniyoruz” şeklindeki sözleri bu durumun Erdoğanca ifadesi. (13 Haziran 2021, tr.sputniknews.com)
* * *
Rusya ile ilişkiler  şimdi düne göre çok daha kötü.
Zaten Biden’ı çocuk gibi sevindiren de öncelikle bu.

Ama İdlib’te işler çirkinleşince (ki gidişat öyle gösteriyor) Biden’ın “ittifak ruhu” nane ruhu kadar bile etmeyecek.

Fırat’ın doğusunda PKK-PYD birlikteliğinden ABD’yi vazgeçirecek mi bu “ittifak ruhu”?

Karabağ meselesinde, Azerbaycan topraklarında monitörden Rus İHA’larının aktardığı görüntüleri izlemekle yetinmek gibi pasif pozisyondan çıkıp bizzat Karabağ’da bulunabilmek de Rusya ile olabilir (olursa tabii). Biden oraya müdahil olamaz. Ukrayna ve Gürcistan’daki statüye de, kendi yıkımını da göze almadan müdahil olamayacağı gibi..

Türk dünyasına açılan bir kapı olarak, kardeş Azerbaycan lideri, “5 Mart 2021 tarihinde yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin güçlenmesi için Zengezur koridorundan faydalanılmasını önermişti.”
Ama Nahcıvan ile Azerbaycan arasında bağlantı kurulabilecek olan “Zengezur bölgesinde Rus askeri üssü kuruldu” (11 Mart 2021, Kırım Haber Ajansı)

Belki bu ilerde mümkün olabilecek, lâkin Rusya ile makul ilişkiler çerçevesinde ancak.
Yoksa “NATO ittifak ruhu” yeter mi?

Bizim ekonomik bağımlılığımızın onlara sağladığı imkânlarla, AB’nin Doğu Akdeniz’de gaz aramayı engelleyebilmesi, Kıbrıs’ta federasyon dayatması vb. de cabası.

Kötü bir dış politikanın “dış güçler” karşısında içine düştüğü berbat bir çıkmaz..
* * *
Sayın “dış mihraklar”, size bir konuda daha teessüf ediyorum.
Rusya devlet başkanını kötülemek, küçük düşürmek istediğinizde bir satranç efsanesinden “yararlanıyorsunuz” (“Rus satranç efsanesi Garry Kasparov, Rusya Devlet Başkanı Putin’i, bir ‘yanlış siyasi sistemi’ yürüten ‘diktatör’ diyerek şiddetle eleştirdi”-Associated Press, 4 Haziran). Oysa iş Türk Devlet Başkanı ve çevresini küçük düşürmeye gelince, bir “suç örgütü liderinin” ifşaatları konuşuyor.
Olmuyor bu klas farkı(!) sayın “dış mihraklar”(!)

Gerçi başbakan Yıldırım zamanında, 2016’da “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla”(!) başlayan ve Kasım 2020’ye kadar süren bir dizi yasa cinliğiyle yaratılan kara para cenneti göz önüne alınınca, siz de haksız sayılmazsınız. Kullanacağınız aparat-avadanlık havuzunun kalitesi size neyi sunabiliyorsa o.

Gerçi AKP’nin eski Adalet Bakanı Çiçek, Sedat Peker’in iddiaları için “Binde biri bile doğruysa felâket ve sıkıntıdır” diye buyurdu ve “Bu bahsedilen konular şikâyete bağlı suçlar değil. Bir organize suç örgütü elebaşının ‘namusu maaşı kadar’ tanımına girmeden görev yapabilmek artık günümüzde önemli bir meziyet haline gelmiştir” dedi.

Aman efendim, NATO’ya yön vermek(!), Rusya’ya ayar çekmek gibi büyük işlerden kafayı kaldırıp bir de bunlara mı bakalım yani(!)


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum